DOLAR16,8258
EURO17,5624
ALTIN976,671
BIST2405,98
AdanaAdıyamanAfyonAğrıAksarayAmasyaAnkaraAntalyaArdahanArtvinAydınBalıkesirBartınBatmanBayburtBilecikBingölBitlisBoluBurdurBursaÇanakkaleÇankırıÇorumDenizliDiyarbakırDüzceEdirneElazığErzincanErzurumEskişehirGaziantepGiresunGümüşhaneHakkariHatayIğdırIspartaİstanbulİzmirK.MaraşKarabükKaramanKarsKastamonuKayseriKırıkkaleKırklareliKırşehirKilisKocaeliKonyaKütahyaMalatyaManisaMardinMersinMuğlaMuşNevşehirNiğdeOrduOsmaniyeRizeSakaryaSamsunSiirtSinopSivasŞanlıurfaŞırnakTekirdağTokatTrabzonTunceliUşakVanYalovaYozgatZonguldak
Bursa °C
sonhaber16.com

Haydut Devlet… Siyasette liyakat…

06.11.2018
A+
A-

Değerli okurlar,

Haydut Devlet kavramı ilk olarak 1991 tarihinde ABD eski Genelkurmay Başkanı Carl Edward Vuono tarafından kullanılmış ve ABD’nin şahin kanat isimleri tarafından bir güvenlik stratejisi haline getirilmiştir. Gerçekte ise ABD çıkarları için tehlike oluşturan, ABD’nin dümen suyuna girmeyen ülkeler bu listenin içindedir.

ABD Genelkurmay Başkanlığı’nın yönlendirmesinde faaliyet gösteren Stratejik ve Uluslararası İlişkiler Merkezi [CISIS], dünyanın şekillendirilmesinde bir rehber olmak üzere, ABD açısından güvenlik sorunu olarak nitelendirilebilecek 3 tür devlet bulunmaktadır:

  1. Haydut Devletler: Libya, İran, Irak, Suriye ve Kuzey Kore.
  2. Aday Haydut Devletler:Türkiye, Pakistan, Güney Kore, Mısır, Endonezya, Suudi Arabistan ve Hindistan.
  3. Aday Adayı Haydut Devletler:Rusya, Çin…

Burada bizi ilgilendiren kategorinin 2. grubu ve ilk sırasında olmamız.

Kim yapıyor bu sınıflandırmayı?

Amerika…

ABD, 11 Eylül saldırıları sonrasında, küresel egemenliğinin önündeki en büyük tehditlerden birinin “küresel terörizm”, daha doğrusu radikal İslam olduğunu büyük bir dehşetle görmüştü. Klasik terörizmle mücadele yöntemlerinin ancak sivrisinekleri öldürdüğünü fark eden ABD’nin, 11 Eylül saldırıları sonrası bataklığı kurutma arayışları Büyük Ortadoğu Projesi ile sonuçlandı.

İlk kez Ekim 2003’te ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Marc Grosman tarafından, daha sonra 2004 başlangıcında Davos’ta, ABD Başkan Yardımcısı Dick Cheney tarafından dile getirilen Büyük Ortadoğu Projesi’nin amaçları kaba hatlarıyla şöyledir:

  • Bölgede istikrarı sağlamak
  • Teröre destek veren ülkelerle savaşmak
  • Ortadoğu ülkelerinde siyasal ve ekonomik ortamlara destek sağlamak

2005-2009 yılları arasında ABD Dışişleri Bakanlığı görevini yürüten Condoleezza Rice,  Washington Post Gazetesi’nin 07.08.2003 tarihli sayısında yayınlanan “Transforming The Middle East’’ (Ortadoğu’yu Dönüştürmek) başlıklı yazısında aralarında Türkiye’nin de bulunduğu Fas’tan Basra körfezine kadar uzanan coğrafyada 22 devletin rejiminin, sınır ve haritalarının değiştirileceğini vurgulamıştır.

Kesin sınırları tartışmalı olan bölgede 700 milyondan fazla insan yaşamakta, 12 milyon km2’lik bir alanı kapsamaktadır.

Projeye dâhil olan ülkeler başlıca beş gruptan oluşmaktadır.

  1. Kuzey Afrika Grubu: Fas, Cezayir, Tunus, Mısır, Libya (projede varlığı henüz teyit edilmemiştir)
  2. Akdeniz ülkeleri: Türkiye, Suriye, Lübnan, Ürdün, İsrail, Filistin
  3. Kafkas ülkeleri: Azerbaycan, Ermenistan, Gürcistan
  4. Körfez ülkeleri: Suudi Arabistan, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Kuveyt, Umman, Yemen
  5. Asya ülkeleri: İran, Irak, Afganistan, Pakistan, Bangladeş (projede varlığı henüz teyit edilmemiştir)

Bölgenin sergilediği genel tablo; yoksulluk, geri kalmışlık, olmayan bir büyüme hızı, hızlı nüfus artışı, göç, antidemokratik yönetimler, teröre kaynaklık etme, anlaşmazlık ve çatışmalardır.

