Sayın Muharrem ‘İnce gör!’

Sayın Muharrem ‘İnce gör!’

Değerli okurlar, Aziz Türk Milleti,

Muharrem İnce kimdir?

Hani şu, 24 Haziran 2018 tarihinde gerçekleşen ve CHP’nin adayı olarak seçime katılan, seçimlerden önce propaganda döneminde, “50 bin (50.000) avukat ile YSK önüne yürüyeceğim” deyip, seçim akşamı kendisine oy veren 15 küsur milyon (15.340.321)insanı, ‘hiçe sayarak’, ‘TV şovmeni bir müptezele’ basit bir SMS atarak, ‘seçimi noktalayıp meşrulaştıran’, ‘ülkeyi bir SMS ile teslim eden’,  ‘adam kazandı!’ diyerek şu an dahi şikâyet edip memnun olmadığı ‘cumhurbaşkanımıza’ hala muhalefet etmeye devam eden, aslında rakibinin ‘adam gibi adam’ olduğunu kabul eden, 3 gün (72 saat) sonra ekranlara anca çıkarak ‘lütfen‘ açıklama yapan Muharrem İnce’den mi bahsediyorsunuz?

Benim aklıma Muharrem İnce denilince ilk gelenler bunlar.

Yoksa Muharrem İnce; 4 Mayıs 1964’de Zekiye – Şerif İnce’nin çocukları olarak Yalova’nın Elmalık köyünde dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini Yalova’da bitiren İnce, lisans eğitimini Uludağ Üniversitesi Necatibey Eğitim Fakültesi Fizik-Kimya Öğretmenliği’nde tamamladı. Fizik öğretmenliği ve okul müdürü yanı sıra özel dershanelerde de eğitmenlik görevi yaptı. Bir dönem Yalovaspor‘un basın sözcülüğü görevinde bulunan İnce, Yalova ADD il başkanlığı görevi de yaptı.

Siyasi yaşamına ise CHP’nin tabandan yetişip, TBMM‘ne, Cumhuriyet Halk Partisi‘nden 22. dönem Yalova milletvekili olarak seçilmiş, 2007 genel seçimlerinde de meclisteki yerini koruyup 23. dönemde de milletvekilliği, 13 Haziran 2011 tarihinde tekrar Yalova CHP milletvekili seçildi. Bu 24. Dönemde Türk Dili Konuşan Ülkeler Parlamenter Asamblesi (TÜRKPA) Türk Grubu Üyesi oldu. İnce, iki dönem CHP Grup Başkanvekilliği görevini sürdürdü. 2018 yılında CHP’den Cumhurbaşkanı adayı olan Muharrem İnce yüzde 30.67oy aldı, yüzde 52.54 oy alan Recep T. Erdoğan’ın ardından seçimi ikinci sırada tamamladı.

Ülkü İnce ile evli ve Salih Arda adında bir oğlu olan Muharrem İnce, hâlen siyasi yaşamına devam etmektedir. Muharrem İnce, 2012 yılında “Buyurun Sayın İnce” adlı bir kitap da yazmıştır.

Rize Bağlantısı!

Öte yandan İnce’nin baba tarafından Selanik göçmeni olduğunu, annesi Zekiye İnce’nin ailesinin Rize’nin Çayeli’nden 1922 yılında Yalova’ya göç ettiği ve köklerinin Çayeli, Büyükköy’e dayandığı; buna ek olarak Meral Akşener’in eşi Tuncer Akşener’in de Rize Fındıklı nüfusuna kayıtlı olması, iki adayın da hem Selanik, hem de Rize’den hemşeri olması dikkat çekici.

Değerli okurlar,

29.05.2020’de Haber Global Televizyonu’nda NEDEN? isimli bir canlı yayın programına konuk olan Muharrem İnce, sözü ve yayını kesilip, Sayın Cumhurbaşkanının programlarına canlı yayın bağlantıları yapılınca tepki koymuş ve programı terk etmişti.

