Yavuz Ağıralioğlu: İYİ Parti, Türk siyasetine can suyu verdi

24.07.2019
A+
A-

İYİ Parti’den TBMM’nin 27. Dönemi’nde gerçekleştirdikleri faaliyetler ile ilgili yapılan açıklamada “İYİ Parti, işte bu noktada, Türk siyasetine can suyu vermiş, etkin ve alternatif bir muhalefet yürütmüştür” denildi.

İYİ Parti, TBMM’nin 27. Dönemi’nde gerçekleştirdiği faaliyetler ile ilgili genel bir değerlendirme yaptı. İYİ Parti Grup Başkanvekili ve İstanbul Milletvekili Yavuz Ağıralioğlu’nun imzası ile yapılan yazılı açıklamada “İYİ Parti’nin Türk siyasetine can suyu verdiği” belirtilerek, “partimizi zor ve netameli bir süreçte samimiyetle ve fedakârca sahiplenen 5 milyon cesur vatandaşımızın inancı, güveni, alınteri ve helâl oyları, vicdanımıza ve ferasetimize emanettir” ifadelerine yer verildi.

İYİ Parti’nin TBMM’deki faaliyetleri ile ilgili yaptığı yazılı açıklama şöyle:

“MİLLETİMİZİN HAYRINA GÖRDÜĞÜMÜZ HER ADIMI DESTEKLEDİK”

“Biz, bir yıldır mecliste ve siyasetin bütün kürsülerinde, partimizin ülke meselelerine dair görüşlerini, bütün samimiyetimizle ve açık yürekliliğimizle ifade ettik, hâlâ ediyoruz, etmeye de devam edeceğiz.

Aziz Milletimiz de şahittir ki: İYİ Parti Grubu olarak, TBMM’deki bütün yasama faaliyetlerinde toptan kabulcü yahut toptan retçi bir tutum asla takınmadık. Milletimizin hayrına gördüğümüz her adımı destekledik, hükûmeti yüreklendirdik; milletimiz için hayırlı görmediğimiz her adıma da karşı çıktık, şerhlerimizi düştük, itirazlarımızı kayıtlara geçirdik.

Gayretlerimiz, milletimizin takdirindedir ve kamuoyunun da vicdanına emanettir.

Bu faaliyetlerimiz esnasında “yapıcı bir muhalefet” anlayışıyla; kırmadan, dökmeden, hakaretamiz bir üslûp kullanmadan, İYİ Parti’nin koordinatlarına uygun bir ahlâkla ve seviyeli bir siyasal dille muhalefetimizi sergiledik.

İç politikada ne söylediğimiz, ne söylemediğimiz; neye karşı çıktığımız, neye itiraz ettiğimiz ve neyi desteklediğimiz, hepsi bellidir. Arşivlerde de milletimizin kalbinde de yerini bulmuştur.”

MİLLİ DURUŞUMUZDAN ASLA ÖDÜN VERMEYECEĞİZ

“Lâkin, iç politikada Ak Parti’ye olan onca eleştirimize ve Tayyip Bey ile olan rekabetimize rağmen, dışarıda S-400, Doğu Akdeniz ve F-35 gibi ülke menfaatlerini yakından ilgilendiren meselelerde, -tekraren altını çizerek söylüyorum- millî duruşumuzdan asla ödün vermeyeceğimizi de defaatle her kürsüde ifade ettik.”

Edirne’yi Enver alacağına Bulgar alsın.” şeklinde bir siyaset anlayışımız hiç olmadı!

Biz, Ak Parti’nin düşmanı değil, rakibiyiz. Biz, Ak Parti’ye muhalifiz, muhasım değiliz!

Biz, kalbimizle siyaset yapıyoruz ve her konudaki kanaatlerimizi bütün sarahatiyle, yutkunmadan ifade ediyoruz. Kurduğumuz hiçbir cümle husûmetimizden değildir. Daha iyiyi, daha güzeli hep beraber inşa edebilmek içindir.

Biz, devlet adabı ile memleket meselelerine yaklaşır ve “hükûmetler gelip geçicidir, devlet ve millet ise bâkidir” şiarıyla dış politikada fikir, kanaat ve eleştirilerimizi söyleriz.

Bu duruş, partimizin temel duruşu ve çizgisidir.”

“ŞAHSİYETİMİZ, EN TEMEL İSTİNATGÂHIMIZDIR”

“Biz, siyaseti, ilkelerle, samimiyetle ve açık yüreklilikle yapıyoruz. Şahsiyetimiz, en temel istinadgâhımızdır. Tüm cesaretimizi de buradan alıyoruz. Bu, dün de böyleydi, bugün de böyle, yarın da böyle olacak…

İYİ Parti, Türk siyasetine girdiğinden beridir, iftiralarla, algı operasyonlarıyla, “bölündüler, bittiler, şimdi dağıldılar, dağılıyorlar” fitnesiyle ve türlü yakıştırmalarla mücadele ederek yürüyor.