Bu genel tablo içerisinde ABD’nin sloganı; “Ortadoğu’ya refah ve özgürlük gelsin”, “Ortadoğu’ya demokrasi gelsin”, “Bölgeye liberal ekonomi yerleşsin”, “Antidemokratik rejimler yok edilsin”, “Ortadoğu ülkeleri arasında güvenlik ve işbirliği sağlansın”, “Kamu ve yerel yönetim reformları yapılsın”, “Siyasal ve ekonomik reformlar yapılsın”, “Tüm anlaşmazlıklar giderilsin”, “Bölge zenginleşsin”, “Bölgeye barış ve istikrar gelsin”, “Ekonomik kalkınma sağlansın” şeklindedir. Bunların hiçbiri makul bir düşüncenin kabul etmeyeceği şeyler değildir. Ama hepsi gerçekte tek bir amaca yöneliktir: “ABD bölgede egemen olsun.”

Bu kadaaar uzun bir açıklama ve yazının arkasından,

Haaa! Gel kardeşim, yüzlerce bin sayfalık rapor, senaryo, kravatlı salon toplantılarını bir kenara bırakın da asıl gerçeği söyleyin.

Gerçi adamlar söylüyor ama gören kim?

Değerli okurlar, bu adamlar böyle yönetiyor dünyayı.

Ne Devleti? Haydut Devlet.

Ülkemize karşı yapılan bu ithama razı mı geleceğiz?

Kanaatimce, ‘’O İŞ BİTTİ BİLE, GEÇMİŞ OLSUN!’’

Son 4 yıla kısa bir hızlı tur yaparak bu konuyu noktalayalım.

Anayasa değişikliği komisyonu, rejim ve/veya yönetim sistemi değişikliği söylemleri, 15 Temmuz Darbe Girişimi, OHAL ve devam etmesi, etrafımızda Irak, İran, Suriye meseleleri, IŞİD’in bir anda buhar olmuş gibi yaptırılması, Fırat’ın doğusu, batısı, sağı, solu, ötesi, berisi, Kalkanı, siyasette ittifakların oluşması, son genel seçimler, Başkanlık sitemine ısrarla geçilmedi denilmesine rağmen ısrar ile geçildi gibi yapılması, Rahip, Kaşıkçı ve Andımız meseleleri, şimdi de İran ambargoları ve ambargo delinmesi için verilen 8 ülkeye, 180 günlük tavizler…

Veee önümüzdeki 2 ay içerisinde coğrafyamızda yaşanacak olanlar…

*** *** ***

SİYASETTE LİYAKAT

Kısa, öz, açık, net, kitabın tam ortasından, Peygamber Efendimizin (SAV) buyurduğu üzere dosdoğru yazacağım.

10’larca siyasi parti, 3-4 Meclis partisi, bu partilerin ayrı ayrı 100’lerce teşkilatı ve bu partilerin 10.000’lerce üye, yöneticisi.

Bir amaç, dava ve hedef için bir çatı altında toplanır ve hepsi ülke yönetiminde söz sahibi olmaya çalışır.

Ne var ki ülkeyi yönetmeye talip kadroların içerisinde yıllarca emek ve mücadele verenler,

Ülkeyi yönetecek yerlere, yasal olarak yapılan seçimlerde hani bir aday konulması gerekir ya!

İşte o aday olunulacak olan yerlere bir genel başkan tarafından o dava, amaç ve hedef için hiç emek ve mücadele ortaya koymamış bir kişiyi getirir koyar…

AKP ve İYİ Parti hariç tüm siyasi parti üye ve yöneticilerini kapsayabilir bu yazdıklarımız.

(AKP kurulduğu andan beri iktidar ve mücadeleye başlayan herkes bir yerlere geldi zaten, İYİ Parti ise bir seçim geçirdi ve çok yeni daha. Milletvekili seçimlerindeki kargaşa ve tecrübesizliklerini görmezsek bu seçim ile beraber kategorisini kendi tayin etmiş olacak.)

LİYAKAT-SİZSİNİZ!

KİFAYET-SİZSİNİZ!

HEDEF-SİZSİNİZ!

KABİLİYET-SİZSİNİZ!

YETENEK-SİZSİNİZ! ! !

Son olarak da bana şahsen gelen en çok eleştiri; iktidarı hiç eleştirmiyor olmammış…

Değerli okurlarım,

İlk yazım ‘’YABAN&SARAY’’dan başlayarak, bu yazım da dahil, iddia ediyorum; benim eleştirdiğim kadar Yılmaz Özdil, Bekir Coşkun, Emin Çölaşan eleştirmiyordur iktidarı.

Lakin üslup ve tarz meselesi bu, fotoğrafa yukarıdan bakmak ve bakmayı öğrenmek gerek.

Kış geldi, sağlıklı ve esen kalın.

REKLAM ALANI
YORUMLAR

  1. Murat Y. dedi ki:

    Yine Türkiye gündemini belirleyen konular çozume kavusturulmayi bekleyen sorunlara usta bir cerrah gibi neşterinizi vurmusssunuz.
    Tebrikler yazılarınızın devamını merakla bekliyorum.

  2. Kutay dedi ki:

    Ayhan Bey bir sonraki yazınızda kaynaklarınızla ilgili bir bilgi de paylaşır mısınız bu arada tebrikler yazınız harika

  3. Süleyman dedi ki:

    Çarpıcı tespitlerle dolu bir tarih dersi Ayhan Bey kutlarım

  4. Mehmet ali dedi ki:

    Ayhan bey devamlı okuyorum takip ediyorum, ilk günden bu günekadar güzel bir performans gösterdiniz, tebrikler başarılar.

  5. Mehmet ali dedi ki:

    Yazarımız Ayhan beye güzel anlatım ve akıcı bir türkçe ile yazılmasına, başarılar Ayhan güzel bey.