Aynı Sayın İnce, 16.06.2018’de CHP’nin cumhurbaşkanı adayı İnce, İstanbul’daki programı çerçevesinde Sancaktepe’de halka seslendi. Herkesin 24 Haziran’da sandık başına gitmesi gerektiğini söyleyen İnce, “Ama ondan önce herkes 3 kişiyi ikna edecek. Tatil matil yok, herkes oy kullanmaya. 50 bin avukatla YSK önünde olacağım” demişti.

İşte bu yazımı yazma kararı almama, bu iki akşam beni derin düşüncelere gark eden Sayın İnce neden oldu.

Bilardo oynayanlar bilirler; ‘’İnce görmek.’’ Sayın İNCE;

CHP tarihinde 5 Haziran 1977’de yapılan milletvekilliği seçimlerinden %41,3’ü alan Ecevit’ten sonra en çok oyu kazanan adaysınız.

Üstelik Ecevit, tüm parti adına almıştı o oyu, ‘’Siz Tek Başınıza’’ 30.64, partiniz CHP ise 22.64…

Sayın İnce, 24 Haziran 2018 akşamı neredeydiniz, neler oldu ve niçin böyle davrandınız?

Fox TV’de yayınlanan seçim özel programının sunucularından bir tanesine, size oy veren 15 küsur milyon insan ve T.C.’den daha mı değerli ki o sunucuya bu primi tanıdınız? Hadi o gün bu TV şovmenine o primi tanıdınız da 1 hafta önce hiçbir şey olmamış gibi tekrar sabah programına konuk olup neyi ispatlamaya çalışıyorsunuz?

O akşam 50 kuruş değerindeki SMS ile tarihi seçimleri noktalayıp, T.C.’nin anahtarını şu anki Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a, siz teslim ettiniz, bunu da unutmayın. Hangi hak ve yetki ile hala anlayan yok bu arada!

50 bini geçtim, 50 avukat bile olsa razıydı siz’e oy verenler, ne oldu YSK önü?

Devlet ciddiyet ister, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığına aday olmak dirayet ister, sorumluluk ister. T.C. Cumhurbaşkanı olduğunuz an itibarı ile sadece Türkiye değil, tüm dünyadaki 250 milyon Türk ve Arapların bir bölümünü saymazsak yaklaşık 1 milyar müslümanın da lideri oldunuz demektir.

Yaa Sayın İnce; meydanlara çıkmak, milyonluk miting meydanlarında nutuklar çekmek, sosyal medya videolarını ironi yoluyla kullanarak rakibinize milleti güldürmek, ‘biz bu yola baş koyduk, bir nal bir atı kurtarır’ gibi beylik laflar ile boy göstermek kolay.

Adam dediğiniz şu anki bu ülkenin, benim, sizin ve T.C.’de yaşayan herkesin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve dava arkadaşları, ‘’Biz kefenimizi giydik de öyle çıktık bu yola’’ dediklerinde şaka yapmadıklarını da bütün dünyaya gösterdiler sanırım 20 sene geriye bakınca.

Biraz ağırca oldu yazdıklarım farkındayım, lakin bundan sonra yazacaklarım için bu girizgâhı yapmam gerekliydi.

Muharrem İnce bu ülkeyi, dünya genelindeki 250 milyon Türk ve yaklaşık 1 milyar müslümanı yönetecek ve liderlik edecek birikim, siyasi geçmiş, dirayet, feraset ve yürek sizde vardır elbet.

Hatta şu an için sizden başka da bir rakip şimdilik yok gibi görünüyor. Bakmayın popülaritesine kapılıp medya ve kulislerde Ekrem İmamoğlu’nun cilalanmasına ve hazırlanmasına, hali hazırda bırakın Cumhur İttifakını, CHP içinde bile size rakip olmaz. Tabii bu benim öngörüm olsa da bu görüşü paylaşan hatırı sayılır sayıda insan olduğunu da bilmekteyiz. Hatta ve hatta siz değil misiniz AKP seçmenlerinin bile sempatisini kazanıp dillerde slogan haline geldiniz. ‘’Bana bak Muharrem! Eee sana baktım Recep söyle…!‘’ vb. gibi birçok sözünüz hala dillerde.

