İYİ Parti Bursa Milletvekili İsmail Tatlıoğlu, 11. Kalkınma Planı’nı değerlendirdi

İYİ Parti Bursa Milletvekili İsmail Tatlıoğlu, 11. Kalkınma Planı’nı değerlendirdi
10.07.2019
A+
A-

İYİ Parti Bursa Milletvekili İsmail Tatlıoğlu, TBMM’ye sunulan 11. Kalkınma Planı’nı değerlendirdi.

İYİ Parti Bursa Milletvekili İsmail Tatlıoğlu TBMM’ye sunulan 11. Kalkınma Planı hakkında konuştu. İktidarın kalkınma planı ile 2023 hedeflerini çöpe attığının altını çizen Tatlıoğlu, “Ne oldu 2023 yılında 500 milyar dolar ihracatımıza” dedi.İYİ Parti Bursa Milletvekili İsmail Tatlıoğlu, Mecliste düzenlediği basın toplantısında,11. Kalkınma Planı’nın Türkiye gerçeklerini kavramaktan uzak olduğunu savunarak, “Bu plan, hükümetin Türk milletine anlattığı 2023 hedeflerinin çöpe atılışının tescili ve söylenenlerin yalandan ibaret kaldığının göstergesidir.” dedi.

Tatlıoğlu, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın, Plan ve Bütçe Komisyonunda 11. Kalkınma Planı’nın sunumunu yaptığını hatırlattı.

Planın görüşmelerinin pazartesi gününden itibaren komisyonda başlayacağına işaret eden Tatlıoğlu, 11. Kalkınma Planı’nın 2019-2023 yıllarını kapsadığını anımsattı. Tatlıoğlu, “Plana baktığımızda öncelikle sorulması gereken soru şu, ne oldu bizim 7 yıldır dillerden düşürmediğimiz 2023 hedeflerine? 2023 yılındaki 25 bin dolarlık kişi başı milli gelire ne oldu? Ne oldu 2023 yılında 500 milyar dolar ihracatımıza, 2 trilyon dolarlık toplam gelirimize ve ilk 10 ekonomi arasına girme iddiamıza?” diye sordu.

AK Parti’nin 24 Haziran seçimleri kapsamında hazırladığı seçim beyannamesinde 2023 söyleminin 102 kez zikredildiğini belirten Tatlıoğlu, “Bu plan, hükümetin Türk milletine anlattığı 2023 hedeflerinin çöpe atılışının tescili ve söylenenlerin yalandan ibaret kaldığının göstergesidir.” ifadelerini kullandı.

Tatlıoğlu, 11. Kalkınma Planı’nın 2018’in temmuz-ağustos ayında yasalaşması ve 1 Ocak’tan itibaren yürürlüğe konması gerektiğini vurguladı.

“Plan, geçmişte 7 ayı planlama gibi bir garabete sahiptir.” diyen Tatlıoğlu, usule özen göstermeyenlerin esasta isabetli olmalarının mümkün olamayacağını savundu.

Tatlıoğlu, “11. Kalkınma Planı, 2019 ve 2023 yıllarını kapsar. Plan, bu şekilde düzenlenmiş ama hepimizin malumu ki 2019 yılının 7 ayını bitirmek üzereyiz. Bu anlamda baktığımızda bir yenilik var, bu plan, geçmişi de planlayan bir anlayışla karşımıza çıkıyor.” diye konuştu.

“Planın, aynen 2023 hedefleri gibi zamanın ruhunu okumaktan ve Türkiye gerçeklerini kavramaktan uzak” olduğunu ileri süren Tatlıoğlu, “Yapılması gereken 2019’u tamamlayacak geçici bir plandır. Elimizde 2019 yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Planı var. Bunu geçici plan olarak kabul edip 1 Ocak 2020’den başlayacak, Türkiye’ye yakışır bir çıkış programı yapmak gerekir.” ifadelerini kullandı.

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Tatlıoğlu, “CHP’nin Meclisin ara vermeyerek çalışmalarını sürdürmesi çağrısının” olduğunun hatırlatılması üzerine, buna olumlu baktıklarını söyledi.

Meclisin, seçimler nedeniyle uzun süre çalışmadığını dile getiren Tatlıoğlu, “Uzun süredir eleştirdiğimiz bir konu var. Meclisi çalıştıran iktidar veya çoğunluk partileridir. Maalesef çoğunluk partilerinin Meclis performansları da Meclis çalışmalarını yavaşlatmaktadır. Bütün düzenlemeler çok acele yapılmaktadır, bunun için kalitesi düşüktür. Meclisin kanun yapma kalitesi oldukça düşmüştür. Süreç bunun devam ettiğini gösteriyor.” değerlendirmesini yaptı.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya’nın görevden alınmasına ilişkin soru üzerine de Tatlıoğlu, “Devlet adamı, atanmasına imza attığı kişileri günah keçisi yapmamalı. Bu, kişisel tasarruftan olamaz.” dedi.

“Devlet adamının, altına imza koyduğu kişilerin sorumluluğunu üstlenmesi gerektiğini” belirten Tatlıoğlu, şöyle devam etti:”Bu, dünyada böyle. Böyle olursa sistem çalışıyor. Kurala uymak ve usule riayet etmek lazım. Kurala uymayanların sağlıklı politikadan bahsetmesi mümkün değil. Görevden tabii ki alınabilir, alınma şartları vardır. Kanunla düzenlenmiş bir mekanizma kararnameyle çöpe atılmamalı. Türkiye bunları kolay kazanmadı. Türkiye, Merkez Bankasının özerkliğini ciddi bedeller ödeyerek kazandı. Bunlardan biri de 2001 krizidir. Türkiye’nin son çeyrek yüzyıl ekonomi kazanımlarından en önemlilerinin başında da Merkez Bankasının özerkliği gelir. Bunu çöpe attık.”

(Yeniçağ)

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.