DOLAR8,2364
EURO10,0327
ALTIN484,933
BIST1441,33
AdanaAdıyamanAfyonAğrıAksarayAmasyaAnkaraAntalyaArdahanArtvinAydınBalıkesirBartınBatmanBayburtBilecikBingölBitlisBoluBurdurBursaÇanakkaleÇankırıÇorumDenizliDiyarbakırDüzceEdirneElazığErzincanErzurumEskişehirGaziantepGiresunGümüşhaneHakkariHatayIğdırIspartaİstanbulİzmirK.MaraşKarabükKaramanKarsKastamonuKayseriKırıkkaleKırklareliKırşehirKilisKocaeliKonyaKütahyaMalatyaManisaMardinMersinMuğlaMuşNevşehirNiğdeOrduOsmaniyeRizeSakaryaSamsunSiirtSinopSivasŞanlıurfaŞırnakTekirdağTokatTrabzonTunceliUşakVanYalovaYozgatZonguldak
Bursa 28°C
Gök Gürültülü
sonhaber16.com

İYİ Partili Yılmaz’dan ‘protokol’ yorumu

İYİ Partili Yılmaz’dan ‘protokol’ yorumu
REKLAM ALANI
25.04.2021
65
A+
A-

Merkez Bankası eski Başkanı ve İYİ Parti Ankara Milletvekili Durmuş Yılmaz, Hazine ile Merkez Bankası arasında yapılan protokolle ilgili açıklamalarda bulundu.

Merkez Bankası’nın başkanlığını 2006-2011 döneminde yapan İyi Parti Ankara Milletvekili Durmuş Yılmaz, 21 Şubat 2017 tarihli Hazine ve Merkez Bankası arasında imzalanan protokolü değerlendirdi. Yılmaz, Merkez Bankasının yıllar içinde döviz ve döviz rezervlerinin nasıl yönetileceği konusunda bir teknik altyapı oluşturduğunu kaydederek şunları söyledi:

“Bu altyapıya paralel olarak bir üstyapı kuruldu. Ortada bir Merkez Bankası Kanunu var, o kanundan hareketle banka yönetiminin aldığı kararlar var. Yani bunların tümü bir birikim. Bu birikim kenara itilerek hangi akılla, hangi saikle, neyi yapmak için böyle bir protokol yapıldı? 1997 yılında da Merkez Bankası ile Hazine bir protokol yaptı. Hem protokolü hem de amacını kamuoyu ile açık ve net şekilde paylaştı. Dedi ki ‘İki yakası bir araya gelmeyen kamu maliyesini düzene sokmamız gerekiyor. Mali disiplini sağlamak için Hazine’nin 1998’den itibaren MB’den kısa vadeli avans kullanmasına sınır getiriyoruz.’ Bugün gördüğümüz protokolün amacı yok ortada. Ne yapmaya çalışıyor? Merkez Bankası neyi yapamadı da Hazine bu işin içerisine giriyor, onun yapamadığını yapmaya çalışıyor?”

“ZARARI BAŞTA GÖRMÜŞLER”

Protokolde dikkat çeken, “Hazine’nin kur zararının Merkez Bankası tarafından karşılanması” ve “22 gün geriye yürütülmesi” maddelerini de değerlendiren Yılmaz, “Demek ki kanunların, düzenlemelerin etrafını dolanarak birtakım işler yapmaya karar verdiler. Ve bu yaptıkları işin de kılıfını hazırlamak istediler. Bunu da nereden çıkarıyoruz? Protokolün imza tarihinden geriye yürütülmesi… Demek ki bir iş yaptılar, yaptıkları işin yasal olmadığının farkına vardılar. Kılıfına uydurmak için düzenlemeyi geriye yürütme gibi hukukun temel mantığına ters bir iş yapmışlar. Merkez Bankası Kanunu yürürlükteyken, Merkez Bankası bunu yapabilirken, protokol kapsamında Hazine’nin yapacağı döviz satış işlemlerinden ortaya çıkacak kur zararlarını baştan görmüşler ki protokole böyle bir madde eklemişler” dedi.

“Ortada bir zararın bulunduğunu ve bu zararın ne olduğunun kamuoyuna açıkça söylenmesi gerektiğini vurgulayan Yılmaz, “Bu kesinlikle suçtur. Kur zararı nereden çıkıyor? Daha yüksek fiyattan aldığın bir şeyi daha düşük fiyata satacaksın ki kur farkı çıkacak. Hangi ekonomik mantıkla pahalıya aldığın bir şeyi ucuza satıyorsun? Hangi gerekçeyle ekonominin toplamında ortaya çıkacak katma değeri artırmak için böyle bir zararın altına giriliyor” diye sordu.

“KAYITLARI GÖREMİYORUZ”

Yapılan işlemlerin kayıtlarının görünmediğine dikkat çeken Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü: “Merkez Bankası, dövizi Hazine’ye satıyorsa bu durumda Hazine’nin Merkez Bankası nezdindeki hesabına buna karşılık bir TL bakiye olması lazım. Bu bakiyeyi Merkez Bankasına verecek ve Merkez Bankasından döviz alacak. Şimdi 128 milyar dolar peyderpey satıldı.

Geçmişe baktığımızda günlük ortalaması aşağı yukarı 5-6 milyar dolara denk geliyor, bazı günler 12-13 milyar dolara çıktı. Bu işlemin yapıldığı günde onun karşılığı olan TL’nin Hazine’nin hesabından çıkıp Merkez Bankasına geçmesi lazım. Olması gereken bu. Fakat Merkez Bankası, Hazine’ye verdiği dövizi satış yapmamış, doğrudan doğruya vermiş. Bu işlemleri biz Hazine’nin Merkez Bankası nezdindeki TL ve döviz hesaplarında göremiyoruz. Anladığımız kadarıyla Hazine aldığı dövizleri, Ziraat, Halk, Vakıflar bankalarının yurtdışındaki muhabir hesaplarına aktarmış.

Bu bankalar, ellerindeki dövizi piyasaya TL karşılığında sattıkça TL’yi tahsil etmişler. Fakat tahsil ettikleri TL sonuçta Merkez Bankasının parası, Merkez Bankasına nasıl devrettiler? Bunlar nerede görünüyor? Bunların hiçbirisi ile ilgili ortada bir bilgi yok.”

(ciddigazete.com)

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.