Bahçeli: Erdoğan’ın adaylığı meşrudur, hukukidir

Bahçeli: Erdoğan’ın adaylığı meşrudur, hukukidir
29.01.2023
A+
A-

Bahçeli: Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın cumhurbaşkanı adaylığı meşrudur, hukukidir, anayasaldır, ahlakidir.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Kim ne söylerse söylesin, bizim cumhurbaşkanı adayımız belli, kararımız nettir. Kriz severler boşuna uğraşmasın, sözümüz sözdür. Değerli adayımızın da şaşmaz kararımızın da sonuna kadar arkasındayız.” dedi.

Bahçeli, partisinin Amasya Yavuz Selim Meydanı’nda, “Aziz Milletim Sıra Sende” temalı açık hava toplantıları kapsamında düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada, Türk milletinin altın sırması, gariplerin müşfik sığınağı, hükümran mazilerinin bayraklaşmış yadigarı, şehzadeler yurdu Amasya’da vatandaşlarla bir arada olmaktan kıvanç duyduğunu söyledi.

Amasya’nın 104 yıl önce Milli Mücadele’nin ilk karargahı olduğunun altını çizen Bahçeli, “Milli duyuş, milliyetçi duruş buradan yedi düvele meydan okumuştu. Mustafa Kemal Paşa Amasya’nın merkez olarak seçilme nedenini şöyle açıklamıştı. ‘En uygun yer Amasya’dır. Burası Türklüğün öz kaynaklarından birisidir. Uzun zaman şehzadelerin merkezi olması ile de merkezi idareye intibak itiyadı vardır.’ Amasya iliklerine kadar Türk’tür, milli onurun medarıiftiharıdır, nitekim en buhranlı dönemlerde karar ve hareket mihveri olarak sivrilmiştir. Amasya demek vatana sevdalı yüreklerin mecmuu demektir.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’yi zilletin anaforuna çekmek için fırsat kollayanları tanıdıklarını vurgulayan Bahçeli, şunları kaydetti:

“Şimdi sizlere soruyorum. Öyle bir cevap veriniz ki bütün muhasım odakları titretin, hepsine Amasya’nın mesajını duyurun, vatana sahip çıkacak mısınız, bayrağa sahip çıkacak mısınız, Türkiye’ye sahip çıkacak mısınız, hakkınıza, haysiyetinize, hukukunuza sahip çıkacak mısınız? Allah sizleri her daim var etsin diyorum. Beraber çok daha güçlüyüz. Birlikte her zorluğu aşmaya muktediriz. Çünkü ayrılıkta azap, birlikte rahmet olduğunu çok iyi biliyoruz. Kim hangi oyunu oynarsa oynasın, kim hangi tuzağı kurarsa kursun, ayrılmayacağız, ayrışmayacağız, aramızda ayrık otu barındırmayacağız, bihakkın saflarımızı sıkı tutacağız, el ele, gönül gönüle Kızılelmaya doğru koşar adım yürüyeceğiz. Yılmayacağız, yıkılmayacağız, yıktırmayacağız, sonunda yükseldikçe yükseleceğiz. Taviz vermeyeceğiz, teslim olmayacağız, tembellik göstermeyeceğiz, mutlaka kazanacağız. Cumhuriyet’in yüzüncü yıl dönümünde cumhurun muhteşem zaferine hep birlikte omuz vereceğiz.”

Seçimlere az bir süre kaldığına işaret eden Bahçeli, “Kim ne söylerse söylesin, bizim cumhurbaşkanı adayımız belli, kararımız nettir. Kriz severler boşuna uğraşmasın, sözümüz sözdür. Değerli adayımızın da şaşmaz kararımızın da sonuna kadar arkasındayız. Bulanık sularda balık avlama merakında değiliz. Uçurum kenarlarında oyalanma arayışında değiliz. Meçhul bir istikametin kulvarına sürüklenme niyetinde değiliz. Hele hele Türkiye’nin zillete düşmesine katiyen tahammül edecek değiliz. Diyorum ki aziz milletim sıra sende. Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’dır. İstikrar sürsün, Türkiye büyüsün amacındayız. Zalimlere karşı aynı siperdeyiz. Zillete karşı aynı mevzideyiz. Hainlere karşı aynı hizadayız. Türkiye düşmanlarına karşı aynı çizgideyiz. Biriz, diriyiz, hep birlikte Türkiye’yiz, Türk milletiyiz. Doğudan batıya, kuzeyden güneye büyük bir aileyiz. Hedefimiz Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın açık ara farkla tekrar Cumhurbaşkanı seçilmesi, TBMM’de milletvekili sayısı ve siyasal destek itibariyle çok güçlü bir Milliyetçi Hareket Partisi grubunun ve Cumhur İttifakı’nın oluşmasıdır. Gayemiz budur, gayretimiz buna yöneliktir.” şeklinde konuştu.