Sayın İNCE, T.C. Cumhurbaşkanlığı adaylığı, Millet İttifakı içinde, CHP içinde ve Cumhur İttifakına karşı rakip olarak çıkabilecek olan herhangi birinden daha ziyade sizin hakkınızdır ve olmalıdır da.

*Amma velâkin gelin hep beraber bir swot analizi, herkesin anlayacağı dilden karşılaştırma&kıyaslama yapalım:

-Rakibiniz AKP; Adayı önceden, şimdi ve gelecekte tek ve belli, itiraz eden veya edebilecek olan bir tek partili bile yok olamaz, Cumhur İttifakı içinde aynı şeyleri rahatlıkla söyleyebiliriz. Seçmen de bunu izliyor ve biliyor.

-Siz Sayın İnce; Yıllarca emek verdiğiniz CHP, arkanızda durup durmayacağı hatta herhangi bir partinin olacağı bile şu an için şüpheli, CHP Genel Başkanının önceden ve her fırsatta muhafazakâr bir aday sevdası var, hele bir de şimdi DEVA ve Gelecek Partisi de ittifak kapsamına alınmışken bu seçimlerde de Abdullah Gül ismini bir kez daha zorlayacaktır. Zira DEVA ve GELECEK Partisi’nin yegâne amacı Gül’ü Cumhurbaşkanı yapmak. Bir de İYİ Parti’nin ‘’Masa’’ projesi ile açığa çıkardığı ayrılık sinyalinden sonra Meral Hanımı ikna etmesi de hiç zor olmayacaktır. Hadi parti tabanına Abdullah Gül’ü kabul ettiremedi diyelim. Siz’den önce aklında Ekrem İmamoğlu kozu var ki; siz 3. sırada, belki hiç yoksunuz Genel Başkanınızın aklında.

*-Bu durum seçmenin gözünde puan kaybettirir ve güven sorununu açığa çıkarır. Oysa ki CHP Genel Başkanının 25 Haziran 2018 sabahı sizin için PR çalışması yapmaya başlamalıydı ve adaylığınızı tekrar açıklamalıydı. Seçmen istikrar istiyor.

-Rakibiniz AKP; Cumhur İttifakı olarak tek adayları var. Recep Tayyip Erdoğan.

-Siz Sayın İnce; Hadi bu sefer CHP sizi desteklese de Millet İttifakı ortaklarınız İYİ Parti Meral Akşener’i, SP Temel Karamollaoğlu’nu, İttifak ortağı olmasa da benim deyimim ile stratejik ortak HDP Selahattin Demirtaş’ı size karşı rakip çıkarıyor. 7 düvele meydan okuyor gibisiniz bu tabloya bakınca.

*- Rakibinizin konjonktürel olarak bir adayı yani siz, sizin ise Perinçek ile birlikte 5 rakibiniz var. Seçmen bir tarafta Cumhur İttifakı pusulalarına basıyor mührü çıkıyor, sizin tarafta ise milletvekilliği için başka pusulaya, Cumhurbaşkanlığı için ise 5 pusuladan sizi bulacak da mührü basacak! ‘Birlik, beraberlik yok’ imajı ortaya çıkıyor ve ‘Dirayetli, Kudretli, Reis, Uzun Adam’ gibi övgü dolu sözleri hep rakibiniz alıyor.

-Rakibiniz AKP; Sizlerin deyimi ile iktidar devletin tüm imkânlarını seçime propagandasını kullanıyor yani; ‘’Limit Yok.’’

-Siz Sayın İnce; Ne CHP, ne Millet İttifakının maddi olarak size bir katkısı yok, yani ’Fakirsiniz.’

