
<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Nurten Soydan İNCEGÜL, Author at sonhaber16.com</title>
	<atom:link href="https://www.sonhaber16.com/author/nurten-soydan-incegul/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sonhaber16.com/author/nurten-soydan-incegul/</link>
	<description>Bursa, ulusal ve dünya haberleri</description>
	<lastBuildDate>Tue, 01 Jun 2021 07:52:06 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Anlatılmaz Yaşanır!</title>
		<link>https://www.sonhaber16.com/anlatilmaz-yasanir/</link>
					<comments>https://www.sonhaber16.com/anlatilmaz-yasanir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurten Soydan İNCEGÜL]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Jun 2021 07:51:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sonhaber16.com/?p=172399</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ben romantik bir aşktan yanayım. Çok şeyin aşığıyım. Doğanın, bütün insanların, iyiliklerin, erdemlerin, dürüstlüğün, özgürlüğün ve bütün güzelliklerin. Tevfik Fikret                                                                                                                                  *** Yüzünde hafif bir gülümseme vardı. Hadi bakalım, bugün kimler dersini çalışmadan geldi, diye sordu? Kısa süren bir sessizlik ardından, Hadi çocuklar dürüst olalım, dedi. Dürüstlük kelimesinin verdiği motivasyonla 7-8 arkadaş ellerimizi havaya kaldırdık. Biraz [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sonhaber16.com/anlatilmaz-yasanir/">Anlatılmaz Yaşanır!</a> appeared first on <a href="https://www.sonhaber16.com">sonhaber16.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Ben romantik bir aşktan yanayım. </em></p>
<p><em>Çok şeyin aşığıyım.</em></p>
<p><em>Doğanın, bütün insanların, iyiliklerin, erdemlerin, <strong>dürüstlüğün, </strong>özgürlüğün ve bütün güzelliklerin.</em></p>
<p><strong>Tevfik Fikret                                                                                                                                  </strong></p>
<p><strong>***</strong></p>
<p>Yüzünde hafif bir gülümseme vardı. Hadi bakalım, bugün kimler dersini çalışmadan geldi, diye sordu?</p>
<p>Kısa süren bir sessizlik ardından, Hadi çocuklar dürüst olalım, dedi. Dürüstlük kelimesinin verdiği motivasyonla 7-8 arkadaş ellerimizi havaya kaldırdık. Biraz sonra hepimiz kendimizi kara tahtanın önünde bulduk. Ders çalışmadığımız için mi, dürüst olduğumuz için mi dayak yemiştik?</p>
<p><strong>***</strong></p>
<p>İlkokul 3 ya da 4. sınıftaydık. O zamanlar kendimizi tahlil edebildik mi, bilmiyorum ama. Yaşadığımız büyük bir utanç, hayal kırıklığı ve kızgınlık vardı. Aslında en önemlisi güven duygumuz hasar görmüştü.</p>
<p><strong>Nedir dürüstlük?</strong></p>
<p>Özünde ve sözünde doğruluktan ayrılmamak ve bu değerleri davranışlara yansıtmaktır dürüst olmak.</p>
<p>Dürüst olmak bir meziyet değildir. Zorundalık ya da mecburiyet de değildir. Dürüst olmak gerekliliktir.</p>
<p>Bu gereklilik insanlığın güvenini kazanmak için, yaşadığımız toplumun huzuru hatta ve hatta yaşanılası bir dünyanın temelidir.</p>
