
<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Damla BADIRGALI, Author at sonhaber16.com</title>
	<atom:link href="https://www.sonhaber16.com/author/damlabadirgali/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sonhaber16.com/author/damlabadirgali/</link>
	<description>Bursa, ulusal ve dünya haberleri</description>
	<lastBuildDate>Wed, 22 Jun 2022 05:47:51 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Rüzgâr esintisine karşı!</title>
		<link>https://www.sonhaber16.com/ruzgar-esintisine-karsi/</link>
					<comments>https://www.sonhaber16.com/ruzgar-esintisine-karsi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Damla BADIRGALI]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Jun 2022 05:47:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sonhaber16.com/?p=240291</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yumuşak tüylü kedimin yüzüme sıcak nefesini üflemesiyle istemesem de uyanıyorum. Açık pencereden esen rüzgâr perdemi uçuruyor, yaz yükselttiği sıcaklıkla bize geldiğini haber veriyor. Hafifçe doğruluyorum, yanı başımdaki pürüzsüz yastığa odaklanıyorum. Mobilyacı, iki kişilik yatağın daha rahat olacağını söylerken yalnızlığımı hesaba katmamış olmalı. Başımı iki yana sallayarak ağrıtan düşünceleri kışkışlıyorum. Yalın ayaklarım beyaz mermerde soğuğu hissederek [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sonhaber16.com/ruzgar-esintisine-karsi/">Rüzgâr esintisine karşı!</a> appeared first on <a href="https://www.sonhaber16.com">sonhaber16.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yumuşak tüylü kedimin yüzüme sıcak nefesini üflemesiyle istemesem de uyanıyorum. Açık pencereden esen rüzgâr perdemi uçuruyor, yaz yükselttiği sıcaklıkla bize geldiğini haber veriyor. Hafifçe doğruluyorum, yanı başımdaki pürüzsüz yastığa odaklanıyorum. Mobilyacı, iki kişilik yatağın daha rahat olacağını söylerken yalnızlığımı hesaba katmamış olmalı. Başımı iki yana sallayarak ağrıtan düşünceleri kışkışlıyorum.</p>
<p>Yalın ayaklarım beyaz mermerde soğuğu hissederek biraz rahatlıyor ve bu güçle ayağa kalkmayı başarıyorum. Krem teninin verdiği bayağılıkla daha da boş hissettiren duvarlarıma asacak resimler almayı düşünmüştüm fakat tanımadığım insanların yaptığı bilmediğim hikâyeleri olan tablolar içimdeki boşluğu doldurmayacaklardı.</p>
<p>Küçük bir balkonu olan küçük mutfağıma giriyorum ve elime acı bir kahve alıyorum, buzdolabını hayaletlerin doldurmuş olması ümidiyle açıyorum, anlaşılan bu acınası ruhlar bile benle dostluğu göz ardı ediyor. Gençliğimin başlarında cebimin kabarıklığı çevremi kalabalıkla dolduracak sanırdım, şimdi anlıyorum ki kalbinin sahte sevgi ve kahkahalarla dolu olması bunun için yeterliymiş. Dolabın soğukluğundan her ne kadar zevk alsam da onu kapatıyorum ve arkamdan mırıldanarak gelen kedimin kabına mamasını bırakıyorum.</p>
<p>Masaya oturup küllüğümün altına sıkıştırdığım fişlerime bakıyorum: <strong>Bir soda, bir sandviç ve iki fındıklı kurabiye&#8230;</strong></p>
<p>Fındıklı kurabiyeleri canımdan çok severim. Sabahın uyuşukluğunu üstümden atabilmek için sosyal medyayı açıyorum. Parmağım ekranda kayarken yankılanan kahkahalar, boşluğa atılan öpücükler, aşk ilanları görüyorum. Garip, oysaki reklamını yaptığı ürünü almaya bizi ikna etmeye çalışan kadına daha çok ısındım.</p>
<p>Sabahlığımı çıkarıp üzerime düzgün bir şeyler giydikten sonra apartmanımın merdivenlerinden iniyorum. Nedendir bilmem ama sokağa açılan bu kapıyı açmakta her sabah zorlanırım. Belki de ümitsizlikleri kabullenmek onları değiştirmekten daha kolaydır. Belki de rüzgârın estiği yönde ilerlemek yorgunluğumu giderecektir. Kaldırıma adımımı attığımda insanların akışına kapılıyorum ve sadece kendi ayak sesimi duymamak bana bir şeyler hissettiriyor. Bu hissin ne olduğunu tam olarak bilmiyorum ama bir şeyler…</p>
<p>The post <a href="https://www.sonhaber16.com/ruzgar-esintisine-karsi/">Rüzgâr esintisine karşı!</a> appeared first on <a href="https://www.sonhaber16.com">sonhaber16.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.sonhaber16.com/ruzgar-esintisine-karsi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kanımdaki zehir</title>
		<link>https://www.sonhaber16.com/kanimdaki-zehir/</link>
					<comments>https://www.sonhaber16.com/kanimdaki-zehir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Damla BADIRGALI]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Aug 2021 08:28:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sonhaber16.com/?p=177861</guid>