*-Bu millet ezelden beri zengini, güçlüyü, kuvveti sever, burada yapabilecek bir şeyiniz yok. ‘’Mühür kimdeyse Süleyman odur.’’ Kaldı ki partiniz CHP ve Genel Başkanı istese en az iktidar kadar bütçe kullanabilirdi sizin kazanmanızı sağlayabilecek PR ve propaganda çalışmaları için. Maalesef yalnızdınız, yapayalnızdınız. Sadece 2015 seçimlerinde kullanılan ve fiyasko ile sonuçlanan ‘’Milletçe Alkışlıyoruz’’ stratejisi için Ali Taran’a verdikleri bütçeyi size verselerdi, siz aradaki TL farkını performansınız ile kapatırdınız.

-Rakibiniz AKP; Seçimlerde kurulan 180.065 sandığın tamamında AKP, MHP yani Cumhur İttifakı müşahid, sandık görevlisi, okul sorumlusu, bölge sorumluları, mahalle sorumluları, ilçe ve il sorumluları vardı. Hatta 3’er, 5’er bazı noktalarda 10’ar kişiydiler, bunların hepsinin verilerini alabilecek ve işleyebilecek teknoloji ofisleri aylar önce kurulmuş ve deneme çalışmaları yapılmıştı. ‘’At binenin kılıç kuşananın.’’

-Siz Sayın İnce; Kendiniz açıkladınız; bir sandıkta bile görevlendirdiğiniz kendi adamınız yoktu. Partiniz CHP ve Millet İttifakı tüm partilerinde 180.065 sandığın neredeyse 50 bininde bırakın il, ilçe, mahalle, bölge, okul sorumlusunu, sandık başında bile hiçbir görevli, partili yoktu. Partilileriniz dahi inanmıyorlar uzun süredir. ‘’Millet size, siz Allah’a emanettiniz’’ kısacası.

*- Her ne kadar Millet İttifakı, CHP ve Genel Başkanınız böbürlense de İstanbul’da Ekrem İmamoğlu ama Trabzon’dan getirdiği, ama uzaydan getirdiği, İstanbul’da var olan partili, hısım, akraba, eş dost, partili olmak üzere devasa da olsa kendi ekibini kurdu. Ankara’da Mansur Yavaş, bir önceki seçimde başına gelen Çankaya ve Keçiören felaketlerinden sonra ders çıkararak hemen hemen aynı yöntem ile sandıkları boş bırakmadılar, kendileri de bir saniye olsun seçim ofislerini terk etmediler, seçmenlerine ve partililerine sürekli sosyal medya ve medya üzerinden bilgilendirme yaptılar. Onların avantajı Türkiye’nin en büyük iki şehri olsalar da lokaldi. Siz tek başınıza tabii ki böyle bir ekip kuramazsınız, para bulsanız güvenecek adam bulamazsınız. Bu sayılarda ve bu kadar büyük bir ekip olmaz zaten. Nasıl olur? Parti ve İttifakınız, sizi öyle lanse edecek ve arkanızda duracak ki Millet İttifakına oy veren 18 milyon içinden 180 bin gönüllü ve inanmış insan o sandıkları tutacaktı. Yoksa memleketiniz Yalova’da bile size oy verenlerin tamamı gönüllü olarak Türkiye’deki 180.065 sandığa dağılsalar müşahid sayısını yakalayamıyorsunuz. Zira Yalova’nın toplam nüfusu 262.234 kişi. Bu arada Yalova’da dahi rakibinize kaybettiniz, %38.86 oy oranı ve 59.070 kişiye karşın %50.37 oy oranı ve 76.570 kişi, Millet İttifakı ise 62.417 oy aldı. ‘’Bence bunu bir kenara yazmışsınızdır.’’

