Kıbrıs yine gündemde…

Kıbrıs yine gündemde…

Ne zaman gündemden düştü ki?

1571’de Osmanlılar Türk yurdu yaptıklarından günümüze kadar Kıbrıs sorunu bir türlü sona ermedi. 1878’de İngilizlere kiralandı. Yönetim İngilizlere geçti. 1914 yılında 1. Dünya Savaşıyla İngilizler adaya tamamen hakim oldu. Lozan’da adanın İngilizlere ilhakını kabul ettik.

İngiltere Kıbrıs’tan çekildikten sonra, Yunanistan Kıbrıs meselesini 1954’te BM’ye götürdü.

Bugünlerde, Türkiye’de yaşanan kaos ortamından olsa gerek AB, Türklere ve Rumlara, “görüşmeleri daha sık yapın, sorunu bitirin” talimatını verdi.

***   

Hatırlatmakta yarar var; 1931’de Rumlar ENOSİS, (yani adanın Yunanistan’a ilhakı) konusunda harekete geçtiler. Türkleri adadan atmak için EOKA terör örgütü de faaliyette idi.

1954’de tekrar ENOSİS isyanı başlatılınca, EOKA terör örgütü de, Türklere karşı etnik katliam için hareket başlattı. Rumlarla birlikte yaşanan köylerdeki soydaşlarımız toplu mezarlıklara gömüldü. Dünya sessizdi, kudurmuş EOKA canileri ve eli kanlı sözde din adamı Makarios, tarihin en kanlı soykırımına öncülük etmişti.

***

Merhum Fazıl Küçük ve Rauf Denktaş, Türkiyemizde yaptıkları mitinglerle, halkımıza ve dünyaya, Kıbrıs davamızı duyurdular. Anadolu, “Ya taksim, ya ölüm” nidalarıyla ayağa kalkınca, Kıbrıs meselesi İngiltere, Türkiye, Yunanistan arasında ele alındı.

Kıbrıs’a ABD karışmaz olur mu? Dünyanın celladı diyenler asla haksız değiller!

Sandallar, Atlılar olayları ve banyoda çocuklarıyla birlikte katledilen subayımızın acıları Türkiyemizi yasa boğdu. Kıbrıs’ta Türk bırakmamak hedefleriydi. O günlerde bağrımız yanarken, dökülen gözyaşlarımız halen kurumuş değil. Bilhassa 1963 Aralık’tan 1964 Ağustos’una kadar süren saldırılar artık dayanılmaz hal alınca, Türkiye harekete geçti. Rahmetli Erbakan ve Ecevit, dünyaya meydan okuyarak, Kıbrıs’a askerlerimizi gönderdiler, Kıbrıslı soydaşlarımızı Rum mezaliminden kurtardılar.

***

Annan Planı ile Kıbrıs elimizden alınacak ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ortadan kaldırılacaktı! Yapılan referanduma Rumlar, “hayır” deyince rahatladık. Hatırlayın, ‘referanduma hayır deyin’ diye Anadolu’dan yüzlerce vatansever Kıbrıs’a gitmişti. Merhum Rauf Denktaş’a, Sayın Erdoğan’ın yaptıklarını da hatırlayın!. Kıbrıs Türkleri Annan Planına niçin “evet” dediler. Bu hususta Kıbrıslı soydaşlarımız nasıl aldatılmıştı, bilemiyoruz!!!

***

Bugün bile Yunanistan ve AB, Kıbrıs konusunda  birlikte hareket etmektedir.

Bakınız; devletimiz, bu günlerde en güç durumda iken, Kıbrıs gündeme getirildi. Bu karışık ortamda gözden kaçırarak, isteklerini kabul ettirmek amacındalar. AB bunun için Kıbrıs konusunu gündeme getirmiştir. 10 Aralık 2002’de Avrupa Parlamentosu kararlarında:

Türkiye, Kıbrıs’ta işgalcidir.

Türk Silahlı Kuvvetleri adadan derhal çekilmelidir.

Türkiye BM kararlarını kabul etmelidir.

şeklindeki maddeler sert ifadelerle bizden bugün de istenecektir. Çünkü, Kıbrıs’ta bir Türk devletinin varlığını görmek istemiyorlar!

***

Bugün, ne diyorlarsa yarın da aynısını söyleyeceklerdir. AB oyunu Kıbrıs’a huzur getirmez.

“Kıbrıs, Türkiye için bir güvenlik meselesidir.

Kıbrıs; Türkiye’nin de, Türk dış politikasının da kilididir. Bu kilit Türk anahtarı ile değil, Avrupa veya ABD anahtarı ile açılırsa, Türkiye’nin uluslararası itibarı da, güvenlik stratejisi de sıfır olur. Zaten Avrupa Birliği, Türkiye’nin güç merkezini sıfırlamaya çalışmaktadır.”

Kıbrıs konusunda, “ver kurtul, sat kurtul” denilemez. Uyan Türkiyem uyan, düşman siperde, gözünü açtırma!

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