					<description><![CDATA[<p>Titreyen parmaklarım soğuk şırıngayı etime saplıyor. Kan damlacıkları, kar tenimde yüzerken zehir damarlarımı ısıtıyor. Sıcaklığın beynime ulaşmasını bekliyorum. İşte o zaman babamın şiddetinin, annemin baygın gözlerinin, kız kardeşimin elindeki Tanrı’nın bahşettiği yaşının getirdiği masumlukla gözyaşlarından kurtulamayan yavrucağın zayıflığının yarattığı düşünce düğümlerimi bir süreliğine görünmez kılabilirim. Damarlarım büzüşüyor, anılarım saydamlaşıyor, acımı hissedemeyecek kadar uyuşuyorum. Tabutumun benim [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sonhaber16.com/kanimdaki-zehir/">Kanımdaki zehir</a> appeared first on <a href="https://www.sonhaber16.com">sonhaber16.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Titreyen parmaklarım soğuk şırıngayı etime saplıyor. Kan damlacıkları, kar tenimde yüzerken zehir damarlarımı ısıtıyor. Sıcaklığın beynime ulaşmasını bekliyorum. İşte o zaman babamın şiddetinin, annemin baygın gözlerinin, kız kardeşimin elindeki Tanrı’nın bahşettiği yaşının getirdiği masumlukla gözyaşlarından kurtulamayan yavrucağın zayıflığının yarattığı düşünce düğümlerimi bir süreliğine görünmez kılabilirim.</p>
<p>Damarlarım büzüşüyor, anılarım saydamlaşıyor, acımı hissedemeyecek kadar uyuşuyorum. Tabutumun benim için açıldığını hissedebiliyorum, vücudumdaki sıvı kanser gibi kaderime ölümün yavaşını kazırken bundan vahşice zevk alıyorum.</p>
<p>Görüşüm bulanıklaşırken yüzüme konan bir sivrisineği yakalıyorum, avucumun içinde onu eziyorum, korkuyorum, gözlerimin önünde oynattığım parmaklarım abimin yerde yatan kanına bulaşmış. Saç derimin kafatasımdan çekildiğini hissediyorum, sanki birisi buruşuk elleriyle beni boğmaya çalışıyor, kendimi öne fırlatıyorum. Yere düştüğümde sokakların ücra bir köşesinde bıçaklanarak hak ettiği sonu bulmuş babamın bana saldırmaya hazırlandığını görüyorum. Şekilsiz parmakları uzuyor, tırnakları kanımı akıtacak keskinliğe ulaşıyor, tıpkı annemin damarlarını onarılamaz çiziklerle donattığı zaman gibi katil ellerini bana uzatıyor. Yaşayacağım vahşeti görmemek için kafamı çeviriyorum. Boyaları soyulmuş duvarımıza astığımız tıraş aynasıyla göz göze geliyorum. Üzerimdeki canavar soluklaşırken ruhumun yavaşça bedenimden ayrılışını görebiliyorum, bizi canlı hissettiren her şey baygın etimde kalırken ruhum evimin kasvetli havasına karışıyor. Halının üzerinde yatan bedenime bir aynanın yabancılığı ile bakıyorum.</p>
<p>Zavallının yüzünde süzülen yaşları uzun saçlarına karışıyor. Oysaki mimikleri uykunun verdiği gamsızlıkla dolu, beyni rüyaların tatlılığına kanmış olabilir ancak yüreği kâbusların sessiz çığlıklarıyla dolu. Ses telleri nidasını duyuracak kadar güçlü değil, yardım için haykırışları içindeki şeytanın boşluğunda kayboluyor.</p>
<p>Zehir bedeninden tamamen çıkmadan yenisini alacak bu kız çocuğu gözlerini açıyor, yüzünde anılarını emanet ettiği yerden alışı görülebiliyor. Parmakları acısını bastırmak için halıyı tırmalarken vücudu kendi panzehrini üretiyor ve kızımız midesindeki tüm asitli sıvıyı dışarıya püskürtüyor. Sarımsı kusmuktan utanıyor, kazağının yeniyle kendini temizlemeye çalışıyor.</p>
<p>Bacakları yeni doğmuş bir çocuğun tecrübesizliğiyle kalkmayı deniyor, başarısız oluyor, düşüyor, yeniden deniyor. Kendini yanı başındaki koltuğa atmayı başardığında ağzını pis kokusundan kurtarmak istiyor. Yastıkların arasından ezilmiş sigarasıyla lacivert çakmağını çıkartıyor. İlk bağımlılığını ciğerlerine çekiyor, titreyen dudaklarıyla ihtiyacı olmayanı soğuk eve üflüyor. Dumanın yarattığı sis evin duvarlarına bir tütün katmanı daha eklediğinde yalancı ailelerin pazar kahvaltısı huzurunu yakalıyor. Dudakları nikotinin sarhoşluğuyla çatlamış halde temiz bir sıvıya susuyor. Kaslarını zorlayarak sineklerin uçuştuğu boş mutfağa giriyor ve kafasını musluğun altına sokuyor. Su ensesindeki tüyleri ürpertirken vücudu kısa bir soğuk dalgayla titriyor. Midesinin boşluğu onu bulandırıyor fakat yemek borusundan bir şey geçemeyeceğini biliyor.</p>
<p>Mutfaktan çıkıyor, koltuğun her yanını karıştırıyor, en sonunda buruşmuş bir sigara daha bulduğunda evin kapısını açık bırakarak dışarı çıkıyor. Bu sefer dumanın atmosfere ulaştığını bilmek onu özgür hissettiriyor. Kendisine eziyet eden tüm o düşüncelerin arasında bir farklılık görüyor. O farklılığa yaklaşıyor, çok da farklı olmadığını anlıyor. İçinde kalmış zehrin düzenli halüsinasyonları sadece. Normalliği hiç tatmamış biri nasıl hayatını normalleştirmeye çalışabilir ki? Halüsinasyonlar normal bir mutluluğu ona vaadederken, o bu yanlış üretilmiş fikirlerinin aptallığına gülüyor. Gururu yardıma ihtiyaç duyabileceği düşüncesi ile boğuşurken dişlerinin arasına sıkıştırdığı otu yere atıyor, çıplak ayaklarıyla onu eziyor. Teninde hissettiği yanıcı acı onu düşüncelerinden bir saniyeliğine kurtarıyor. Zaten tüm zehirlerin asıl amacı da bu değil midir? Bedenimizde yarattığımız acılar beynimizdekini geçici unutturacak etkiler yaratırlar.</p>
