İYİ Partili Subaşı: Tek adam rejiminin adı diktatörlük

İYİ Partili Subaşı: Tek adam rejiminin adı diktatörlük
23.07.2021
A+
A-

Hasan Subaşı; partisinin Antalya il teşkilatının düzenlediği bayramlaşma töreninde konuştu.

İYİ Parti Antalya Milletvekili Hasan Subaşı, FETÖ ile mücadelenin lafta kaldığını belirterek, “FETÖ’nün siyasi ayağı ortaya çıkmadıkça bu beladan kurtulamayız. Cumhur İttifakı bu konuda verdiğimiz soruşturma önergelerini reddediyor. Gelin niyetiniz iyiyse önergeyi siz verin” dedi. Subaşı, tek adam rejiminin Demokrasi ile bağdaşmadığını da belirterek, “Tek adam rejiminin adı TDK sözlüğünde diktatördür” dedi.

İYİ Parti’nin parti içi bayramlaşma töreni il binasının bahçesinde gerçekleştirildi. Bayramlaşmaya İl Başkanı Mehmet Başaran Antalya Milletvekilleri Feridun Bahşi ve Hasan Subaşı, Kurucular Kurulu üyesi Musa Ertugan, Kalkınma Politikaları Başkan Yardımcısı Aykut Kaya, Başkan Yrd. Özcan Kadıoğlu, Belediye Başkanları, meclis üyeleri, ilçe başkan/ yöneticileri ve kalabalık bir partili grubu katıldı.

Bayramlaşma töreninde bir konuşma yapan Antalya Milletvekili Hasan Subaşı, İYİ Parti’nin genel merkezi ve teşkilatları ile en iyi çalışan parti olduğuna vurgu yaparak; “Partimiz ülkücü, merkez sağ, muhafazakâr ve hatta solcuları bir şemsiye altına toplamayı başardı. Şemsiyenin altı zaman içinde o kadar büyüdü ki, birinci parti olma yolunda hızla ilerliyoruz. Bu nedenledir ki; Türkiye’ye demokrasi sözü veriyorsak önce kendi partimizde demokrat olmamız lazım. Biz bu şemsiyenin altında adalet, bağımsız yargı, eşitlik söz ediyor ve uygulamıyorsak bu konuda millete verdiğimiz vaatlerin anlamı olamaz, kimseyi inandıramayız. Bütün farklılıklarımızla şemsiyenin altında toplanan partililerimiz ile birlik olamazsak Türkiye’ye birlik beraberlik sözlerimizde inandırıcı olamayız. Yönetimlerimizi birlik beraberlik içinde kucaklamıyorsak halka samimi görüntü veremeyiz. Birinci parti olmak için kenetlenmeli, çok çalışmalı ve parti içinde demokrasi ve adaleti sağlamalıyız” dedi.

Cesur bir liderimiz var

Subaşı; “Cesur bir kadın liderimiz, kısa zamanda partisinde bu birlikteliği sağlamışsa yerel teşkilatlar da bu yolda ilerlemelidir. Partimiz bu hukuk tanımayan iktidarı temelinden sarsmıştır. Ayrışan kamplaştırılan ülkemizde huzur ve barış iklimine bizim anlayışımız, nitelikli bir demokrasi anlayışı gereklidir” diye konuştu.

Her konuda olduğu gibi FETÖ ile mücadele de lafta kaldı.

Hasan Subaşı, iktidarın 15 Temmuz’un yıldönümünde bayram mı yapmak, yoksa yas mı tutmak lazım bunun kararını bile veremediklerini, aradan geçen 5 yılda FETÖ ile nasıl mücadele edildiğini hatırlatarak; “FETÖ ile mücadele bu harekatın siyasi kanadının ortaya çıkması ile mümkündür. Asıl gövde onları devlete sorumsuzca yerleştirip milli eğitimden yargıya ve ordumuza kadar tüm kurumları çökerten sorumsuzluk, uydurma bir milat sözcüğü ile örtülemez.  O’nun dışında yok efendim bankaya para yatırdın, birlikte fotoğrafın var, çocuğunu okula verdin diyerek yüzbinleri mağdur ettiniz’’ şeklinde konuştu ve şöyle devam etti:

“Milad dediğiniz 17- 25 Aralık, görülmemiş boyuttaki yolsuzluk olaylarının ortaya saçıldığı tarihtir.” Bundan öncesini soruşturmayın sorgulamayın talimatı tüm hukuk kurallarına aykırılıktır ve asıl FETÖ’nün siyasi kanadının gizlenmesi demektir. FETÖ’nin siyasi kanadının araştırılması için Meclise verdiğimiz birçok araştırma ve soru önergeleri Cumhur İttifakı tarafından reddedilmiştir. Reddedilmekle kalmıyor hala muhalefeti FETÖcülükle suçlamaya devam ediyorlar. Bize iftiralarınızla bir şey bulaştıramadınız çünkü terörle iltisak konusunda en masum parti sayılırız. Sorumlu bir hükümet bu araştırmaları kimse istemese de sonuna kadar sürdürür ve terör örgütünün kökünü kazırdı. Ama ortaya çıkacak gerçekler onları korkutmaktadır.

Tek adam rejimi bize uygun değil, demokrasi ile bağdaşmaz

Hasan Subaşı, uygulanmakta olan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ülkeyi tek adam rejimine götürdüğünü de hatırlatarak sözlerini şöyle sürdürdü:

“Tek adam rejiminde yargı bağımsızlığı yok edildi. Sayıları 7 bini bulan savcılar, başsavcılara bağlandı. Hakimler karar verirken sürülmekten, görevden alınmaktan korkar hale geldi. Bu ülkede yargı bağımsızlığından, adaletten söz edebilir miyiz? Hayır. Şimdi siz tek adama diktatör deseniz suç işlemiş olursunuz. Bakın sözlüklere, siyasi yetkilerin tek elde toplanmasını diktatörlük olarak tanımlar ve diktatörlüklerden toplumların neler çektiğini biliyoruz. Yetkileri dağıtmak, hakları güvence altına almak varken, neden bir kişiye bütün bu yetkileri veriyoruz? O zaman meclisin, bakanlar kurulunun ne anlamı kalıyor? Diğer Anayasal kurumlar ne için var?”

Tek adam rejiminin içerde ve dışarda düşman yarattığını da sözlerine ekleyen Subaşı, “Bu sistem bize kesinlikle bize uygun değil. Sadece bize değil bu tür sistemler hiçbir ülkede barış ve huzur getirmemiş gözyaşları ile özdeşleşmiştir. İlk seçimde millet ittifakı iktidar olacak ve en önemli hizmeti bu sistemi ortadan kaldırmak olacaktır” diye konuştu.

Toplantıda Antalya Milletvekili Feridun Bahşi ile İl Başkanı Mehmet Başaran da birer konuşma yaparak, iktidarı ve uygulamalarını eleştirdiler.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.