<p>O kadar sayıları azaldı ki, dürüst insanlara olan hasretimiz çoğaldı. Tavsiye üzerine bir ürünü alıp kullanabiliriz, herhangi bir restaurana gidip yemek yiyebiliriz, bir kurs ya da bir okul seçebiliriz. Çünkü yaşam içinde bizler tavsiye etmeyi ve bu konuda bilgi almayı severiz.</p>
<p><strong>***</strong></p>
<p><strong>Acı olan şudur ki;</strong> Tavsiye üzerine insan seçer olduk. Oysa ki insan olmak, özü sözü bir olmakla eşdeğerdir<strong>. ‘’Güvenebilirsin çok dürüst, düzgün bir insandır’’ </strong>denir ya, e zaten olması gereken de bu değil midir?</p>
<p>Bazen de öyle cümleler kurarız ki;</p>
<p><strong>Dürüstçe söylemek gerekirse,</strong></p>
<p><strong>Sana her şeyi dürüstçe anlatmak istiyorum.</strong></p>
<p>Halbuki dürüstlük sözle ifade edilebilen bir değer değildir. Dürüstlük, kişinin hal ve hareketlerinde, sesinin tınısında, gözlerinde ve beden dilindedir. Yani beden dilindedir.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-172400" src="https://www.sonhaber16.com/wp-content/uploads/2021/06/N-1.jpg" alt="" width="442" height="451" srcset="https://www.sonhaber16.com/wp-content/uploads/2021/06/N-1.jpg 442w, https://www.sonhaber16.com/wp-content/uploads/2021/06/N-1-294x300.jpg 294w" sizes="(max-width: 442px) 100vw, 442px" /></p>
<p>Dürüstlük arıyoruz çünkü güvenmek istiyoruz, güvenilir ortamlarda bulunmak istiyoruz. Güvenmediğimiz zaman korku içinde oluyoruz, uzaklaşıyoruz. Madem ki bu kadar önemli bir duygu bu, o halde, önce kendimizden başlayalım ve en güzeli de önce kendimize dürüst olalım.</p>
<p><strong>‘’Dürüst olduğun için kaybedebilirsin ama yalan söyleyip utanmaktan iyidir’’</strong> der Amerikalı yazar ve şair Charles Bukowski.</p>
<p>Dostoyevski ise İnsancıklar romanında, ‘<strong>’Dürüst olduğun için sefalete düşmezsin, beceriksiz olduğun için kaybedersin’’</strong> der. Ben bu düşünceden tarafım.</p>
<p>Toplumumuzda oluşan o algı hep aynıdır aslında. <strong>‘’Ben hep iyi niyetimden kaybediyorum’’ </strong>deriz ya, aslında iyi niyetimizden değil aklımızı kullanmadığımız için ya da bazen çabuk güvendiğimiz için kaybederiz.</p>
<p><strong>***</strong></p>
<p>Gerçekleri çarpıtmadan anlatmaktır dürüst olmak. Bazı durumlarda bir olayın akışını yalan söylemeden ama eksik bilgi vererek değiştirebiliriz. <strong>’Ama ben olanı söylüyorum’</strong> deriz, ama her olanı da  söylemeyiz. Belki yalan söylemediğimiz için vicdanımızı rahatlatmış olabiliriz ama aslında dürüstlüğü hiç etmişizdir.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-172401" src="https://www.sonhaber16.com/wp-content/uploads/2021/06/N-2.jpg" alt="" width="503" height="366" srcset="https://www.sonhaber16.com/wp-content/uploads/2021/06/N-2.jpg 503w, https://www.sonhaber16.com/wp-content/uploads/2021/06/N-2-412x300.jpg 412w" sizes="(max-width: 503px) 100vw, 503px" /></p>
<p><strong>Dürüstlük salt bir kavramdır. Koşula, zamana ve ele geçen fırsatlara göre değişken olmamalıdır.</strong></p>
<p><strong>Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar, bırakın kovsunlar.</strong></p>
<p><strong>Doğruyu söylemek gerekirse, e tabi ki gerekir.</strong></p>
