
<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Prof. Dr. Ata ATUN, Author at sonhaber16.com</title>
	<atom:link href="https://www.sonhaber16.com/author/ataatun/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sonhaber16.com/author/ataatun/</link>
	<description>Bursa, ulusal ve dünya haberleri</description>
	<lastBuildDate>Mon, 24 Feb 2025 14:00:11 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Türkiye’yi Köşeye Sıkıştırma Girişimleri</title>
		<link>https://www.sonhaber16.com/turkiyeyi-koseye-sikistirma-girisimleri/</link>
					<comments>https://www.sonhaber16.com/turkiyeyi-koseye-sikistirma-girisimleri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Ata ATUN]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Feb 2025 14:00:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sonhaber16.com/?p=362344</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kendilerini dev aynasında gören ve Türkiye’yi köşeye şıkıştırmak ve önünü kesmek için elden geleni yapmaya çalışan üfürükten bir devlet var bölgemizde. Boyuna posuna bakmadan, hasbelkader şantajla üyesi olabildiği Avrupa Birliği içindeki dışlanmışlığını ve yerlerde sürünen itibarını dikkate almadan bölgedeki Arap ülkelerini bir bir ziyaret eden ve Türkiye’yi karşılarına almaları karşılığında kendilerine AB ile olan sorunları [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sonhaber16.com/turkiyeyi-koseye-sikistirma-girisimleri/">Türkiye’yi Köşeye Sıkıştırma Girişimleri</a> appeared first on <a href="https://www.sonhaber16.com">sonhaber16.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kendilerini dev aynasında gören ve Türkiye’yi köşeye şıkıştırmak ve önünü kesmek için elden geleni yapmaya çalışan üfürükten bir devlet var bölgemizde.</p>
<p>Boyuna posuna bakmadan, hasbelkader şantajla üyesi olabildiği Avrupa Birliği içindeki dışlanmışlığını ve yerlerde sürünen itibarını dikkate almadan bölgedeki Arap ülkelerini bir bir ziyaret eden ve Türkiye’yi karşılarına almaları karşılığında kendilerine AB ile olan sorunları çözmeyi vaat eden bir Güney Kıbrıs Rum Yönetimi var.</p>
<p>Sanki de, ziyaret ettiği Arap devletleri, insan kaçakçılığında başrolü oynamasını, uyuşturucu yollarının ve kara para aklamanın merkezi olmasını, para karşılığında “Altın pasaport” adı altında Avrupa Birliği pasaportu satmasını unutacak, Avrupa Birliğine sahte Bütçe ve Mali Bilanço sunmuş olması nedeni ile kaybettiği itibarını ve yitirdiği saygınlığını unutup, verdiği sözleri/vaatleri dikkate alacaklar ve bölgenin devi Türkiye’nin karşısına geçecekler.</p>
<p>Avrupa Birliği Dışişleri Konseyi 27 Ocak’ta toplandığı vakit gündemdeki maddelerden biri olan “AB’nin Suriye&#8217;ye yönelik yaptırımlarının belirli koşullar altında kaldırılması” konusunda siyasi bir karar almasına karşın, bu karara Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi karşı oy kullanarak engel çıkarmasının maksadı belli. Suriye’nin Türkiye ile olan ilişkilerine taş koymak ve güya Suriye ile Türkiye’nin arası bozulunca “AB’nin Suriye&#8217;ye yönelik yaptırımlarının belirli koşullar altında kaldırılması”na onay vermek.</p>
<p>Rumların hesaplarına göre, Suriye’nin Kurucu Hükümeti 2011 yılından beri Suriye halkına kapılarını açan, 14 yıldır Suriye halkının arkasında duran, Suriye Geçici Hükümetine ve hükümet başkanı Ahmed eş-Şara’ya her tür yardımı yapıp, Suriye hükümetinin kurulması ve faaliyete geçmesi için ekonomik, sanayi, ticari, siyasi, mali, elektrik, iletişim ve internet altyapısı, kara, hava ve deniz ulaşımı ve en önemlisi askeri yapılanma, askeri strateji/silahlanma konusunda her tür yardımı yapan, desteği veren Türkiye’yi, bu balon devletin sözleri ve tutamayacağı vaatleri nedeni ile karşısına alacak ve Türkiye’ye sırtını dönecek!</p>