<p>İnsan bedeni güçlüdür, kendisini iyileştirebilecek kadar güçlüdür. Fakat organlar panzehri üretemeyecek kadar uyuşmadan fark edin onu, çünkü sarhoş ruhların zincirlerini koparabilecek tek ayıklar sizsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sonhaber16.com/kanimdaki-zehir/">Kanımdaki zehir</a> appeared first on <a href="https://www.sonhaber16.com">sonhaber16.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.sonhaber16.com/kanimdaki-zehir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kızıl iblisler</title>
		<link>https://www.sonhaber16.com/kizil-iblisler/</link>
					<comments>https://www.sonhaber16.com/kizil-iblisler/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Damla BADIRGALI]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Aug 2021 08:56:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sonhaber16.com/?p=176902</guid>

					<description><![CDATA[<p>İs, beyaz tenimi gecenin rengine boyarken kendimi kızıl iblislerden korumaya çalışıyorum. Cehennemin toprağa inişini gözlerimle görmek yetmiyor, onu parmaklarımda da hissediyorum. Bez ayakkabılarım toprakta izler çıkarıyor ve siren sesleri koşuşturan bacaklarıma yol gösteriyor. Zehirli bulutlarda boğulan bir kuş sürüsü geçiyor üzerimden, beni de yanlarına almaları için yalvarıyorum onlara fakat doğa, kanımın yaptıkları için benden intikam [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sonhaber16.com/kizil-iblisler/">Kızıl iblisler</a> appeared first on <a href="https://www.sonhaber16.com">sonhaber16.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İs, beyaz tenimi gecenin rengine boyarken kendimi kızıl iblislerden korumaya çalışıyorum. Cehennemin toprağa inişini gözlerimle görmek yetmiyor, onu parmaklarımda da hissediyorum. Bez ayakkabılarım toprakta izler çıkarıyor ve siren sesleri koşuşturan bacaklarıma yol gösteriyor.</p>
<p>Zehirli bulutlarda boğulan bir kuş sürüsü geçiyor üzerimden, beni de yanlarına almaları için yalvarıyorum onlara fakat doğa, kanımın yaptıkları için benden intikam alıyor.</p>
<p>Ciğerlerime dolan dumanı daha fazla kaldıramıyorum, küle dönmemiş bir çınara dayanıyorum. Sırtım pürüzlü yapıda kayarken dizlerimi kendime çekiyorum ve özünden var olduğumuz toprağı bize musallat olacak bir hayalete dönüştürüşümüzü izliyorum.</p>
<p>Göz kapaklarım çınarı tabutum yapmak için kapanmaya çalışıyor ve ben ciğerlerime çekeceğim son zehir için buruşmuş sigaramı kotumun cebinden çıkarıyorum. Gökten düşen, ateşe bulanmış bir dal parçasına uzatıyorum elimdeki ucuz parçayı ve kendi dumanımın ağaçların ruhuna karışmasına şahit oluyorum.</p>
<p>Sıkılmış benliğimin hapsolduğu bedenden kaçıp özgürlüğünü yakalayabilmesi için bilincimi derin bir uykuya yatırdığım anda koltuk altlarımdan tutan elleri hissediyorum. Gözlerime inen perdenin ardından bana hafifçe gülümseyen kara bir adam fark ediyorum.</p>
<p>Minnettarlığımı yüzümü yıkayan yaşlarımdan belli ediyorum ve terimle yıkanmış kafam, lacivert gözlerinin ise bulanmış yüzünü aydınlattığı adamın omzuna gömülüyor.</p>
<p>Ve anlıyorum ki doğa biz acizlere hak etmesek dahi her zaman ikinci bir şans sunacak, yeter ki şanslarımızı akıllıca kullanmayı bilelim.</p>
<p>The post <a href="https://www.sonhaber16.com/kizil-iblisler/">Kızıl iblisler</a> appeared first on <a href="https://www.sonhaber16.com">sonhaber16.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.sonhaber16.com/kizil-iblisler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gerçek yalnızlık ve yalancı özgürlük</title>
		<link>https://www.sonhaber16.com/gercek-yalnizlik-ve-yalanci-ozgurluk/</link>
					<comments>https://www.sonhaber16.com/gercek-yalnizlik-ve-yalanci-ozgurluk/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Damla BADIRGALI]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 16 Jul 2021 15:33:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sonhaber16.com/?p=175682</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#8211; Yalnızlığın kendine has bir özgürlüğü var, biliyor musun? &#8211; Bu özgürlüğü tatmaktan mı korkuyorsun? &#8211; Bu özgürlüğün beni delirteceğinden korkuyorum. Sessizlik, beyninde yankılanan tek şeyin kendi düşüncelerinin olmasıdır. Benim parazit düşüncelerim beynimi eritmeye yer arıyor ve boş kâğıtlar bunun tek ilacı. Alt dudağım titrerken karışmış saçlarımı kafamda topuz yapıyorum. Hüznümün akıttığı rimelimi parmaklarımla yüzümde [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sonhaber16.com/gercek-yalnizlik-ve-yalanci-ozgurluk/">Gerçek yalnızlık ve yalancı özgürlük</a> appeared first on <a href="https://www.sonhaber16.com">sonhaber16.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>&#8211; Yalnızlığın kendine has bir özgürlüğü var, biliyor musun?</em></strong></p>