Türkiye’nin içeriden ve dışarıdan yaylım ateşine tutulduğunu dile getiren Bahçeli, “Cumhur İttifakı’nın ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin karalanması için her türlü çirkeflik sahnelenmektedir. Seçim tarihi yaklaştıkça ABD’sinden İngiltere’sine, Almanya’sından İsveç’ine sırayla Türkiye’ye algı operasyonları düzenlenmektedir. İsveç’ten Danimarka’ya kadar dinimize ve diyanetimize hakaretler edilmektedir. Hiçbir insanın kabul edemeyeceği ilkel ve iffetsiz sataşmalar ülkemize, Cumhur İttifakı’na ve Cumhurbaşkanımıza reva görülmektedir. FETÖ’cüler zillet ittifakının yanındadır. Sosyal medya terörü bütün insani ve vicdani ölçüleri berhava etmektedir. Milliyetçi Hareket Partisi’ne şerefsizler, vatan hainleri, sömürgeci caniler eliyle kumpas kurulmaktadır. İtibar cellatları devreye girmektir. Müfteriler korosu fazla mesai yapmaktadır. Münafıklar koalisyonu aralıksız fitne saçmaktadır.” ifadelerini kullandı.

“Müslüman Türk milleti 14 Mayıs yaklaştıkça tuzakların yaygınlaştığını görmektedir. Ancak zalimlerin zulmü cumhurun zaferine gölge edemeyecektir. Küresel oyuna teşrifatçılık yapan zillet ittifakının oyunu sandıkta bozulup parçalanacaktır.” dedi.

Bahçeli, öte yandan Milliyetçi Hareket Partisine son dönemlerde yoğunlaşan, eş zamanlı Türkiye ve Cumhur İttifakı’na karşı ilerletilen düşmanlığın sebebinin 14 Mayıs seçimlerinde küresel emperyalizmin Türkiye’den intikamın alma çabası olduğunu söyledi.

“Huzur ve güvenliğimizi zaafa düşürmek için sistemli bir faaliyet gündemdedir.” diyen Bahçeli, “Provokasyonların sebebi budur. Gafiller, hainler, zeka ve vicdan özürlüsü içimizdeki haçlı severler bu kapsamda sonuca ulaşacaklarını sanıyorlar. Amasya’yı kandırmayı hayal ediyorlar. Türkiye’nin belini kırmanın arayışındalar. Milli silah sanayindeki dev atılımlardan korkuyorlar. Göz kamaştıran altyapı yatırımlarından, hayranlık uyandıran eser ve hizmet seferberliğinden rahatsız oluyorlar. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin son beş yıldaki muhterem ve müstesna performansından, devlet-millet dayanışmasının müthiş ve muazzez seviyesinden, zorlukların ve zorbaların üstesinden fedakarca gelme kararlılığından ürküyorlar, kabus yaşıyorlar.” ifadelerini kullandı.

Gücüne güç katan Türkiye’ye tahammül edilemediğini vurgulayan Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türk Devletleri Teşkilatı’nın varlığıyla uyanışa geçen Türk Birliği hedefinden çılgına dönüyorlar. Kızılelma ülküsünü duyunca, insansız savaş uçaklarını görünce, bölgesel ve küresel alanda sesi yükselen bir Türkiye’ye şahit oldukça ödleri patlıyor. Milletimizin kronikleşmiş sosyal ve ekonomik sorunları birer birer çözüldükçe sabahı zor ediyorlar, kızarmaz gözleriyle, yaşarmaz gözleriyle, utanmaz siyasetleriyle her yapılana kulp takıyorlar, her başarıya kara çalıyorlar. Bunlar nimet bilmez, bunlar ekmek bilmez, bunlarda vefa, millete mensubiyet ve sevgi yoktur. Yabancılarla el ele vererek Türkiye’ye muhalefet edecek kadar zillete gömülmüşlerdir.”