-Rakibiniz AKP; Sayın Cumhurbaşkanının taa Refah Partisi döneminden beri dava arkadaşları var, bir özel ekibi var, iş adamı ve halktan medyada görünmeyen dostları var, profesyonel strateji ekipleri var, kocaman bir AKP’si var, gençlik ve kadın kolları var, sosyal medyada sizlerin ‘’trol’’ dediğiniz 1000’lerce genci var. Konuşmalarını hazırlayan profesyonel isimler var. ‘’Var oğlu var.’’

-Siz Sayın İnce; Sizin Sayın İnce, neredeyse Allahtan başka kimseniz yok. Miting meydanlarındaki konuşmalarınızdan da bu çok net anlaşılmakta, kendini yazdığınız metin ya da spontane olarak içinizden ne geliyorsa öyle konuşuyorsunuz. Dava arkadaşı dedikleriniz bile bırakın şimdiyi seçim sattı mahallinde bile sizi eleştiriyor ve aleyhinize çalışıyordu. Profesyonel bir ekip şart. Şekil 1-A örnek; Ekrem İmamoğlu, Murat Ongun.

Konuşma metninizi gittiğiniz bölgenin dinamiklerine uygun içerik hazırlayacak, yazılı, görsel afiş, broşür, billboard tasarımlarınızı yapacak, en önemlisi de sosyal medya hesaplarınızı yönetecek bir idareci, yüzlerce genç profesyonel ekip şart.

*-Dolayısı ile rakibinizin maddi olarak sizden çok fazla olan bütçesini bir nebze olsun eşitlemek adına sosyal medya avantajınız varken bunu çok az kullanabildiniz. Oysa CHP Gençlik Kolları hem sayı, hem yetenek olarak oldukça başarılı bu konularda.

-Rakibiniz AKP; Yukarıda yazdığımız ekip ve dava arkadaşları sayesinde her zaman, geçmiş ve gelecek için yerel, bölgesel, ülke genelinde ve yurt dışı için proje, politika ve planları hazır. Sayın Cumhurbaşkanı her mitinginde tek tek o il için ne söylemişler ne yapmışlar, kaç lira harcamışlar ve neler yapacaklar ilkokul öğrencisine anlatır gibi anlatıyor. Aralarda Kılıçdaroğlu ve rakipçiklerine giydiriyor. Bu da kompozisyon içinde çok tutuyor ve seçmeni fethediyor.

-Siz Sayın İnce; Cumhurbaşkanının, tümü ve bütüüün rakipleri elle tutulur gözle görülür, kulakla bari olsun duyulur bir proje anlatmıyor, anlatamıyor. Recep Tayyip Erdoğan fobisi hastalığı bulaşmış, seçmene şikâyet etmekten başka hiç bir şey söylemediler. En azından siz Sayın İnce bir farklılık yaptınız, hazır cevaplılığınız ve zekânızla ile güldürdünüz bu sefer milleti.

*-Aslında AKP’yi zamanında FETÖ’ye muhtaç eden yetişmiş kadrolarının olmamasıydı. AKP deneye yanıla yıllar içerisinde kendi devlet adamlarını oluşturdu. Oysa temsil ettiğiniz parti CHP, bu ülkenin kurucu partisi en çok devlet adamı, aristokrat, teknokrat, mühendis, bilim adamı, yetişmiş insan sizde. Bir kadro oluşturup proje üretemediniz 3-5 tane. Tüm muhalefet, ‘1 tek projeniz yok bu ülke için.’ Aşağıda bu konu ile ilgili detaylı yazacağım.

Aslında bu başlıklar 3-5 sayfaya kadar uzar, lakin swot analizini şimdilik bu şekilde tamamlayalım ve sonuç analizini yazalım.

***Aslında Sayın İnce; Siz, partiniz CHP ve seçmenleriniz seçimi o aday tanıtım toplantısında emaneten de olsa, ‘’CHP rozetini çıkardığınız zaman zaten kaybetmiştiniz.’’ Bir de bi Yasin-i Şerif olsun bir camide, mevlit de okuyaydınız iyiyidi. Rakibiniz ile aynı şartlarda değilseniz dahi maçı kazanmak için ya defans yaparsınız, ya fair play kurallarını esnetirsiniz. 300 Spartalı filmini izlemiş olsanız bile, tekrar izlemenizi ısrarla tavsiye ederim.