<p>The post <a href="https://www.sonhaber16.com/anlatilmaz-yasanir/">Anlatılmaz Yaşanır!</a> appeared first on <a href="https://www.sonhaber16.com">sonhaber16.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.sonhaber16.com/anlatilmaz-yasanir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>GEÇMİŞE ÖZLEM</title>
		<link>https://www.sonhaber16.com/gecmise-ozlem/</link>
					<comments>https://www.sonhaber16.com/gecmise-ozlem/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurten Soydan İNCEGÜL]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Feb 2021 06:39:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sonhaber16.com/?p=158211</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sürekli geçmişe bakan bir kuş var içimizde Mazimize yuva yapmış, Uçamıyor, kaçamıyor, kanatları yok… Özgür Bacaksız *** Zamanın gerisine doğru bir yolculuk yaptığımızda beraberinde bir özlem duygusuyla karşılaşırız. Yaşadığımız bu zamanda, gelişen ve değişen dünyanın bize sağladığı çok fazla kolaylık ve imkân olmasına rağmen kendimizi geçmişi özlemekten alıkoyamayız. Bu gelişimin içinde gözlerimizle görebildiğimiz pek çok [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sonhaber16.com/gecmise-ozlem/">GEÇMİŞE ÖZLEM</a> appeared first on <a href="https://www.sonhaber16.com">sonhaber16.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>Sürekli geçmişe bakan bir kuş var içimizde</em></strong></p>
<p><strong><em>Mazimize yuva yapmış, </em></strong></p>
<p><strong><em>Uçamıyor, kaçamıyor, kanatları yok…</em></strong></p>
<p><strong>Özgür Bacaksız</strong></p>
<p><strong>***</strong></p>
<p>Zamanın gerisine doğru bir yolculuk yaptığımızda beraberinde bir özlem duygusuyla karşılaşırız. Yaşadığımız bu zamanda, gelişen ve değişen dünyanın bize sağladığı çok fazla kolaylık ve imkân olmasına rağmen kendimizi geçmişi özlemekten alıkoyamayız.</p>
<p>Bu gelişimin içinde gözlerimizle görebildiğimiz pek çok şey var aslında.</p>
<p><strong>Peki ya hissedebildiklerimiz?</strong></p>
<p>İşte burada geçmişe duyulan özlem duygusu açığa çıkıyor. İnsanlar maddi ve manevi bir doygunluk hâlinde bile olsa yaşadığı maneviyatın bir veya birkaç adım gerisine gittiğinde özlem duygusu yine kaçınılmaz oluyor.</p>
<p>Çünkü saf sevgiyi ve hoşgörüyü özledik.</p>
<p>O zamana ait arkadaşlıkları ve dostlukları özledik.</p>
<p>&#8216;Komşuda pişer bize de düşer&#8217;i özledik.</p>
<p><strong>Hayatın tadı tuzu kalmadı diyoruz ya, işte hayattan o tadı tuzu almayı özledik.</strong></p>
<p>Sebzenin ve meyvenin damağımızda kalan tadını bile özledik.</p>
<p>Kese kağıdında aldığımız, arasına lokum sıkıştırdığımız bisküvilerimiz var. Nenelerimizin ve dedelerimizin bize anlattığı masallarımız var. Cümbür cemaat toplandığımız bayramlarımız var. Komşunun bahçesinden aşırdığımız elmalarımız var. Gazoz ve çekirdek eşliğinde izlediğimiz açık hava sinemalarımız var. Arkadaşlar arasında dolaşan hatıra defterlerimiz var. Geçmişte özlediğimiz çocukluğumuz ve gençliğimiz var.</p>