<p><strong><em>&#8211; Bu özgürlüğü tatmaktan mı korkuyorsun?</em></strong></p>
<p><strong><em>&#8211; Bu özgürlüğün beni delirteceğinden korkuyorum.</em></strong></p>
<p>Sessizlik, beyninde yankılanan tek şeyin kendi düşüncelerinin olmasıdır. Benim parazit düşüncelerim beynimi eritmeye yer arıyor ve boş kâğıtlar bunun tek ilacı. Alt dudağım titrerken karışmış saçlarımı kafamda topuz yapıyorum. Hüznümün akıttığı rimelimi parmaklarımla yüzümde dağıtıyorum.</p>
<p>Çıkık elmacık kemiklerimi okşuyor avucum, kendisinin de okşanmaya ihtiyacı olan avucum. Bez ayakkabılarımı ayağıma geçirmeden önce bileğimin arkasına yara bandını yapıştırıyorum. Bezin üzerinde kuruyan kanım tüm o beyazlığın içerisinde hoş duruyor. Temizlemeye çalışmıyorum.</p>
<p>Güzel insanların güzel elbiselerinde ter izleri bırakan sıcağa aldırmıyorum, kollarımı örten bir kazak geçiriyorum üzerime. Kabuk bağlamalarına izin vermediğim yaralarım siyah kumaşın altından görülmüyorlar.</p>
<p><strong>***</strong></p>
<p>Kaldırım taşları, üzerinde zıplayıp kahkahalar atan onlarca çocuğu hissettikçe tebessümü genişliyor. Fakat yaraları yaşından fazla olan kız adım attığında sahneye yüzü düşüyor taşların. İstenmediğini anlamasın diye dikkatini sadece daha hayatı tatmamış çocuklara çeviriyor. Herkes için bu en iyisi.</p>
<p>Adımlarını takip ediyor pürüzlü taşlar, eczaneye giriyor bu sefer de başıboş kızımız. İhtiyacı olmadığı ilaçlar için kâğıtlarını harcadıktan sonra tekinsiz bir ara sokağa çıkıyor. Ve bu sokağı tekinsiz yapan şey olmak için kendini hazırlıyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sonhaber16.com/gercek-yalnizlik-ve-yalanci-ozgurluk/">Gerçek yalnızlık ve yalancı özgürlük</a> appeared first on <a href="https://www.sonhaber16.com">sonhaber16.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.sonhaber16.com/gercek-yalnizlik-ve-yalanci-ozgurluk/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Susuzluğun getirisi&#8230;</title>
		<link>https://www.sonhaber16.com/susuzlugun-getirisi/</link>
					<comments>https://www.sonhaber16.com/susuzlugun-getirisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Damla BADIRGALI]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 03 Jul 2021 18:09:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sonhaber16.com/?p=174900</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gri kaldırımdaki çakıl taşlarının arasına karışmış ekmek kırıntılarını topluyorum, avuç içimde birleştiriyorum. Zayıflıktan derisi kemiklerine göçmüş kedinin önüne atıyorum. Günlerdir ıslanmamış dudaklarım kanıyor, elimin tersiyle siliyorum. Meydana gidiyorum, kardeşimin toprağındaki çiçekler, yetişecek güç bulamamış, geldikleri yere geri dönüyor, binlerce insanla aynı toprağı paylaşıyorlardı. Üzerinde durduğum toplu mezarın genişliği, ruhsuz bedenlerin isimlerini yazmaya kalkışmamıştı bile. Gözyaşlarımı [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sonhaber16.com/susuzlugun-getirisi/">Susuzluğun getirisi&#8230;</a> appeared first on <a href="https://www.sonhaber16.com">sonhaber16.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gri kaldırımdaki çakıl taşlarının arasına karışmış ekmek kırıntılarını topluyorum, avuç içimde birleştiriyorum. Zayıflıktan derisi kemiklerine göçmüş kedinin önüne atıyorum. Günlerdir ıslanmamış dudaklarım kanıyor, elimin tersiyle siliyorum.</p>
<p>Meydana gidiyorum, kardeşimin toprağındaki çiçekler, yetişecek güç bulamamış, geldikleri yere geri dönüyor, binlerce insanla aynı toprağı paylaşıyorlardı. Üzerinde durduğum toplu mezarın genişliği, ruhsuz bedenlerin isimlerini yazmaya kalkışmamıştı bile. Gözyaşlarımı döktüğüm toprağın altında umudu dualarında bulmuş yan komşumuz, güneşin ışıltısına birlikte aldandığımız çocukluk arkadaşım, yağmur dansı ile kokuşmuş kuyumuzun dolacağına inanan köyümüz çocukları da olabilirdi.</p>
<p>Dudaklarımı toprağa yakınlaştırdım, öptüm, kokladım, ancak böyle hissedebildim son hatıraları kan dolu öksürüklerle geçen kardeşimin bedenini. Egzozun patlamasıyla başımı kaldırdım, küçümseyen bakışlarıyla saf halkımı süzen adamlar kamyonetten indi. Arabanın arkasından temizlemek için günlerce ter dökeceğimiz suyun musluğunu açtı, hazırlıksız yakalanan perişanlar, kapılarının önünde tuttukları kovalarını kaparak koşuşturmaya başladılar. Bir yıl önce aynı sofrada dert paylaşan insanlar birbirinin üstüne çıkmaya başlamışlar, arada ezilen çocukların çığlıklarını umursamıyorlardı.</p>