***

Sayın İnce, demokratik seçimle kazanılmış bir seçimde Recep Tayyip Erdoğan da olsa, siz de olsanız şahsım ve milyonlarca Türk’ün Cumhurbaşkanı olarak onur duyarız. Hatta dünya görüşü olarak ben kendi adıma; sizin Cumhurbaşkanı olmanıza daha çok sevinirim.

Kamuoyu gözündeki imajınız; Cesur, güçlü, uzun boylu, sportmen, güler yüzlü, espritüel, zeki, çalışkan, aktif, Türk ve Atatürk milliyetçisi, müslüman, öğretmen, memur, köylü, Yalovalı, CHP’li, solcu, gomünist, içki içen, agresif, çabuk sinirlenen, kızaran bozaran, öfke kontrolü olmayan, Anadolu çocuğu, inançlı, Karaoğlan’ın azmi ve hırsı var.

Üstelik ne Ecevit, ne Babacan vs.ler gibi Rockefeller, Rothschild bursu, desteği gibi şaibeleriniz yok, Sizin için her şeyi söyleyen ve söyleyebilecek olanlar dış güçlerin maşası falan demiyor, diyemezler.

Şimdi Sayın İnce; Son kurultayda aldığınız oy oranı ile partiyi olağanüstü kurultaya çağırma yetkiniz var. Kendinize güveniyorsanız Olağanüstü Kurultay Çağrısı yapın, Kılıçdaroğlu’nun delege manipülasyonu yüzünden kendinize değil ama delege oyunlarına güvenmemeniz çok normal, o vakit Genel Başkana önce medyadan canlı yayında ardından masa başında bire bir olarak görüşüp, CHP ve Millet İttifakının tek adayı olduğunuzu net bir şekilde açıklamasını sağlayınız, bu da olmaz ise şu sözlere kulak veriniz.

‘’İnönü’nün istifasının ardından partinin başına, 14 Mayıs 1972’de yapılan 6. Olağanüstü Kurultay’da Bülent Ecevit geçti. 24 Mayıs 1979’daki 24. Olağan Kurultay ise CHP’nin Ecevitli son kurultayı oldu. 12 Eylül 1980 darbesinden sonra, 30 Ekim 1980 tarihli dilekçesiyle Genel Başkanlıktan ayrıldığını açıklayan Ecevit, bir daha CHP’ye dönmedi.’’

Sayın İnce; Girdiğiniz son seçimde 15.340.321 oy aldınız. Partiniz CHP, 11.348.899 oy aldı. Yani CHP’den bağımsız 4 milyon oyunuz, size inanan, güvenen Türk vatandaşı var bu ülkede. Bu da %9’a tekabül eder.

CHP içinde kısır çekişmeler, Kılıçdaroğlu’nun muhafazakâr aday sevdası Abdullah Gül vs. arasından kendinizi gösterme çabası, medya tarafından pompalanmış imajı, Cumhurbaşkanı olacağına inandırılmış Ekrem İmamoğlu ile mücadeleye girmek, bunların hiç birisi olmasa bile sürpriz bir aday daha çıkarabilecek olan Millet İttifakı’nda yedek topçular gibi yer bulmaya çalışmak mı? Hali hazırda var olan 4 milyon, %9’luk oyunuz ile kendi partinizi kurmak mı, Karaoğlan gibi…

