DOLAR8,5581
EURO10,0815
ALTIN495,255
BIST1351,59
AdanaAdıyamanAfyonAğrıAksarayAmasyaAnkaraAntalyaArdahanArtvinAydınBalıkesirBartınBatmanBayburtBilecikBingölBitlisBoluBurdurBursaÇanakkaleÇankırıÇorumDenizliDiyarbakırDüzceEdirneElazığErzincanErzurumEskişehirGaziantepGiresunGümüşhaneHakkariHatayIğdırIspartaİstanbulİzmirK.MaraşKarabükKaramanKarsKastamonuKayseriKırıkkaleKırklareliKırşehirKilisKocaeliKonyaKütahyaMalatyaManisaMardinMersinMuğlaMuşNevşehirNiğdeOrduOsmaniyeRizeSakaryaSamsunSiirtSinopSivasŞanlıurfaŞırnakTekirdağTokatTrabzonTunceliUşakVanYalovaYozgatZonguldak
Bursa 28°C
Parçalı Bulutlu
sonhaber16.com

‘REJİ ve RAJİ’

‘REJİ ve RAJİ’
REKLAM ALANI
07.02.2020
A+
A-

REJİ; teslimiyetçiliğin, emperyalizmin, sömürü düzeninin bekçiliğini, bayraktarlığını yapan bir kurum.

RAJİ; dostluğun, kardeşliğin ve aydınlığın timsali Ankara Gazi Lisesi’nden eğitimci arkadaşımın ismi.

Kelime olarak “REJİ” Fransızca’da tekel demektir. Son günlerdeki güzel ülkemdeki ekonomik veriler (yüksek enflasyon, faiz, kur, işsizlik, cari işlemler açığı) elbette ki bir krizin var olduğunu ortaya koymaktadır. Bu veriler ışığı altında da ‘Osmanlı İmparatorluğu döneminde başımıza bela olan Düyunu Umumiye’nin ne olduğunu toplum olarak öğrenmiş, hatta ezberlemiş bulunmaktayız’ diye düşünüyorum.

Osmanlı İmparatorluğu aldığı yüksek faizli borçları, üretime aktarmayıp şatafatlı saray yapımları ve lüks masraflara ayırarak devletinin itibarının artacağını sanıyordu. Yüksek faizle borç almak düşüncesi, emperyalist devletlerin iştahını da epeyce kabartmıştır. Düyunu Umumiye, Osmanlı’nın gelirlerinin üçte birini sahiplenerek Avrupa sermayesinin güvenliğini ve ekonomik karlılığını sağlamıştır.

Osmanlı İmparatorluğu’nun borçlarını ödeyebilmek, yapılandırmak amacıyla  yabancı ülkeler tarafından  1883 tarihinde 30 yıllığına kurulan imtiyazlı Düyunu Umumiye’ye bıraktığı gelirlerin bazıları şunlardır; tuz ve tütün tekeli, damga pulu vergisi, alkollü içkiler vergisi, Edirne-Samsun-Bursa ipek öşrü vb.

Tütün yetiştirmek isteyenlerin her yıl yeniden REJİ’den izin almaları gerekiyordu. Tütünün yalnız yetiştirilmesini değil, aynı zamanda yurtiçinde işlenmesini de elinde bulunduruyordu. REJİ İdaresi’nin Samsun, İzmir, İstanbul, Selanik ve Trabzon gibi şehirlerde tütün işleme ve sigara fabrikaları vardı.

REJİ İdaresi, ayrıca  iç tüketime ayrılan tütünleri satın almak, imal etmek ve satmak ve sigara üretimi ile satışı aşamalarını da gerçekleştirme hakkına sahiptir. REJİ İdaresi fiyatları düşük tutarak, 300’e yakın yerli tütün fabrika ve tesislerinin kapanmasına yol açarak ülke ekonomisine önemli zararları da dokunmuştur.

Tütün fiyatı, REJİ ile üreticiler arasında belirleniyor, ama REJİ’nin sürekli düşük fiyat politikaları yüzünden anlaşmazlıklar çıkıyor ve üreticiler tütünlerini genellikle değerinden çok düşük fiyatlarla  REJİ‘ye satmak zorunda bırakılıyordu. Üreticiler, tütünlerini yok pahasına alan REJİ‘ye karşı gelirlerini korumak için kaçakçılığa yönelmişlerdir. Zamanla kaçakçılık REJİ‘ye karşı en yaygın tepki haline gelmiştir.

REJİ, Osmanlı İmparatorluğu’na % 6 ve % 12 arasındaki oranlarda faizle avans bile veriyordu. Böylece, batı kapitalizminin Osmanlı Devleti’ne ve ekonomisine tam anlamıyla nüfuzu ve dolayısıyla hakimiyeti sağlanmış oldu. Osmanlı’nın iflasının sonucu olarak birçok önemli gelirini Düyunu Umumi’ye aktardığı ve de ödenemeyen borçlarını Türkiye Cumhuriyeti 1954 yılında sıfırlayarak ödediği bir gerçektir.

Borç erteleme/ödeme anlaşması ile gelen batılı emperyalist ülkeler tütün gelirlerine el koyup, tahsilatlarını da kurdukları silahlı birimleri (Kolcular) ile gerçekleştirmişlerdir.