<p>Kovaların daha yarısı ancak dolmuşken musluğunu kapatan şoför pis dişleriyle, ağızları kurumuş insanlara gülümseyerek suratlarımızın acıya bürünüşünü izledi. Koltuğuna oturdu, motorunu çalıştırdı, doymamış ve doymayacak halk kalabalıktan teker teker ayrılıp evlerine dağılırken, aşırılmış dükkânların kırılmış camlarından yerlere dağılmış keskin parçalarından birisini elime aldım. Bastırıyordum elime parçayı, kanın avuç içimden sokak taşlarına dökülüşünü hissedebiliyordum. Egzozun çıkardığı duman yüzümü siyaha bürüdüğü anda cam parçasını kamyonetin arka lastiğine sapladım. İlerleyemeyen aracın sürücüleri aynalarından kara yüzüme baktılar, onlara küçük kardeşimin bana sinirlendiği zamanlarda çıkarttığı gibi dilimi çıkarttım.</p>
<p>Sinirlendiler, cesaretime şaşkınlık ve hayranlıkla bakan susuzlar, araçtan inerek bana saldırmaya hazırlanan, gücün ruhsuzlaştırdığı adamların üzerine yürümeye başladılar. Yerden aldıkları taşları, günlerce sefilliğimizle dalga geçmiş adamlara atmaya başladılar.</p>
<p>Adamlar acımasızlıklarının cezasını çekerken musluğa yöneldim ve yağmuru boş kovalarımıza yağdırdım. Kovalara susuzluğunu giderdiğinde avucuma doldurduğum, kanımla karışmış pis suyu meydanın çürümüş bedenlerine bahşettim. Uzun süredir gözyaşlarından başka bir şeyle beslenememiş toprak büyük bir açlıkla üzerine atılan sıvıyı emdi. Hissettim kalbimde yan komşumuzun tebessümünü, çocukluk arkadaşımın heyecanını, yaşlanmayı hak eden çocukların kahkahalarını ve en önemlisi kardeşimin alamadığı intikamın alınmasıyla rahata erişini.</p>
<p>The post <a href="https://www.sonhaber16.com/susuzlugun-getirisi/">Susuzluğun getirisi&#8230;</a> appeared first on <a href="https://www.sonhaber16.com">sonhaber16.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.sonhaber16.com/susuzlugun-getirisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hüzünlü bir piyes</title>
		<link>https://www.sonhaber16.com/huzunlu-bir-piyes/</link>
					<comments>https://www.sonhaber16.com/huzunlu-bir-piyes/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Damla BADIRGALI]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Jun 2021 06:37:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sonhaber16.com/?p=173840</guid>

					<description><![CDATA[<p>Elektriğin uğultusu sessizliği bölen tek gürültü ve yağmur damlacıkları şimşeğin ışığıyla sahneye çıktığında onu da kaybetmekten korkuyorum. İşte, orada babam, ayaklarını kirli sehpaya uzatmış fanatiği olduğu takımın kazanmasını bekliyor. Yanı başında tutuyor annemi de, en büyük aşkı ve totemi. Olgunluğu tadamayacak küçük çocuklar pelüş hayvanlarını sermişler halının üzerine. Kızıl saçlı olanı akan burnunu dirseğine siliyor, [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sonhaber16.com/huzunlu-bir-piyes/">Hüzünlü bir piyes</a> appeared first on <a href="https://www.sonhaber16.com">sonhaber16.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Elektriğin uğultusu sessizliği bölen tek gürültü ve yağmur damlacıkları şimşeğin ışığıyla sahneye çıktığında onu da kaybetmekten korkuyorum.</p>
<p>İşte, orada babam, ayaklarını kirli sehpaya uzatmış fanatiği olduğu takımın kazanmasını bekliyor. Yanı başında tutuyor annemi de, en büyük aşkı ve totemi.</p>
<p>Olgunluğu tadamayacak küçük çocuklar pelüş hayvanlarını sermişler halının üzerine. Kızıl saçlı olanı akan burnunu dirseğine siliyor, diğeri ise elindeki kek parçasını ısırması için kardeşine uzatıyor. Ve ergenliğe yeni adım atmış bir kız katılıyor bu hüzünlü piyese.</p>
<p>Tüm gözler ona çevrilirken kardeşler bir ağlama krizine giriyor ve kadıncağız annelik güdüsüyle iki çocuğunu da göğsüne bastırıyor. Baba yavaşça ayağa kalkarken kız bir adım geriliyor, endişe etmiyor oysa ki adamın gözlerindeki tehlikeden.</p>
<p>Ayaklarını geri çekiyor çünkü bir saniye önce karşısında dikilen ev ahalisi birer siluetlere dönüşürken zeminde bıraktıkları tek şey kendi kanları oluyor. Kızımız üzerindeki el yapımı hırkayı çıkarıp pisliği temizlemeye çalışırken bir şimşek daha gümbürdüyor bulutların arasına.</p>
<p>Açık camdan giren rüzgâr tüm bu hayaletlerin sesini dolduruyor kızımızın kulaklarına, battaniyesi toprak olmayanların anlayamayacağı haykırışlar ile gözleri doluyor.</p>
<p>Yaşları parmak uçlarında leke yapmış kızıllığı temizlerken şimşek üçüncü ve son kez çakıyor; ölüm ise evimin salonundan yarım kalmış anılarıma geri dönüyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sonhaber16.com/huzunlu-bir-piyes/">Hüzünlü bir piyes</a> appeared first on <a href="https://www.sonhaber16.com">sonhaber16.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.sonhaber16.com/huzunlu-bir-piyes/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Toprağın hızı&#8230;</title>