<p>Buna ilaveten, tamamen Suriye’nin çıkarına olacak, Ankara ile Şam arasında, sözde Güney Kıbrıs Rum Yönetiminin tek taraflı ilan ettiği Münhasır Ekonomik Bölgesini baypas edecek şekilde Münhasır Ekonomik Bölgenin tanımlanmasına ilişkin bir memorandumu Suriye Geçici Hükümeti imzalamayacak ve gündeme bile almayacakmış. Ancak bu şartlar yerine getirilirse, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Suriye’ye yardımcı olabilecek!(miş.)</p>
<p>Bunun adına “şantaj” denmekte. Hem sen AB Dışişleri Konseyi kararlarına bilinçli olarak kendi çıkarların doğrultusunda Suriye aleyhine şerh koy, sonra da bu şerhi kaldırmak için Türkiye ile bozuşmasını şart koş.</p>
<p>Aklıma daha iki gün evvel Türkiye-Almanya ilişkilerini değerlendiren Alman partisi SPD&#8217;nin Dış Politika Sözcüsü Schmid’in, &#8220;Türkiye, Almanya ve Avrupa için vazgeçilmez bir ortaktır. Bu nedenle Türkiye ile ilişkilerimizi yoğunlaştırmalı ve özellikle Doğu Akdeniz ve Orta Doğu&#8217;daki bölgesel konularda siyasi işbirliğini genişletmeliyiz&#8221; sözleri geldi. Bir Almanya’yı düşündüm, bir de Rum Yönetiminin köylü kurnazlıklarını&#8230;</p>
<p>Allah akıl izan versin ne diyelim…</p>
<p>The post <a href="https://www.sonhaber16.com/turkiyeyi-koseye-sikistirma-girisimleri/">Türkiye’yi Köşeye Sıkıştırma Girişimleri</a> appeared first on <a href="https://www.sonhaber16.com">sonhaber16.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.sonhaber16.com/turkiyeyi-koseye-sikistirma-girisimleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Fotoğraf Krizinin Perde Arkası</title>
		<link>https://www.sonhaber16.com/fotograf-krizinin-perde-arkasi/</link>
					<comments>https://www.sonhaber16.com/fotograf-krizinin-perde-arkasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Ata ATUN]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 17 Feb 2025 13:43:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sonhaber16.com/?p=362339</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kıbrıs Rum siyasi partileri ağız birliği etmişçesine, farklı cümlelerle Kıbrıs sorununun 1974&#8217;ten bu yana en kritik dönemecinde olduğunu ifade ediyorlar. Kıbrıs konusunda Rum ve Yunan tezleri artık pek taraftar bulmuyor. Son bir yıldır uluslararası siyasette yaşanan gelişmelere bakıldığında Kıbrıs konusu ile ilgili taraflar, artık Yunan ve Rum propagandasının etkisi altından çıkmışa benziyor. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sonhaber16.com/fotograf-krizinin-perde-arkasi/">Fotoğraf Krizinin Perde Arkası</a> appeared first on <a href="https://www.sonhaber16.com">sonhaber16.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kıbrıs Rum siyasi partileri ağız birliği etmişçesine, farklı cümlelerle Kıbrıs sorununun 1974&#8217;ten bu yana en kritik dönemecinde olduğunu ifade ediyorlar.</p>
<p>Kıbrıs konusunda Rum ve Yunan tezleri artık pek taraftar bulmuyor. Son bir yıldır uluslararası siyasette yaşanan gelişmelere bakıldığında Kıbrıs konusu ile ilgili taraflar, artık Yunan ve Rum propagandasının etkisi altından çıkmışa benziyor.</p>
<p>Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Pakistan ziyareti sırasında Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif’in KKTC’ye ilişkin açıklamaları, Yunanları ve Rumları hayli endişelendirmiş olmalı ki, Rum AP Milletvekili Lukas Furlas, hemen AB Komisyonu’na mektup göndererek “uluslararası hukuku ve Kıbrıs Cumhuriyeti’nin egemenliğini çiğneyen bu tür açıklamalara derhal müdahale edilmesini” talep etti.</p>