Siyasi kulisleri çok yakından takip ettiğim için iyi bildiğim bir şey var ki siyaset ‘’vakit ve nakit işidir.’’ Siz tekrar Genel Başkan olmadan, CHP veya Millet İttifakının Cumhurbaşkanı adayı olsanız dahi seçim kazanabilmeniz için 180 küsur bin sandık görevlisi, profesyonel PR ve strateji ekipleri, saha teşkilatı organizasyonları, internet ve sosyal medya çalışmaları vs. en az 45-50 trilyon gibi mütevazı bütçeye ihtiyacınız var. Oysa kulislerde net olarak konuşulan rakamlara göre 10-15 trilyona Türkiye genelinde teşkilatlanmasını tamamlamış parti kurulabiliyor veya satın alınabiliyor. Muharrem İnce destekçileri, CHP küskünleri, yeni arayış içindeki seçmenler kısaca bir hayal edin;

Vakit kaybetmeden yarın sabah, Mansur Yavaş’a gidin ve tüm ülkeyi ikna edip Cumhurbaşkanlığı hedefiniz için kullanacağınız ikna ve çaba kabiliyetinizi kullanarak ikna edin kendisini.

Mevcut sistemle siz mi Cumhurbaşkanı adayı, Mansur Yavaş Genel Başkan mı olur? Yok, tam tersi mi olur onu siz bilirsiniz.

Ya da seçmene parlamenter sisteme geçiş sözü ile seçime girerek biriniz Cumhurbaşkanı, diğeriniz başbakan olursunuz. Her ikinize de her iki makam yakışır ve hakkınızdır da.

Sonuçta Sayın Mansur Yavaş’ın da Millet İttifakı içinde bir adaylığı söz konusu gibi görünmüyor. Kılıçdaroğlu, Akşener ve Karamollaoğlu olduğu ve ittifak içine dâhil olacak olan DEVA ve Gelecek partilerinin tek ve ısrarla adayı Abdullah Gül iken, İmamoğlu kozunu da unutmamak gerekir tabii.

Sonuçta her ikinizde Türk ve Atatürk milliyetçisi, Anadolu çocuğu, şaibesiz ve gönüllerde taht kuran bu memleketin yetiştirdiği değerli siyasetçilersiniz.

Sonra dışarıda, içerde gururu kırılmış, o kadar değerli isimler var ki sizler ile birlikte yol yürüyecek mesela;

Bu iki ismin yanında Osman Pamukoğlu Paşa da olsa fena mı olur?

Mansur Bey’in kanattan Yusuf Halaçoğlu, Sadi Somuncuoğlu, Hediye Akdere, Ali Türkşen, İsmail Ok, Sinan Oğan, Servet Avcı, İsmail Türk, Prof. Dr. Ali Bardakoğlu ve ismini sayamadığım birçok değerli isim.

Sizin kanattan, Güldal Mumcu, Emine Ülker Tarhan, Aytuğ Atıcı, Haluk Levent, Öztürk Yılmaz, Ümit Kocasakal, Ersan Şen, Umut Oran, Süheyl Batum, İlker Başbuğ, Bedri Baykam, Mustafa Sarıgül ilk akla gelen ve halkın gönlüne girmiş değerli isimler.

***

Bu satırları okuyan Muharrem İnce ve Mansur Yavaş destekçilerinin iştahlarının kabardığının farkındayım.

Benimkisi mesela yani.

İlk girdiğiniz Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde var olan ve şu veya bu sebeple göstermediğiniz cesareti gösterin, rakibiniz kefen giyip çıktıysa, siz de ‘’Bu vatan için kelleyi koltuğa alıp çıktık’’ deyin. Ezelden ebede, bu millet kimleri, neleri affetti, sineye çekti, baş tacı yaptı. Sizi mi affetmeyecek, baş tacı yapmayacak!

Kurun partinizi, ilk seçimlerde zaten baraj probleminiz olmadığı için Meclis’teniz, yoruma dayalı olarak yazıyorum, %18-20 oyunuz garanti olur diyorum. Sonra bırakın gerisini; ne kadar diğerleri varsa onlar düşünsünler.