<p><strong><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-158217" src="https://www.sonhaber16.com/wp-content/uploads/2021/02/E-1.jpg" alt="" width="602" height="385" srcset="https://www.sonhaber16.com/wp-content/uploads/2021/02/E-1.jpg 602w, https://www.sonhaber16.com/wp-content/uploads/2021/02/E-1-469x300.jpg 469w" sizes="(max-width: 602px) 100vw, 602px" /></strong></p>
<p><strong>İnsan ilişkilerinin pamuk ipliğine bağlı olduğu bu dönemde geçmişi bir sığınak, bir liman gibi görmemiz şimdilerde ilişkilerimizin güçlü olmadığındandır. İnsan olarak aramızdaki ilişkileri daha güçlü tutabilmeyi başardığımız zaman daha mutlu olacağımıza inananlardanım.</strong></p>
<p>Eski tiyatro ve sinema oyuncumuz Bülent Kayabaş, 1967 yılında Kemal Sunal ile yaşadığı bir anıyı şöyle anlatır: <em>Paramız yoktu, beş kuruşsuz dönemlerimizdi. Parasızlıktan çay bahçesine bile gidemezdik. O zamanlar ortalık o kadar sakin ki manav domatesini, biberini yerinde bırakıp gidiyor geceleri. Biz de o domateslerden alıp tuza banarak yiyoruz. Öyle geçiyor günler…</em></p>
<p><em>Provalar oldu, oyunlar başladı derken biz hâlâ devamlı domates alıyoruz aynı tezgahtan ama bayağı alıyoruz. Alıyoruz dediğim, düpedüz çalıyoruz. Yıllar sonra o Kemal Sunal, ben de Bülent Kayabaş olduktan sonra bu anıyı anlattık birbirimize. Çok güldük, hüzünlendik derken düştük Kemal’le Pendik yollarına. Domatesini çaldığımız manavı bulduk. <strong>“Vaaay!”</strong> dedi adam. <strong>“Ne arıyorsunuz siz burada?” </strong>Biz de anlattık,<strong> “Aşağı yukarı iki günde bir senin kasalarından domates çalar, tuza banar yerdik.”</strong></em></p>
<p><em>Adam durdu, durdu… Bir başladı ağlamaya. <strong>“Siz nasıl bana söylemezsiniz! Ben size değil domates, her gün yemek verirdim.”</strong> diye ağlıyor. Biz ağlıyoruz, adam ağlıyor&#8230;</em></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-158216" src="https://www.sonhaber16.com/wp-content/uploads/2021/02/E-2-1.jpg" alt="" width="447" height="338" srcset="https://www.sonhaber16.com/wp-content/uploads/2021/02/E-2-1.jpg 447w, https://www.sonhaber16.com/wp-content/uploads/2021/02/E-2-1-397x300.jpg 397w" sizes="auto, (max-width: 447px) 100vw, 447px" /></p>
<p><strong>Bu kısacık anı bize o dönemdeki kocaman yürekli bir manavı görmeden bile özletmeye yetti. Kadir kıymet bilmek, vicdan ve merhamet sahibi olmak ne paha biçilemez bir değer. </strong></p>
<p>Yaşadığımız bugünde geleceğe kaygıyla bakmak geçmişi daha çok özlememize neden oluyor.</p>
<p>Geçmiş okuyup beğendiğimiz, rafa kaldırdığımız bir roman gibi. Geleceğimiz ise henüz sayfalarını açmadığımız, belirsizlik içinde olan ve okunmayı bekleyen bir başka kitap.</p>
<p><strong>Bu salgın dönemini düşünüp, sadece 1 sene geriye gittiğimiz zaman bile çok şeyi özlediğimizi fark ediyoruz. Birbirimizle sohbet etmeyi, aynı ortamlarda, aynı sofralarda buluşmayı en çok da birbirimize sarılmayı özledik. Demek ki insanın insana duyduğu ihtiyaç ne zamana, ne de mekana bakıyor. </strong></p>
<p>Hayatımızın her anında mutlu olmak için sebepler bulabilmeli, bunu yaşam tarzımıza uygun bir hâle getirebilmeli ve yaşananlardan mutlu olmasını öğrenebilmeliyiz. Geçmişimizi tabii ki özleyelim ama geçmişe de takılıp kalmayalım. Kalmayalım ki yarınlarımız için yol alabilelim.</p>