Bize onca iftirayı atanlara ve manşetlerle algı operasyonu çekenlere rağmen; arkasında kale gibi durduğumuz siyasi koordinatlarımızı aynıyla resmeden röportajımızdan makaslanan kısımlara itibar edilmesini, hassasiyetini gözettiğimiz ve uğruna mücadele ettiğimiz ilkeler açısından doğru bulmuyorum.

Partimiz, art niyetlere ve yeni birtakım politik heveslere meze olamayacak kadar tecrübe kazanmıştır; milletin vicdan ve sağduyusunda da makes bulmuştur. Tabandan tavana, bütün fedakâr kadrolarımızla buradayız ve dış politikada memleketimizi kurda kuşa yem etmeyeceğimiz gibi, iç politikada da ’82 milyonu birbirine kemend gibi bağlayacak sapasağlam bir “ip” mesabesinde gördüğümüz’ İYİ Parti’yi, kurda kuşa yem etmeyeceğiz.

Daha bir hafta olmadı, “Fetö’cülük nedir, ne ile mücadele etmeliyiz?” diye konuşalı. Orada, bir hususun altını kalın çizgilerle çizmiştik.

Biz, tek adamlığın getirdiği problemlerden şikayet ederken, “eleştirel ve ortak aklın” kıymetine atıf yaparak ve “trol ahlâkı” diye resmettiğimiz idraksizlikle mücadele ederek siyaset yapıyoruz.

İftira atmak, yalan söylemek, birtakım algı operasyonları ile siyasi hesaplar yapmak, adam kayırmak, cımbızla laf seçmek ve “hiçbir ilke gözetmeden, nasıl olursa olsun ben kazanayım anlayışı”, Türk Yurdu’nda yok olmalıdır, dedik.

Bununla beraber, samimi olarak eleştiren, hakaret etmeden “fikirlerinize katılmıyorum” diyen, “makul ve makbul bulmuyorum” diyebilen insanların varlığı, bizim için bir kıymettir.

Biz, mütemadiyen, siyasete konuşmanın, tartışmanın, müzakere ve istişare ahlâkının hâkim kılınmasını istiyoruz. Zira, barika-i hakikat, müsademe-i efkârdan doğar…Fakat, hakikati konjonktüre kurban verecek adamlar da değiliz. Teveccüh ve tenezzül makamından, bize cümle kurabilme ruhsatını verdiğimiz hiçbir portre yoktur.”

“İYİ PARTİ TÜRK SİYASETİNE CAN SUYU VERDİ”

“Biz, algı operasyonlarıyla, hukukî ayak oyunlarıyla yahut manşetlerle yıkılabilecek ve sarsılabilecek bir siyasal iradeyi de temsil etmiyoruz.

Türk siyasetinin, son dönemde sıkıştırılmaya çalışıldığı kısır politik mülahazalarından ve kendini tekrar eden siyasi açmazlarından, hep “mevcut iktidar” başarı tahvil etmiştir! İYİ Parti, işte bu noktada, Türk siyasetine can suyu vermiş, etkin ve alternatif bir muhalefet yürütmüştür. Türk siyasetine dengesini ve vatandaşımıza seçenek zenginliğini kazandıran, Genel Başkanımız Meral Akşener’in de parti temsilcileri olarak bizim de boynumuza borç olan bir şey vardır.

Partimizi zor ve netameli bir süreçte samimiyetle ve fedakârca sahiplenen 5 milyon cesur vatandaşımızın inancı, güveni, alınteri ve helâl oyları, vicdanımıza ve ferasetimize emanettir.

Aynı zamanda, Türk Milleti’nin 5 bin yıllık “devlet-millet tasavvuru” da omuzlarımızda ağır bir emanettir.

Arif Nihat Asya’nın ifade ettiği gibi, “içimizden birisi köprü olmaya razı olmazsa kıyamete kadar bu suyun kenarında bekleriz.” Son dönemde fazlasıyla kutuplaşan, birbirini dinlemeyen, birbirine düşman gösterilen ve ikiye bölünüp suyun iki kenarına atılan milletimizi, tekrar bir ve beraber edecek kardeşlik köprüsünün adıdır İYİ Parti.

Bu mesuliyetler doğrultusunda, milletimizin acil çözümler beklediği ekonomik, hukukî problemler ve güvenlik sorunları başta olmak üzere, kötü yönetimden kaynaklanan sıkıntılara derman olacak hakkaniyetli ve vakûr siyasetimizi kararlılıkla sürdürmeye ve bu emanetleri taşımaya devam edeceğiz.

Aziz Milletimiz müsterih olsun…”

(Yeniçağ)

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.