<p>Kendileri Kıbrıs Türklerini 1963-1974 yılları arasından soykırımdan geçirirken, aralarından bir tek kişi bile, hiçbir kuruluş ve birliğe “Biz Kıbrıs Türklerine soykırım uyguluyoruz, durdurmak için derhal müdahale edin” içerikli bir mektup göndermemişken, AP milletvekili, Pakistan Başbakanının KKTC’yi destekleyen açıklamasını hiç vakit kaybetmeden AB Komisyonuna şikayet etmesi tam onlarlık hareket. Lakin bu şikayetten bir sonuç çıkmayacağı kesin.</p>
<p>Yunanlar ve Rumlar 19. Yüzyılının başından beri, Türkiye ile dalaştıkları vakit veya bir sıkıntı oldu mu, -kendileri herhangi bir tedbir alamadıklarından ve yaptırım gücüne sahip olmadıklarından &#8211; Avrupalı güçlü devletlerin arkasına sığınıp, hemen ve derhal ağababaları Avrupa Birliğine başvurup, ağlayıp, sızlayarak duygu sömürü yapıyorlar. Ancak son 200 yıldır arkalarına Avrupa devletlerini alıp, önceleri Osmanlı Devletine, sonraları da Türkiye’ye, kafa tutmayı kendilerine ilke edinen bu milletin artık bütün saygınlıklarını yitirdikleri görünüyor.</p>
<p>Bir zamanlar bu sistem başarıyla işlese de şimdilerde Avrupa Birliği, Yunanistan ve Kıbrıs Rumları uğruna Türkiye’yi karşısına almak istemiyor. Bırakın Avrupa Birliğini, artık ABD de Yunanistan ve Kıbrıs Rumları uğruna Türkiye’yi karşısına almak istemiyor. Ki gördüğümüz gibi Brüksel&#8217;de düzenlenen NATO Savunma Bakanları Toplantısında ABD dahil üye ülkeler Yunanistan’ın oyununa gelmediler. Yunanistan’ın Türkiye ile Yunanistan arasındaki Ege kıta sahanlığı sorunlarını NATO sorunu haline getirmeye çalışmasını yutmadılar ve Yunanistan’ın tüm çabalarına rağmen, NATO üyesi ülkelerin tümü, ABD’de dahil olmak üzere Türkiye&#8217;nin de istediği şekilde savunma planlarını onayladılar.</p>
<p>ABD’nin tercihini Türkiye’den yana kullanması, AB üyesi olan NATO üyesi devletlerin de Yunanistan’ın laf kalabalığını dikkate almayıp Türkiye&#8217;nin istediği şekil ve içerikte NATO savunma planlarını onaylamaları Yunanistan heyetini ve hükümetini büyük bir düş kırıklığına uğrattı. 13 Şubat perşembe günü NATO Zirvesi’nde ABD dahil diğer savunma bakanlarından diplomasi tokadı yemek Yunanistan hükümetinin ve Savunma Bakanı Dendias’ın pek ağırına gitmiş olmalı ki, toplantı sonrasında gerçekleştirilen olağan “aile fotoğrafı” çekimine katılmadı ve NATO Savunma Bakanları ailesi resminin içinde yer almadı.</p>
<p>Tüm bu gelişmeleri doğru okuyacak olursak, Adalar Denizinde (Ege) ve Kıbrıs’ta dengelerin değiştiği ve bu değişikliğinde yakında yavaş yavaş ve küçük adımlarla fiiliyata dönüşmeye başlayacağı yönünde bir öngörüde bulunmak olası. Bekleyip, görelim…</p>
<p>The post <a href="https://www.sonhaber16.com/fotograf-krizinin-perde-arkasi/">Fotoğraf Krizinin Perde Arkası</a> appeared first on <a href="https://www.sonhaber16.com">sonhaber16.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.sonhaber16.com/fotograf-krizinin-perde-arkasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye olmadan asla!</title>
		<link>https://www.sonhaber16.com/turkiye-olmadan-asla/</link>