<p><strong>Uzaktan da olsa sizi sevgiyle kucaklıyorum…</strong></p>
<p>The post <a href="https://www.sonhaber16.com/gecmise-ozlem/">GEÇMİŞE ÖZLEM</a> appeared first on <a href="https://www.sonhaber16.com">sonhaber16.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.sonhaber16.com/gecmise-ozlem/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>4</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bahanemiz Çay Olsun!</title>
		<link>https://www.sonhaber16.com/bahanemiz-cay-olsun/</link>
					<comments>https://www.sonhaber16.com/bahanemiz-cay-olsun/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurten Soydan İNCEGÜL]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 Jan 2021 06:39:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sonhaber16.com/?p=148502</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bir gün çay içelim seninle Çaylar benden, manzara senden olsun… -Orhan Kemal- *** &#8216;Çay demledim, gel&#8217; deriz, &#8216;bi çay içelim mi&#8217; deriz, çaya davet ederiz. Çay hayatımızdaki en güzel bahanelerden biridir. Gün içinde, çalışırken, yolculuk yaparken çoğumuzun en keyif aldığı cümledir çay molası. Çayı çok seven biri olarak bazen &#8216;çay olmasaydı ne yapardım&#8217; diye düşünmüyor [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sonhaber16.com/bahanemiz-cay-olsun/">Bahanemiz Çay Olsun!</a> appeared first on <a href="https://www.sonhaber16.com">sonhaber16.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>Bir gün çay içelim seninle </em></strong></p>
<p><strong><em>Çaylar benden, manzara senden olsun…</em></strong></p>
<p><strong>-Orhan Kemal-</strong></p>
<p><strong>***</strong></p>
<p>&#8216;Çay demledim, gel&#8217; deriz, &#8216;bi çay içelim mi&#8217; deriz, çaya davet ederiz. Çay hayatımızdaki en güzel bahanelerden biridir. Gün içinde, çalışırken, yolculuk yaparken çoğumuzun en keyif aldığı cümledir çay molası.</p>
<p><strong>Çayı çok seven biri olarak bazen &#8216;çay olmasaydı ne yapardım&#8217; diye düşünmüyor değilim. Ocağın üstünde buharı tüten demliğe, ince belli bardağa dökülüşüne ve o ilk yudumuna şapka çıkaranlardanım.</strong></p>
<p>Pek çoğumuz çayın sıcaklığını hissede hissede içmeyi ve rengini görmeyi sevdiğimiz için cam bardakta içmeyi tercih ederiz. Peki çay bardağını ilk olarak Türkiye İş Bankası’nın 1934 yılında kurduğu fabrikada üretildiğini biliyor muydunuz?</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-148506" src="https://www.sonhaber16.com/wp-content/uploads/2021/01/Cay-1-650x312.png" alt="" width="650" height="312" srcset="https://www.sonhaber16.com/wp-content/uploads/2021/01/Cay-1-650x312.png 650w, https://www.sonhaber16.com/wp-content/uploads/2021/01/Cay-1-500x240.png 500w, https://www.sonhaber16.com/wp-content/uploads/2021/01/Cay-1.png 705w" sizes="auto, (max-width: 650px) 100vw, 650px" /></p>
<p><em><strong>Biz çayın yalnızlığa iyi gelen tarafını da severiz.</strong></em></p>
<p><strong>-Oğuz Atay-</strong></p>
<p><strong>***</strong></p>
<p><strong>Peki çay ilk nasıl bulunmuştur?</strong></p>
