Futbol  üzerine…

Futbol  üzerine…

Damat’tan kaçarken, Kayınbirader’e yakalanmak…

Başakşehir’in şampiyonluk hikayesi…

Ya da üç büyüklerin (!) perişan hali…

***

Futbola ilgim çok sıradan bir izleyici olmaktan öteye geçmez.

Çocukluk yıllarından Galatasaraylı biriydim.

Ta ki, dünyanın en pahalı teknik direktörlerinden biri olarak Milli Takım’ı çalıştırırken ve Milli Takım grubunda nal toplarken köfteci dükkanı basan Fatih Terim Galatasaray’ın başına getirilene kadar…

O gün taraftarlığımı askıya aldığımı sosyal medya hesabımdan duyurdum arkadaşlarıma.

***

“Ben sporcunun; zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim.” demiş, ulu önder Atatürk.

Başarılısını dememiş.

Her yıl şampiyon olanını dememiş.

Ahlaklısını demiş…

***

Anlatılan o ki;

Trabzonspor, Denizlispor karşında 2-1 mağlup olmuştur ve moraller bozuktur…

Damat Berat Albayrak, Teknik Direktör Ünal Karaman’a çıkışır;

  • “Bu nasıl futbol hoca!”

Ünal hoca, beş  on  saniye hiç birşey söylemeden bakar Damat’ın gözlerinin içine.

Sonra cevap verir;

  • “Biz size, bu nasıl ekonomi diye soruyor muyuz?”

İşte iplerin koptuğu an, o andır.

Damat cevabını bilahare verecek, konuyu  kayınpederi, AKP’li Sayın Cumhurbaşkanı’na kadar götürecek ve son 10 senenin en iyi ilk yarı performansına rağmen Ünal Karaman’ın işine son verilecektir.

Tanrı’nın bu işlere karıştığını sanmıyorum ama yine de;

“İlahi adalet” demeden edemeyeceğim.

***

Üzüntüm; futbol hastası Trabzon’lu arkadaşlarım için…

Üzüntüm; futbol ile yatıp kalkan, futbol ile nefes alan tüm Trabzon halkı için…

Üzüntüm; onların yaşayacakları sevincin kişisel egolara kurban edilmiş olması nedeniyle…

Uzun yıllardır hiç bu kadar yakın olmamışlardı şampiyonluğa.

***

Biz Damada olan kişisel gıcıklığımız nedeniyle Trabzon’un kaçırdığı şampiyonluğu “ilahi adalet” şeklinde yorumlarken, bir de baktık Başakşehir’in stadında Damad’ın Kayınbiraderi şampiyonluk sevinci ile dalıyor saha içine…

Damat’tan kaçarken Kayınbirader’e yakalanmışız meğer…

***

Olayın bir değer  trajikomik yanı damat-kayınbirader çekişmesinin sadece sahada kalmaması.

Damadın kardeşinin sahibi olduğu a-Spor TV kanalında, Başakşehir  Futbol Klübü’nün yerden yere vurulması.

Federasyon ve hakemler tarafından kollandığının, bunun hakedilmemiş bir şampiyonluk olduğunun yüksek sesle söylenmesi.

Başta da ifade ettiğim gibi, benim futbol bilgim Başakşehir’in oynadığı futbol ile şampiyonluğu ne ölçüde hakettiğini yorumlamaya yetmez.

Hakemlerin neden Damadın değil de Kayınbiraderin takımını tutuğu konusunda da hiç bir fikrim yok.

Ama bildiğim o ki;

Karaman’ın ahı, mat etti şahı…

***

Mutlaka konusunda uzman spor yorumcuları tatafından elde ettiği başarı değerlendirilecektir ama bir iki cümle de Başakşehir Teknik Direktör’ü Okan Buruk için söylemek isterim.

O futbol oynarken adını sadece oynadığı futbol ile duyduk.

Ne gazeteci dövdü, ne arkadaşının eşine yamuldu.

Silah ile hastahane de basmadı, köfteci de…

Mütevazi duruşu ve efendi kişiliği ile taraflı tarafsız herkesin beğenisini kazandığını düşünüyorum.

Geçen yıl, Akhisarspor ile Ziraat Türkiye Kupası’nı, bu yıl Başakşehir ile Lig Şampiyonluğu’nu kazanarak, henüz yolun başında olduğu teknik direktörlük serüvenini iki kupa ile süslemeyi de başardı.

Kalitesi ile futbolumuza çok şey katacağını ümit ediyor, başarıları sürekli olsun diyorum.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