					<comments>https://www.sonhaber16.com/turkiye-olmadan-asla/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Ata ATUN]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Feb 2025 14:58:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sonhaber16.com/?p=362320</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yunan ve Rumları anlamak, ne yapmak istediklerini, ne düşündüklerini ve neyi hedeflediklerini kestirebilmek için onları iyice tanımak gerekiyor. Bilenler bilir ama bilmeyenlere anlatalım; Yunanlar ve Rumlar, arkalarına güçlü bir devlet veya devletleri aldıklarından emin oldukları vakit, kendilerini dünyanın en güçlü milleti zannederler. Üstesinden gelemeyecekleri ve de çözemeyecekleri hiçbir sorun olmadığına, ordularının karşısında hiç kimsenin duramayacağını [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sonhaber16.com/turkiye-olmadan-asla/">Türkiye olmadan asla!</a> appeared first on <a href="https://www.sonhaber16.com">sonhaber16.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yunan ve Rumları anlamak, ne yapmak istediklerini, ne düşündüklerini ve neyi hedeflediklerini kestirebilmek için onları iyice tanımak gerekiyor.</p>
<p>Bilenler bilir ama bilmeyenlere anlatalım; Yunanlar ve Rumlar, arkalarına güçlü bir devlet veya devletleri aldıklarından emin oldukları vakit, kendilerini dünyanın en güçlü milleti zannederler. Üstesinden gelemeyecekleri ve de çözemeyecekleri hiçbir sorun olmadığına, ordularının karşısında hiç kimsenin duramayacağını inanırlar. Hem de ciddi ciddi…</p>
<p>Zannederler ki rakip gördükleri bir devlete kazık attıkları vakit, gerginlik yarattıkları zaman, savaşa hazırlanıyorken bu güçlü devlet veya devletler, kendileri uğruna rakip gördükleri devlet ile savaşa girecek ve kendilerine arka çıkacak!</p>
<p>Bu güçlü devletin/devletlerin, Yunan veya Rumların çıkarları uğruna evlatlarını feda etmeyeceklerini, kendileri uğruna savaşmak için büyük maliyetleri göze almayacaklarını akıllarına getirmek istemezler ve bu olasılığa asla inanmazlar.</p>
<p>İlginç millettirler vesselam! Kendilerini medeniyeti yaratan ve temelini oluşturan “tüm ırkların üstünde, seçkin bir ırk” zannederler. Onlardan daha iyisinin olmadığına inanırlar ve geri kalan herkesin Yunan ve Rumların uğruna kendilerini ateşe atmaktan çekinmeyeceklerini zannederler.</p>
<p>Yunanistan’ın 1 Ocak 1981 tarihinde AB’ye kabul edildikten sonra, periferik ülkelerin AB’ye katılımı sürecinde AB’ye adeta şantaj yaparak, “Güney Kıbrıs Rum Yönetimi de bu genişleme süreci içinde AB’ye alınmaz ise 3. genişleme sürecini tümü ile veto ederim” baskısı ile Kıbrıs Rumlarının 1 Mayıs 2004 tarihinde AB’ye kabul edilmesini sağlamasının tek nedeni, arkalarına AB’yi alarak Türkiye’yi Adalar Denizinden, Doğu Akdeniz’den ve Kıbrıs’tan atmak/dışlamaktı.</p>
<p>Başlangıçta bu strateji birazcık işe yarıyor gibi gözükse de, sonraki yıllardaki yaşananlar ve gelişmeler “yalancının mumu yatsıya kadar yanar” atasözünü doğru çıkardı ve AB, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin arkasında durmaktan vazgeçti.</p>
<p>Şimdilerde ise Kıbrıs Rumları bütün ümitlerini ABD’ye bağladılar. ABD ile Stratejik İşbirliği anlaşması imzalayıp, adeta Güney Kıbrıs’ı ABD’ye ve İsrail’e teslim ettiler. Zannediyorlar ki, Türkiye ile dalaşırlarsa, ABD ve İsrail arkalarında duracak, Amerika’nın ve İsrail’in evlatları, kendileri uğruna Türkiye ile savaşa girecek ve hayatlarını kaybetmeyi göze alacaklar!</p>
<p>Öte yandan, Kıbrıs Rum Yönetimi, uzun yıllardır Kıbrıs adasının güneyini Girit’e oradan da Yunanistan üzerinden de AB’nin enterkonnekte sistemine bağlayacak bir su altı elektrik kablosu bağlantısını (Great Sea Interconnector/GSI) hayata geçirmek için çırpınıyor. Kıbrıs Rum Yönetimin ABD’ye Güney Kıbrıs’ı teslim etmesinin nedenleri içinde, öncelikle Kıbrıs adasından, sonra da Doğu Akdeniz’den Türkiye’yi atmak yer alırken, Güney Kıbrıs ile Girit’i su altından elektrik kablosu ile bağlamak da yer alıyor.</p>