<p>Rivayete göre MÖ. 2700’lerde Çin İmrapatoru Shenn Nung bir ağacın altında oturmaktadır. Yanında bulunan sıcak su dolu kaseye bir yaprak düşer. Düşen bu yaprağın suya verdiği renk ve kokusu imparatoru mest eder, imparator şifa niyetine içmek ister ve içer. Şifalandığına inanır. Bu nedenle de çay şifa bulmak ve tedavi amaçlı kullanılmaya başlanır. Zaman içinde de Çin’de ticaretin gelişmesi ile ticari amaçlı kullanılmaya başlanır. MS. VIII. yy’da çin kültürünü incelemeye gelen japon rahipler de çay ile tanışırlar ve bu bitkiyi ülkelerine götürürler. Çay japon halkı tarafından o kadar çok sevilir ki önemli protokol toplantılarında çay seremonisi adı altında sunumlar yaparlar.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-148505" src="https://www.sonhaber16.com/wp-content/uploads/2021/01/Cay-2-650x435.png" alt="" width="650" height="435" srcset="https://www.sonhaber16.com/wp-content/uploads/2021/01/Cay-2-650x435.png 650w, https://www.sonhaber16.com/wp-content/uploads/2021/01/Cay-2-448x300.png 448w, https://www.sonhaber16.com/wp-content/uploads/2021/01/Cay-2.png 692w" sizes="auto, (max-width: 650px) 100vw, 650px" /></p>
<p><strong>Peki nedir bu çay seremonisi?</strong></p>
<p>Çay içmek japonların da vazgeçilmez bir aktivitesi olmuştur. O dönemlerde çay japonların kültür ve keyif sembolü haline gelmiştir. Japonya’da çay seremonisi sadou ya da chadou adıyla bilinir. Bu kelimeler çaya giden yol manasına gelir. Yeşilliklerin içinde, sakin ortamlarda küçük çay evleri inşa eden japonlar, çayı sunan kişi ve çay içmeye gelen kişileri bazı kurallara tabi tutmuşlardır. Bu çay odalarında ve davetlilerde sadelik hakimdir. Dünyevi meselelerden uzaklaşmak adına bu sadelik çok önemlidir. Erkeklerin bu odalara silahla, kadınların ise mücevherle girmeleri yasaklanmıştır. Bu odalara girerken eğilmek zorundadırlar. Bu da alçakgönüllülüğü ön plana koyar. Bu seremonilerde genellikle genç kızlar çay sunumları yapar ve bu sunumlar için de eğitimler alırlar.</p>
<p>Japonya’dan sonra Hindistan ve İran’a yayılan çay, XVII. yy.’da Avrupa topraklarına yayılmıştır.</p>
<p><strong>Peki Türkler çayla ne zaman tanışmıştır?</strong></p>
<p>Türklerin çay ile tanışması XIX. yy.’da olmuştur. II. Abdülhamid döneminde dışarıdan ihraç edilen çay bazı dükkanlarda satılmıştır. Yine aynı dönemde çay; hem ticari, hem de şifa kaynağı olarak düşünülmüş ve Japonya’dan tohum tedarik edilmeye başlanmıştır. Çay ekimi ilk olarak Bursa’da gerçekleştirilmiştir. Fakat toprağın bu bitki için elverişli olmayışı sebebiyle başarı elde edilememiştir.</p>
<p>1917 yılında Halkalı Yüksek Ziraat Mektebi Müdür Vekili Ali Rıza Erten ve beraberindeki bir ekip, çay yetiştirilen bölgeyi incelemek üzere Batum’a giderler ve bir rapor hazırlarlar. Rapor I. Dünya Savaşı nedeniyle askıya alınır.</p>