		<link>https://www.sonhaber16.com/topragin-hizi/</link>
					<comments>https://www.sonhaber16.com/topragin-hizi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Damla BADIRGALI]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Jun 2021 16:48:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sonhaber16.com/?p=172453</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ağzımdaki tuz tadının kaynağını bulamıyorum; gözyaşlarım ve terim bir olmuş, bedenimden süzülüyor. Sol kaşımdan akan kan görüşümü zorluyor, gövdemi saran kemeri gevşetmeye çalışıyorum, sıkışmış. Sağ tarafıma kayıyor gözlerim, kızıl sıvıyı boynuna kolye yapmış kardeşim, vahşi bir zarafetle taşıyor takısını. Parmaklarımı boynuna saplanmış cam parçasına götürüyorum, sıcaklığını koruyan kanlar donuklaştıkça soğuyacak olan bedenini okşuyorum. Yüzüne yapışmış [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sonhaber16.com/topragin-hizi/">Toprağın hızı&#8230;</a> appeared first on <a href="https://www.sonhaber16.com">sonhaber16.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ağzımdaki tuz tadının kaynağını bulamıyorum; gözyaşlarım ve terim bir olmuş, bedenimden süzülüyor. Sol kaşımdan akan kan görüşümü zorluyor, gövdemi saran kemeri gevşetmeye çalışıyorum, sıkışmış. Sağ tarafıma kayıyor gözlerim, kızıl sıvıyı boynuna kolye yapmış kardeşim, vahşi bir zarafetle taşıyor takısını.</p>
<p>Parmaklarımı boynuna saplanmış cam parçasına götürüyorum, sıcaklığını koruyan kanlar donuklaştıkça soğuyacak olan bedenini okşuyorum. Yüzüne yapışmış sarı saçlarını kulaklarının arasına sıkıştırıyorum. Karanlığı delen ışıkla uyum sağlayan sirenler zaten ağrıyan başımın karıncalanmasına sebep oluyor.</p>
<p>Kabaca eller kurtuluşum olan zincirlerimi keserken donuklaşmış eli bırakamıyorum, zorla arabadan çıkarılırken ise masum ruhunu tenimde hissetmeye devam ediyorum.</p>
<p>Çığlıklarım, ben konuşamayacak hale gelene kadar ses tellerimi titretiyor, doğum günü kızının özel hediyesi kendi tabutuna dönüşüyor. Beyaz gömleğini kırmızıya boyadığım hemşire asla sindiremeyeceğim anılarımı avutmaya çalışırken yattığım sedyede doğruluyorum, dudaklarım arabamıza göçmüş tır&#8217;ın sürücüsüne küfürler yağdırmak için açılıyor.</p>
<p>Görmek istemediğim acımayla bana yalvaran kadın omuzlarımdan tutup beni sedyeye geri sermeye çalışıyor, karşı koymuyorum. İçimdeki ateş sönmeyecek belki ancak şimdi kıvılcımlarına indirgiyorum. Gözkapaklarımı; sonsuza kadar uyumak için daha o kadar da yorulmamış, çocukluğumu da kendisiyle birlikte götüren kişiye edeceğim binlerce dua için kapatıyorum.</p>
<p>Bedenin toprağın karasıyla bir olabilir kardeşim ama tüm parlak renklerinle anılarımı boyamaya devam edeceksin.</p>
<p>The post <a href="https://www.sonhaber16.com/topragin-hizi/">Toprağın hızı&#8230;</a> appeared first on <a href="https://www.sonhaber16.com">sonhaber16.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.sonhaber16.com/topragin-hizi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bombaları ve nefretleri&#8230;</title>
		<link>https://www.sonhaber16.com/bombalari-ve-nefretleri/</link>
					<comments>https://www.sonhaber16.com/bombalari-ve-nefretleri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Damla BADIRGALI]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 16 May 2021 18:18:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sonhaber16.com/?p=171368</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#8211; Savaş, Tanrı’nın yarattığı en çirkin şey olmalı. &#8211; Hayır. İnsanlar, Tanrı’nın yarattığı en çirkin şey. Havaya kalkan toz gözümü yaşartırken öksürüğümü kesmeye çalışıyorum. Örtüm dağılmış, omzuma düşen bir parçasıyla burnumdan aşağısını kapatıyorum. Komik, değil mi? Sadece bir kumaş parçasıyla insanları korkutabiliyorum. Oysa ki onlar beni korkutuyorlar, hem de çok. Bombalarıyla ve nefretleriyle. Ağzıma giren [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sonhaber16.com/bombalari-ve-nefretleri/">Bombaları ve nefretleri&#8230;</a> appeared first on <a href="https://www.sonhaber16.com">sonhaber16.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>&#8211; Savaş, Tanrı’nın yarattığı en çirkin şey olmalı.</em></strong></p>
<p><strong><em>&#8211; Hayır. İnsanlar, Tanrı’nın yarattığı en çirkin şey.</em></strong></p>
<p>Havaya kalkan toz gözümü yaşartırken öksürüğümü kesmeye çalışıyorum. Örtüm dağılmış, omzuma düşen bir parçasıyla burnumdan aşağısını kapatıyorum. Komik, değil mi? Sadece bir kumaş parçasıyla insanları korkutabiliyorum. Oysa ki onlar beni korkutuyorlar, hem de çok. Bombalarıyla ve nefretleriyle.</p>