Osmanlı döneminde üreticiler ve tüketiciler, REJİ İdaresi’nden çok çekmişlerdir. REJİ şartnamesi yasaklar ve baskılar ile donatılmış, uyulmadığında ise sonu ölümle sonuçlanacak kadar acımasızdı. 20.000 dolayındaki köylünün REJİ kolcuları tarafından öldürüldükleri düşünülmektedir. REJİ İdaresi adeta devlet içinde devlet olmuştur.

Ege bölgemizin meşhur Efe türküsü ‘Çökertme’ türküsündeki  ‘Kolcular gelince Halil’im nerelere kaçalım. Teslim olmayalım Halil’im aman kurşun sıkalım. ’ dizeleri REJİ kolcularının zulmünü, vahşetini en güzel şekilde dizelere dökmüştür.

REJİ İdaresi, M. Kemal Atatürk döneminde 1929 tarihinde kaldırılmış yerine ulusal bir kuruluş olan İnhisar İdaresi kurulmuştur. Böylelikle tarihi bir süreçten geçen, tütün en sonunda TEKEL İdaresi tarafından yönetilir.  TEKEL’in kurulması “Bağımsız Ekonominin” şerefli  bir zaferidir.

Şu an güzel ülkemdeki durum da maalesef aynıdır. Küreselleşme adı altında köleleşme ve bağımlılığı getirmekten çekinmeyen siyasi irade Osmanlı’daki REJİ İdaresi’ne benzer bir kanunu yüce Meclis’ten çıkardılar. Bu kanuna göre tütün üretimi yapan 600 bin ailenin ekmeği elinden alınarak izinsiz tütün ekenlere ağır cezalar getirildi ve en kötüsü tütün ithalatını serbestleştirdi. Yeni Tütün Kanunu, Tekel’in destekleyici alımlarına son vererek, tütün başfiyatı açıklama uygulamasını bitirip, üreticiyi özel sektörün insafına bıraktı.

Evet… REJİ ve RAJİ isimleri bende her zaman farklı duyguları yansıtmıştır. REJİ İdaresi’nin yerine; Dünya Bankası, IMF, AB fonları, çok uluslu sermaye grupları, bankalar vb. Kuruluşlar gelerek emperyalist faaliyetlerini isim değiştirerek yürütmüşlerdir. Bu küresel etkilenmeden kurtulmanın şifresi dünyadaki teknolojik gelişmeleri yakından takip etmek ve uygulamaktır. Bunun için de Endüstri  (Sanayi) 4.0 kapsamında ihracatımız içindeki yüksek katma değer ürünlerin payını artırmaktır.

REJİ’lerin yerine RAJİ’lerin çoğunlukta ve yaşamımızda olduğu sevgi ve vicdan dolu güzel bir ülke… Ne dersiniz?

Ankara Gazi Lisesi mezunlarından RAJİ Arı başta olmak üzere; M. Karagüney, O. Kaan Karabağ, A. Baltacı, E. Çetin, H. Karataş, N. Sönmez, S. Nuzumlaer Gürel, Z. Temiz, E. Koç,  B. Kadıoğlu, M. Parer, B. Üretmen, S. Gökçek, B. Özenir, T. Uzun, B. Köksal, N. Karadağ Makas, V. Akyol Giritli, S. Akyol, A. Geyik, H. Bozkurt, M. ilter Arlı, E. Yılmaz, A. Akkok Furlonger, F. Kantörün, A. Çavuşoğlu, A. Gökdemir, N. Şenbaba, H. Özalp, T. Dikicioğlu, H. Şahin, S. Özen, F. Edgü, M. Özdemir, S. Colakgil arkadaşlarımla birlikte kıymetli öğretmenlerimizden Sn. Vefa Çokçetin, Sn. Jale Arguvanlı ve Sn. Yüksel Nacar’ı sevgi ve saygı ile anmaktayım. (İsim sıralamasında hiçbir yöntem kullanılmamıştır. Atlamış olduğum arkadaşlarım ve öğretmenlerim elbette olmuştur, bağışlamaları dileğiyle.)

REKLAM ALANI
YORUMLAR

  1. LEVENT KARAOĞULLARI dedi ki:

    Güzel bir yazı olmuş elinize sağlık ???

    1. Tansel Saylı dedi ki:

      Levent Kardeşim. …. teşekkürler. …

  2. İdris SEVER dedi ki:

    Elinize sağlık, selamlar…

    1. Tansel Saylı dedi ki:

      İdris Kardeşim. .. teşekkür ediyorum…

  3. Yakup Kangırtay dedi ki:

    Yüreğine sağlık güzel arkadaşım ?

    1. Tansel Saylı dedi ki:

      Yakup Arkadasim… çok çok teşekkürler. .

  4. Guner cinarli dedi ki:

    Eline sağlık doğru söze ne denir

  5. Tansel Saylı dedi ki:

    İdris Kardeşim. .. teşekkür ediyorum…

  6. Fevzi Ergin dedi ki:

    Doğru bir konuya değinmişsiniz.Yazınız için tebrik ederim.

    1. Tansel Saylı dedi ki:

      Fevzi bey çok teşekkürler. … sevgi ve saygılarımla.