<p>Tam bir kahve tiryakisi olan Osmanlılar’ın I. Dünya Savaşı’nı kaybetmesi ticari anlaşmaları da etkilemiş ve Yemen’den aldıkları kahve fiyatları fazlasıyla artmıştır. Bu konuda önlem alınması gerektiğini düşünen Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye topraklarında yetişebilecek bir bitki olan çayın yaygınlaşması için çalışmalara başlamıştır. O dönem Orman Müfettişi Zihni Derin 1923 yılında çay fidanlığı kurmak üzere Rize’ye gönderilmiştir. 1924 yılında Batum’da ruslar tarafından kurulan fidanlıklar ve çay bahçelerini inceleyen Zihni Derin, oradan Türkiye’ye çay tohumları getirir. Fakat halkın yeteri kadar bilgi sahibi olmaması, çaya ilgi göstermemesi üzerine başarı sağlanamaz. 1924 yılında devlet tarafından Rize’de çay yetiştirilmesi konusunda bir yasa çıkarılmıştır. Bu konunun tekrar tekrar üzerine gidilmesi sebebiyle 1930’lu yılların sonunda bölgede küçük fabrikalar kurularak Rize’de çay ekonomisinin geliştirilmesi sağlanır. Bugün Türkiye’de en çok çay üretilen bölge Rize’dir.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-148504" src="https://www.sonhaber16.com/wp-content/uploads/2021/01/Cay-3-650x432.png" alt="" width="650" height="432" srcset="https://www.sonhaber16.com/wp-content/uploads/2021/01/Cay-3-650x432.png 650w, https://www.sonhaber16.com/wp-content/uploads/2021/01/Cay-3-451x300.png 451w, https://www.sonhaber16.com/wp-content/uploads/2021/01/Cay-3-768x511.png 768w, https://www.sonhaber16.com/wp-content/uploads/2021/01/Cay-3.png 800w" sizes="auto, (max-width: 650px) 100vw, 650px" /></p>
<p><strong>1947 yılında Rize’de kurulan ilk çay fabrikasının kurulmasına da İsmet İnönü öncülük etmiştir. </strong></p>
<p>-Demlikten Süzülen Çay kitabının yazarı Deniz Gürsoy’a göre batılıların içtiği çay yalnızca körpe yapraklardan yapıldığı için demini kısa sürede salıverme özelliğine sahip. Biz körpe olmayan yaprakları da kullandığımız için içtiğimiz çayın demlenme süresi uzun oluyor. Ülkemizdeki çay tiryakileri çayın buruk tadını genzinde hissetmek istiyor. Dem süresi de bu buruk tada erişmek için uzatılıyor.</p>
<p><strong>-“Dünyada çay bitkisine kar yağan başka bir ülke daha yok.”</strong> diyor Çayeli Ziraat Odası Danışmanı Ali Küçükislamoğlu. <strong>“Yüksek tepelerin üzerinde yer alan çaylıklar kış aylarında kar altında kalınca bakteriler de yaşama imkanı bulamıyor. Bu nedenle tarım ilacı kullanımına da gerek kalmıyor.”</strong></p>
<p>Çay kültürü ülkemizde o kadar çok gelişmiş ki kendi çay kültürümüzü oluşturarak demleme usüllleri, çay sunumları ve içmek için kendimize özgü bardaklar ortaya koymuşuzdur.</p>
<p>Çay o kadar sevilmiş ki edebiyat alanında da kendine yer edinmiş; türkülerimize, manilerimize, destanlarımıza, ilahilerimize ve şiirlerimize yansımıştır:</p>
<p><em><strong>Bir çay demle kızım…</strong></em></p>
<p><em><strong>Doldur üç bardak…</strong></em></p>
<p><em><strong>Biri sağlığına,</strong></em></p>
<p><em><strong>Biri varlığına,</strong></em></p>
<p><em><strong>Biri yandığına olsun…</strong></em></p>
<p><strong>-Meral Demir-</strong></p>
<p><strong>***</strong></p>
<p><strong><em>Sevdiklerimizle koyu bir muhabbetin deminde buluşmak dileklerimle…</em></strong></p>
<p>The post <a href="https://www.sonhaber16.com/bahanemiz-cay-olsun/">Bahanemiz Çay Olsun!</a> appeared first on <a href="https://www.sonhaber16.com">sonhaber16.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.sonhaber16.com/bahanemiz-cay-olsun/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>5</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