Size seçimden sonra, şahsi olarak benim, genel olarak destekçileriniz ve Türk -milletinin kızmasının sebebi budur Sayın İnce. Bu veya benzer tabloları yapabileceğinizi bilmenize rağmen yapmadınız. Haaaa, ‘biz kalın mı görüyorsunuz’ dedik! Onu bilemeyiz ama bu sefer İNCE görün Sayın İnce…

Bakalım önümüzdeki seçim yılı, hangi mübarek ayın yılı olacak.

Değerli okurlar, ince görün ama ince giyinmeyin, sağlıcakla ve esen kalın.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 20 YORUM
  1. Avatar Sefa dedi ki:

    Bu sefer okkalı bir yazı olmuş. Tecrübe arttıkça yazılar güzelleşiyor hadi hayırlısı.

    1. Avatar Süleyman dedi ki:

      Etkileyici ve geçeceğe yönelik fikir veren bir yazı emeğinize sağlık

      1. Ayhan Ayhan dedi ki:

        Süleyman Bey, beğeni, Yorum, ilgi ve alakanız için teşekkür ederim, Varolun.

    2. Ayhan Ayhan dedi ki:

      Sefa Bey, beğeni, Yorum, ilgi ve alakanız için teşekkür ederim, Varolun.

  2. Avatar Murat Yılmaz dedi ki:

    Çarpıcı.

    1. Ayhan Ayhan dedi ki:

      Murat YILMAZ Bey, beğeni, Yorum, ilgi ve alakanız için teşekkür ederim, Varolun.

  3. Avatar Murat Y. dedi ki:

    Güzel bir konu ele alınmış.

    1. Ayhan Ayhan dedi ki:

      Murat Bey, beğeni, Yorum, ilgi ve alakanız için teşekkür ederim, Varolun.

  4. Avatar Murat Yılmaz dedi ki:

    Müthiş bir yazı olmuş.

  5. Avatar Murat Yılmaz dedi ki:

    Tebrikler çarpıcı bir yazı

  6. Avatar Met ylmz dedi ki:

    Elinize sağlık.

    1. Ayhan Ayhan dedi ki:

      Murat Bey, beğeni, Yorum, ilgi ve alakanız için teşekkür ederim, Varolun.

  7. Avatar Murat Yılmaz dedi ki:

    Tebrikler

    1. Ayhan Ayhan dedi ki:

      Murat Bey, beğeni, Yorum, ilgi ve alakanız için teşekkür ederim, Varolun.

  8. Avatar Özkan Ercan dedi ki:

    Tebrikler. Yazılarınızı ilgiyle takip ediyoruz.

    1. Ayhan Ayhan dedi ki:

      Özkan Ercan Bey, beğeni, Yorum, ilgi ve alakanız için teşekkür ederim, Varolun.

  9. Avatar Mehmet Ali Durğut dedi ki:

    Evet herzamanki gibi Ayhan beyin kaleme alarak yazdığı Muharrem İnce ile ilgili yazısını okudum,bazı siyasetçiler siz köşe yazarlarının devamlı dile geiridiklerinde gündeme gelmiş oluyorlar,böyle insanlar siyasetin kokuşmuş artıklarıdır, yinede güzel olmuş başta sona okudum, kafamda yorumunu yaptım gelecek haftaya görüşmek üzere…

    1. Ayhan Ayhan dedi ki:

      Mehmet Ali DURGUT Bey, beğeni, Yorum, ilgi ve alakanız için teşekkür ederim, Varolun.

  10. Avatar Bünyamin Aydın dedi ki:

    Konu Derinlemesine incelenerek gözler önüne serilmiş
    Görmeyen göze. Duymayan kuşağa anlamayana anlatılmış
    Neden niçin ler hatırlatılarak ders çıkartılacak bir yazı olmuş .
    Kalemine sağlık Ayhan bey

    1. Ayhan Ayhan dedi ki:

      Bünyamin AYDIN Bey, beğeni, Yorum, ilgi ve alakanız için teşekkür ederim, Varolun.

BİR YORUM YAZ