<p>Ağzıma giren terim, günlerdir dudaklarımı ıslatan tek şey ve ben parçalara ayrılmış dünyanın ortasındayım. Silahlarıyla yok ettikleri evlerimizin yerinde beton parçaları yatıyor, onları seccadem yapıyorum.</p>
<p><strong>Hiçbir zaman anlamadılar sevginin varlığını. </strong></p>
<p>Secde ettiğimde hissediyorum onu, dağılmış kalbimi sarıp sarmalıyor, asıl mahkemenin dünya yeri olmadığını hatırlatıyor. Yaşamaya devam etmek için sabrı veren asıl da bu değil mi?</p>
<p>Dinimizi bir beton ya da bir taş parçası ile bağdaştırdıkları sürece hep kaybedecekler, çocuklarımızın çığlıklarında sağır olacak, gözyaşlarında boğulacaklar.</p>
<p><strong>Hayattaki en büyük acı bir şeyi kaybedene değil, kaybettirene aittir.</strong></p>
<p>Keşke kimse bunu zor yoldan anlamak zorunda kalmasaydı fakat dünya böyle bir yer. İnsanlar bir araya geldiklerinde gururum diye adlandırdıkları şeyler için kan akıtmak isterler.</p>
<p>Çünkü amaca ihtiyacımız var, çünkü amaçsız yaşayamayız. Sadece gururumuz diye adlandırdığımız <strong>“şeyleri” </strong>seçmede oldukça başarısızız o kadar.</p>
<p>The post <a href="https://www.sonhaber16.com/bombalari-ve-nefretleri/">Bombaları ve nefretleri&#8230;</a> appeared first on <a href="https://www.sonhaber16.com">sonhaber16.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.sonhaber16.com/bombalari-ve-nefretleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sonsuzluğa kavuşturan fırçalar</title>
		<link>https://www.sonhaber16.com/sonsuzluga-kavusturan-fircalar/</link>
					<comments>https://www.sonhaber16.com/sonsuzluga-kavusturan-fircalar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Damla BADIRGALI]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 Apr 2021 10:04:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sonhaber16.com/?p=167421</guid>

					<description><![CDATA[<p>Parmaklarıma bulaşan kuruyup hafif çatlamış boya lekelerine takılıyor gözüm. Karşımda tüm zarafetiyle duran portreyi inceliyorum; çatık kaşlar, dolgun yanaklar ve bir şey söyleyecekmişçesine açılan pembemsi dudaklar. Züppeliğin verdiği rahatlıkla eserim sahipleniliyor ve paletime birkaç kuruş bırakılıyor. Yeteneğimi ucuz bulduğumdan değil, sanatı hiçbir zaman iş haline getirmek istemediğimden kabul ediyorum paraları. Ellerimi ıslak bir havluyla temizliyorum [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sonhaber16.com/sonsuzluga-kavusturan-fircalar/">Sonsuzluğa kavuşturan fırçalar</a> appeared first on <a href="https://www.sonhaber16.com">sonhaber16.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Parmaklarıma bulaşan kuruyup hafif çatlamış boya lekelerine takılıyor gözüm. Karşımda tüm zarafetiyle duran portreyi inceliyorum; çatık kaşlar, dolgun yanaklar ve bir şey söyleyecekmişçesine açılan pembemsi dudaklar. Züppeliğin verdiği rahatlıkla eserim sahipleniliyor ve paletime birkaç kuruş bırakılıyor. Yeteneğimi ucuz bulduğumdan değil, sanatı hiçbir zaman iş haline getirmek istemediğimden kabul ediyorum paraları. Ellerimi ıslak bir havluyla temizliyorum ve bu yoğun havada yolumu bulmaya çalışırken bulutların ayaklarıma takılmasına müsaade ediyorum.</p>
<p>Kısa topuklularım sokak çalgıcılarının gürültücü müziğine ritim uyduruyor, cebime tıkıştırdığım kuruşların birazını bu fazla neşeli insanların önüne fırlatıyorum. Yayını ateşe verebilecek kadar hızlı oynatan kemancı kadın bana bir gülümseme bahşediyor ve vücuduma dolan huzur dalgasıyla yoluma devam ediyorum. Tıkış tıkış olmuş bir fırının önüne geliyorum, vitrine dizilmiş kurabiyeleri kestiriyor gözüm. Bitmek bilmez sıraya katılıyorum ve gövdesini bacaklarıma sürten, sarıya kaçan tüyleri kabarık kediyi kucağıma alıyorum. Mırlaması sıranın uzunluğuyla daha da artan midemin gurultusuna karışıyor.</p>
<p>Pudra şekeriyle aydınlatılmış kurabiyemi elime alırken sırnaşmayı oldukça seven kediyi yere bırakıyorum. Sokak, tekrar ayaklarımın gürültüsüyle yankılanırken güvelerin kemirmiş olduğu battaniyelere sarılan, yağlı siyah saçlarıyla dahi sevimli görünmeyi başarabilmiş bir sokak çocuğunu fark ediyorum. Yavaş adımlarla ona yaklaşırken ise bulanmış yüzünü bana çeviriyor. Elimdeki ufak yiyecek parçasına bakıp sahip olamayacağını düşündüğü bir şey için yutkunuyor.</p>
<p>Hayatım önümde tir tir titreyen şu ufak bedeninkinden daha uzun sürmüş olabilir ancak onun hayatı benimkinden daha çok yaşanmışlıkla dolu, belli.</p>
<p>Kurabiyeyi, kaldırım taşlarına güvercinlerin kemireceği kırıntıları saçarak ikiye bölüyorum ve ısırıklarımla buluşmamış tarafını sarı dişlerini olduğu gibi göstererek gülümseyen çocuğa uzatıyorum. Kemikli parmakları yiyeceğe uzanıyor ve son anda vazgeçmemden korkarmış gibi elimden kaparcasına alıyor.</p>
