İlköğretim müfredatına ‘yeni nesil ders’ önerisi

01.12.2018
A+
A-

Eğitimdeki başarının yanında çocukların duygusal olgunluk düzeylerini artırarak, kendilerini inşa edebilecek bir bakış açısına sahip olmaları için ilköğretim müfredatında yeni nesil derslere yer verilmesi önerildi.

“İletişim ve Beden Dili”, “Zaman Yönetimi”, “Okuma ve Konuşma Becerisi” gibi yeni nesil derslerin ilköğretim müfredatında yer almasına ilişkin bir dosya hazırlayan Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi (GSF) Dramatik Yazarlık Bölümü Ana Sanat Dalı Başkanı Dr. Öğretim Üyesi İbrahim Öztahtalı, dosyayı Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’a takdim edecek.

Öztahtalı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, hızla değişen dünyaya ayak uydurmanın her geçen gün biraz daha zorlaştığını söyledi.

Eğitim sistemini 30-40 yıl sonrasını düşünerek planlamak gerektiğini, bunun için öğrencilere “yeni nesil dersler” verilmesi gerektiğini vurgulayan Öztahtalı, “İletişim ve Beden Dili, Zaman Yönetimi, Problem Çözme ve Müzakere Teknikleri, Yaratıcı Yazarlık, Okuma ve Konuşma Becerisi, önemsediğimiz yeni nesil dersler arasında yer alıyor.” diye konuştu.

Öztahtalı, zaman algılarının tam olarak oluşamamasının bugünün çocuklarının en önemli problemlerinden biri olduğunu dile getirerek, şöyle devam etti:

“Dijital eğlence sistemi, çocuklara zamanı çok hızlı algılatıyor. Bu algı, çocuklarda durağan işlere karşı bir uzaklaşmaya neden oluyor. Çok önemsediğimiz okuma, çocuklar için yavaş ilerleyen bir aktivite oluyor ve böylece okumayan bir nesil ortaya çıkıyor. Bu yüzden özel bir ders olması gereken konu, ‘Okuma ve Konuşma Becerisi’dir. Çocukların okuma konusundaki isteksizliğini ortadan kaldırmak, okuma başarısını artırmak için okumayı başlı başına ele alan bir derse ihtiyacımız var. Bunun yanında ilkokuldan itibaren bir çocuğa konuşma becerisi kazandırdığınızda onun düşüncelerini ve duygularını tam olarak ifade edemeyeceği bir durum söz konusu olamaz.”

“Gelecekte zamanını iyi kullananlar, başarıya ulaşabilecek”

Yeni nesil derslerden en önemlisinin “Zaman Yönetimi” olduğuna işaret eden Öztahtalı, zamanı yönetebilmenin kişinin öz yönetim becerisi kazanması anlamına geldiğini aktardı.

Öztahtalı, bir çocuğa zamanı yönetebilme, planlayabilme ve zamanı ürüne dönüştürmenin formülü öğretildiğinde onun geleceğinden endişe etmeye gerek kalmadığını vurgulayarak, şöyle konuştu:

“Zamanı ürüne dönüştürebilmek, bir beceridir. Çocuk bu beceriyi kazandığında, kendi hayatını, etrafındaki hayatı programlamaya ve düzenli bir şekilde hedeflerine ulaşmaya başlıyor. Bunu yapabilmek için de önce çocuğun zamanı algılaması gerekir. Gelecekte zamanını iyi kullananlar, başarıya ulaşabilecek. Zamanının kıymetini belirleyen şey, üründür. Ürününüz, zamanınızın kıymetini, zamanınızın kıymeti de sizin kıymetinizi belirliyor. Zamanı sonsuz ve en büyük sermaye olarak algılayan, zamanı ürüne dönüştürme refleksi kazanan bir çocuğun geleceğinden endişe etmeye gerek yoktur.”

“Hedef, iletişimi güçlü, beden dilini kullanan bir öğrenci”

Öztahtalı, uluslararası şirketlerde artık iş görüşmelerinin içeriğinin değiştiğine işaret ederek, “Eskiden belirli bir diplomaya sahip olmak, işe alınmak için yeterliydi ama şimdi görüşmelerde çok daha ön plana çıkan başka bir konu var; o da duygusal olgunluk düzeyi.” dedi.

Eğitim seviyesi ve teknik becerinin artık işe alınmak için yeterli bir kriter olmadığını anlatan Öztahtalı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Şirketler, ‘Benim için teknik beceri yeterli değil, duygusal olgunluğunuzun olması gerekiyor’ diyor. Bir başka önemli parametre de kişinin kendini tanıması. Şirket, ‘Düşündüklerinizi, hissettiklerinizi uygun cümlelerle başkalarına ifade edemiyorsanız işime yaramazsınız’ diyor. Bir diğer konu da ekip çalışması. Birlikte hareket etme beceriniz yoksa yine işe kabul edilmiyorsunuz. Öyleyse önemli bir yeni nesil ders, ‘İletişim ve Beden Dili’dir. Eğer bu yetkinliği kazandıysanız her ortamda iyi bir çalışma performansı sergileyebilirsiniz. Bu yüzden iletişimi güçlü, beden dilini kullanan bir öğrenci yetiştirmek hedeflenmelidir.”

Ebeveynlerin çocukların karşılaşabileceği problemleri onların önlerinden kaldırarak, çocukların problem karşısında çözüm becerisi geliştirmesini önlediğini belirten Öztahtalı, bu yüzden çocuklara “Problem Çözme ve Müzakere Teknikleri” dersi verilmesi gerektiğini söyledi.

“Çocuklarda iletişim becerilerini güçlendiriyoruz”

İlköğretim müfredatında bu derslerin yer almasının çok önemli olduğunu vurgulayan Öztahtalı, “İleriye dönük planlamalar içinde eğer bu yeni nesil dersler programlanır ve müfredata girerse gelecekten çok da endişe etmeyeceğimizi düşünüyorum.” değerlendirmesinde bulundu.

Öztahtalı, şunları kaydetti:

“Yeni nesil derslerle ilgili bir dosya hazırladım. Bu dosyayı çok kısa bir süre içinde Sayın Milli Eğitim Bakanına takdim edeceğiz. Eğer dikkate alırlarsa hem geleceğimiz hem de çocuklar için iyi bir sonuç elde edeceğimize inanıyorum. Özel bir pilot okulda 1. ve 2. sınıflarda “İletişim ve Beden Dili”, 3 ve 4. sınıflarda “Zaman Yönetimi” dersini veriyoruz. İnanılmaz bir geri bildirim var. Özellikle çocukların burada öğrendiklerini evde, sosyal yaşamlarında uygulamaya çalışmaları, çok ciddi geri bildirimler getiriyor bize. Anne ve babalar arayıp bugüne kadar hiç akıllarına gelmeyen, evde uygulanması çok kolay birçok yöntemi çocuklardan öğrendiklerini söylüyor. Dinleme tekniklerinden kendini tanıma becerilerine ve kendini ifade etme becerisine ulaşan bir gelişim sağlıyoruz. Çocuklarda iletişim becerilerini güçlendiriyoruz.”

(AA)

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.