<p>Onlar öyle düşünüyor düşünmesine ancak AB bu projeye 2 milyar Avro yatıracağını deklare etse de bir müddet sonra da vazgeçtiğini söyledi. Ardından ABD de bu projenin rantabl olmadığını, ABD’li şirketlerin de bu projede yer almayacaklarını resmen açıkladı.</p>
<p>AB’nin ve ABD’nin bu projeden desteğini çekmesinin tek bir nedeni var. O da Türkiye ile Libya arasında “Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılması Mutabakat Muhtırası”nın 5 Aralık 2019 tarihinde ve “Güvenlik ve Askeri Iş birliği Mutabakat Muhtırası”nın da 21 Aralık 2019 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) tarafından onaylanarak yürürlüğe girmesi. 30 Eylül 2020 tarihinde de Birleşmiş Milletlerin resmen Türkiye ile Libya arasında imzalanan deniz sınırı anlaşmasını tescil etmesi.</p>
<p>Bu Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasının ilanın ve BM tarafından tescil edilmesinin, halk dilindeki açıklaması çok açık ve net. Koordinatları ve sınırları belirtilmiş ve BM tarafından onaylanmış Türkiye ile Libya’yı birleştiren kıta sahanlığı içinden yani denizin tabanı üzerinden Türkiye’nin izni olmadan elektrik kablosu, su borusu, internet omurga kablosu, doğalgaz veya petrol borusu ve de benzeri hiçbir cisim geçemez…</p>
<p>The post <a href="https://www.sonhaber16.com/turkiye-olmadan-asla/">Türkiye olmadan asla!</a> appeared first on <a href="https://www.sonhaber16.com">sonhaber16.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.sonhaber16.com/turkiye-olmadan-asla/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türk Birliği Dönemi Başlıyor</title>
		<link>https://www.sonhaber16.com/turk-birligi-donemi-basliyor/</link>
					<comments>https://www.sonhaber16.com/turk-birligi-donemi-basliyor/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Ata ATUN]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Jan 2025 19:35:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sonhaber16.com/?p=362244</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’nin yayılmacı (emperyalist) ülkelerin baskısından ve yaptırımlarından kurtulma çalışmaları 2010 yılında başladı. Türkiye’nin, dünyayı sömürmek için her yolu denemiş ve denemekte olan yayılmacı ülkelerin baskı ve kısıtlamalarından kurtulma düşüncesiyle  kendi kendine yeterli bir ülke olmak yolunda başlattığı çalışmaların semeresi 2016 yılında alınmaya başlandı. Özellikle savunma sanayiinde atılan adımları ve gelişmeleri durdurmak için, yayılmacı ülkeler tarafından [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sonhaber16.com/turk-birligi-donemi-basliyor/">Türk Birliği Dönemi Başlıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sonhaber16.com">sonhaber16.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin yayılmacı (emperyalist) ülkelerin baskısından ve yaptırımlarından kurtulma çalışmaları 2010 yılında başladı.</p>
<p>Türkiye’nin, dünyayı sömürmek için her yolu denemiş ve denemekte olan yayılmacı ülkelerin baskı ve kısıtlamalarından kurtulma düşüncesiyle  kendi kendine yeterli bir ülke olmak yolunda başlattığı çalışmaların semeresi 2016 yılında alınmaya başlandı.</p>
<p>Özellikle savunma sanayiinde atılan adımları ve gelişmeleri durdurmak için, yayılmacı ülkeler tarafından konan ambargolar ve kısıtlamalar bir bir aşılarak tam bir bağımsızlığa doğru ilerleme yolunda devam ediliyor. Günümüzde yapılan buluşlar, alınan patentler, üretilen silahlar, neredeyse dışa bağımlılığı yüzde 10’nun altına çekmiş bulunuyor.</p>
<p>Türkiye bugün İHA ve SİHA üretiminde en kaliteli ürün sınıfında ve ihracatında ilk sıralara yükselmiş durumda. En önemlisi de, yayılmacı ülkelerin yaptıklarının aksine İHA ve SİHA’larını sattığı ülkelere herhangi bir kullanım kısıtlaması ve koşulu getirmemesi.</p>