<p>Doymuyor belki fakat ağzındaki şeker tadının uzun bir süre kaybolmayacağı gerçeğiyle mutlu oluyor.</p>
<p>Karşımdaki küçük sevince sırtımı dönüp uzaklaşırken teşekkürlerini fısıldıyor bana fakat son bir kez yüzünü görmek için başımı çeviremeyeceğim kadar yüreğim burkuluyor.</p>
<p>Kim bilir, belki bir gün bu kirli yüzü fırçamla sonsuzluğa kavuştururum ancak o gün gelene kadar içimi sabırla doldurmam gerekiyor.</p>
<p>Yoluma devam ediyorum.</p>
<p>The post <a href="https://www.sonhaber16.com/sonsuzluga-kavusturan-fircalar/">Sonsuzluğa kavuşturan fırçalar</a> appeared first on <a href="https://www.sonhaber16.com">sonhaber16.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.sonhaber16.com/sonsuzluga-kavusturan-fircalar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cehennemin bayramı!</title>
		<link>https://www.sonhaber16.com/cehennemin-bayrami/</link>
					<comments>https://www.sonhaber16.com/cehennemin-bayrami/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Damla BADIRGALI]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 01 Apr 2021 08:51:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sonhaber16.com/?p=165117</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çıplak ayaklarım çamurun pisliğini tadarken arkamdaki çocukların kire saplanmış ölü güvercinleri toplayışlarını duyuyorum. Kara örtülere bürünmüş birkaç orta yaşlı kadın kıkırdamaların yanına yaklaşıyor, havanın zehrine dayanamamış güvercinleri küçüklerin ellerinden alıyor ve yokluktan uyuşmuş karınlarını bu leziz yahniyle doyurabilmek için evlerine çekiliyorlar. Boğucu hava bedenimi ter ile yıkarken kumaştan maskemi dudak üstümde birikmiş sıvıyı süpürmek için [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sonhaber16.com/cehennemin-bayrami/">Cehennemin bayramı!</a> appeared first on <a href="https://www.sonhaber16.com">sonhaber16.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çıplak ayaklarım çamurun pisliğini tadarken arkamdaki çocukların kire saplanmış ölü güvercinleri toplayışlarını duyuyorum. Kara örtülere bürünmüş birkaç orta yaşlı kadın kıkırdamaların yanına yaklaşıyor, havanın zehrine dayanamamış güvercinleri küçüklerin ellerinden alıyor ve yokluktan uyuşmuş karınlarını bu leziz yahniyle doyurabilmek için evlerine çekiliyorlar. Boğucu hava bedenimi ter ile yıkarken kumaştan maskemi dudak üstümde birikmiş sıvıyı süpürmek için kaldırıyorum. Birkaç delikanlı omuzlarında ölü gövdelerden çıkardıkları, kuru kanla kaplı kazıklarıyla yanımdan geçiyorlar. Hissizleşmiş yüzleri, işkence tahtının yeni sahibini bulmak için yeraltı kafeslerine ilerlerken yorgunluktan buruşuyor.</p>
<p>Yüzeyinde su birikintilerinden başka bir şey kalmamış eski göle yaklaşıyorum, avucumla topladığım temiz olmadığı bariz suyu cebimden çıkardığım kırmızı beze boşaltıyorum. Altına yerleştirdiğim tas, ev sahipliğini yaptığı suyun kendisini sarsmasına izin veriyor. Tadı bozulmuş ağzıma giren sıvı, yüzümü ekşitiyor, zorla yutkunuyorum.</p>
<p>Azrail’im salgına dönüşmüş yoksulluk olacak, bunu hissedebiliyorum fakat en ucuz uyuşturucum sonsuz uyku olabilecekken neden ölümün bilinmezliğinden korkayım ki?</p>
<p>Seğiren kaslarım ayakta durmama müsaade vermeyecek kadar huysuzlaşınca dizlerimin üzerine çöküyorum. Tüm vücudumu bir zamanlar yabanilerin yaktığı toprağa seriyorum. Yanıma inmiş bulutlar göğün maviliğini görmemi engelliyor lakin fazlalığıyla düşmanımız olmuş Güneş, ışık demetlerini bulanık da olsa manzarama katmayı başarıyor.</p>
<p>Yorgun gözlerim karanlığın huzuru için kapandıktan dakikalar sonra yüzüme damlalar yağmaya başlıyor. Bir köpeğin salyası sandığım yağmur beni şükürlerle dolduruyor. Dilimi tatlı suyun çekiciliği ile dışarı çıkarıyorum ve boğazım ona sunulan banyoyla şenleniyor. Uzaktan işitilen sevinç haykırışları suratımda yeşeren bir tebessüme sebep oluyor ve Tanrı’nın umudu damarlarımızda gezintiye çıkıyor.</p>
<p>Geleceğin karınlarının tok olacağı düşüncesi tebessümlerimi kahkahalara dönüştürürken gücünü ümitten alan bacaklarım kalkmama yardım ediyor ve bedenime yayılan damlalar cehennemin ortasındaki bu bayramda beni dans ettiriyor. Dudaklarım mutluluğun getirdiği tiz çığlıklar için açılıyor ve insanlık cennetin kapısından içeri adım atıyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sonhaber16.com/cehennemin-bayrami/">Cehennemin bayramı!</a> appeared first on <a href="https://www.sonhaber16.com">sonhaber16.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.sonhaber16.com/cehennemin-bayrami/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