“Kılıçdaroğlu Türkiye’nin karşısındaki mihraktır”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun terörle mücadelede kahramanlıklar gösteren Türk Silahlı Kuvvetlerini iftiralarla durdurmaya çalıştığını belirten Bahçeli, “PKK terör örgütüne çıtını çıkaramayan bu köksüz, Türk Silahlı Kuvvetlerinin komuta kademesini alçakça suçlamaktadır. Türk askerinin cepheden kaçtığını iddia edecek kadar aciz, korkak ve art niyetlidir. Kahraman güvenlik güçlerimiz şehadet pahasına terör örgütlerine dünyayı zindan ederken Kılıçdaroğlu adeta hop oturup hop kalkmaktadır. Şerefli Türk askerinin üniformasını Orta Doğu ülkelerindeki askerlerin üniformalarıyla bir tutacak kadar akıl, ahlak ve izan sınırlarından taşmıştır. Kılıçdaroğlu Türkiye’nin karşısındaki mihraktır. Kılıçdaroğlu bölücülerle, yağmacılarla, teröristlerle, Türkiye düşmanı çevrelerle aynı gemidedir, aynı istikamettedir, aynı hevestedir.” diye konuştu.

“Zillet partileriyle ulaşılacak hiçbir gelecek yoktur” diyen Bahçeli, şöyle devam etti:

“İP Başkanı Diyarbakır’a gidip utanmadan, sıkılmadan, vicdanı sızlamadan silahlara veda mesajı vermiştir. Ne hazindir ki PKK’ya yeşil ışık yakmıştır. Bölünmeye selam salmıştır. Teröristlerle mütarekeye efendilerinin emriyle tamam demiştir. Bunun adı demokrasi olamaz. Bunun adı iyilik hiç olamaz. Bu olsa olsa küresel güçlerin kafa kola aldığı, ağzına bir parmak bal çalıp zalim bir projede konu mankeni yaptığı çarpık siyasetçi hezimetidir. Meyvesiz ağaç, susuz dere, hedefsiz ülke, değersiz insan, vatansız millet, milletsiz devlet neyse Türkiye’nin karşısına geçmiş zillet ittifakı birebir fotokopisidir. Bu nedenle zillette hayır yoktur. Zillette umut yoktur. Zillette ufuk yoktur. Zillet partileriyle ulaşılacak hiçbir gelecek yoktur.”

Bahçeli, 14 Mayıs’ta yapılması planlanan Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği Genel Seçimleri’ni sabote etmek, toplumsal huzuru bozmak, milli mukavemeti kırmak, iç kargaşa ve çatışma ortamını yaratmak maksadıyla alçak bir projenin uygulamaya geçtiğini anlatarak, şunları kaydetti:

“Amaç Türkiye’nin teslim olmasıdır. Amaç Türkiye’nin iddialı ve iradeli duruşundan tavizler koparmak, cumhurun yükseliş ve büyüme seferberliğini baltalamaktır. İsveç’te yüce Kitabımıza karşı işlenmiş nefret suçunun sebebi budur. İsveç yönetimi Türkiye Büyükelçiliği önünde Kur’an-ı Kerim yakılmasına izin vererek vahim ve vandal bir skandala imza atmıştır. Bilahare İsveç’in İsrail Büyükelçiliği önünde Tevrat yakılmasına izin verilmemiş, elbette doğru yapılmıştır. Ne var ki sıra dinimize, kitabımıza, Türk ve İslam’ın tüm değerlerine gelince İsveç ve diğer muhasım niyetli ülkeler insan onurunu, inanç hürriyetini yok saymaktadır. Bu alçaklıktır. Bu zulüm tetikçiliğidir. Biz ne dinimize ne de başka dinlere saygısızlığı asla hoş görmeyiz. Şayet konu ifade ve düşünce özgürlüğü ise buna en fazla riayet edip hürmet gösteren Türk milleti olduğunu dostun da düşmanın da yüzüne söyleriz. Doğruya doğru yanlışa yanlış deriz. Kur’an-ı Kerim’i yaktıklarını zannedenler aslında kendilerini yakan cehennem ehlileridir. Müslüman Türk milleti 14 Mayıs yaklaştıkça tuzakların yaygınlaştığını görmektedir. Ancak zalimlerin zulmü cumhurun zaferine gölge edemeyecektir. Küresel oyuna teşrifatçılık yapan zillet ittifakının oyunu sandıkta bozulup parçalanacaktır.”

(AA)

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.