<p>Türk silahlı Kuvvetlerinin tüm gereksinimlerini yerli ve milli olanaklarla karşılayan TÜRK HAVA SANAYİİ, TUSAŞ, ASELSAN, BAYKAR, HAVELSAN, STM, ROKETSAN, BMC, KATMERCİLER, NETAŞ ve OTOKAR gerçekte birer efsaneler yaratmış üretici şirketler. Bu şirketlerin çalışmaları ve ürettikleri ile Türkiye artık kabuğunu kırdı ve dünya üzerinde dikkate alınan bir ülke haline geldi.</p>
<p>Özellikle uluslararası toplantılarda gözlemlediğim, Türkiye’nin masaya en son oturan, tüm diğer katılımcı ülkelerin ayakta karşıladığı bir ülke haline gelmiş olması.</p>
<p>Öte yandan 1992 yılında temelleri atılan ve 3 Ekim 2009 tarihinde kurulan Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) ortak bir dil, kültür ve dayanışma temelinde inşa edilmiş olsa da bugün bölgesel ve uluslararası iş birliğinin etkin bir teşkilatı haline dönüşmüş durumda.</p>
<p>Türk Devletleri Teşkilatı’nın artık birinci hedefi üye ülkeler tarafından Türk dünyasının bütünleşmesi, ikinci hedefi de üye ülkelerin bulundukları kıtalarda Türk Devletleri Teşkilatı’nın karar verici konumda ve ilk söz sahibi olması.</p>
<p>Suriye’de yaşanan gelişmelerde Türkiye’nin üstlendiği rolün ve bölge üzerindeki etkisi, ABD’yi ve AB’yi telaşlandırarak zaman kaybetmeden Geçici Yönetim Başkanı Ahmed eş-Şara ile görüşebilmek için sıraya girmeleri ve temsilciler göndermesi “Türkiye’nin bölgesel etkisinin” ne denli güçlü olduğunun güzel bir örneği aslında.</p>
<p>Tahminim odur ki, Doğu Akdeniz ve Kıbrıs konusu da, bir tarafta yayılmacı güçler, diğer tarafta KKTC-Türkiye’nin oturduğu müzakere masasında sürerken, eninde sonunda Türkiye’nin istediği şekilde sonuçlanacak.</p>
<p>Özetle, “Dünya Tarihi” içinde yer alacak “Türk Birliği” dönemi 2025 yılında fiilen başlamış durumda. Yaklaşık 30 yıl sonra dünya üzerinde yaşayan insanların kullandıkları arama motorlarının tümünde ve eğitim sektöründe yer alacak dijital kitaplarda “Türk Birliği Dönemi” yer alacak.</p>
<p>Ne mutlu bizim kuşağımıza ki, bizler bu dönemin başlangıcının şahitleriyiz ve bu gururu yaşamlarımızın sonuna kadar içimizde hissedeceğiz.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-large wp-image-362245" src="https://www.sonhaber16.com/wp-content/uploads/2025/01/resim-ata-atun-1024x678.jpg" alt="" width="1024" height="678" srcset="https://www.sonhaber16.com/wp-content/uploads/2025/01/resim-ata-atun-1024x678.jpg 1024w, https://www.sonhaber16.com/wp-content/uploads/2025/01/resim-ata-atun-650x430.jpg 650w, https://www.sonhaber16.com/wp-content/uploads/2025/01/resim-ata-atun-453x300.jpg 453w, https://www.sonhaber16.com/wp-content/uploads/2025/01/resim-ata-atun-768x508.jpg 768w, https://www.sonhaber16.com/wp-content/uploads/2025/01/resim-ata-atun.jpg 1088w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></p>
<p>The post <a href="https://www.sonhaber16.com/turk-birligi-donemi-basliyor/">Türk Birliği Dönemi Başlıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sonhaber16.com">sonhaber16.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.sonhaber16.com/turk-birligi-donemi-basliyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Unutmadık!</title>
		<link>https://www.sonhaber16.com/unutmadik/</link>
					<comments>https://www.sonhaber16.com/unutmadik/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Ata ATUN]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Dec 2024 19:44:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sonhaber16.com/?p=362127</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kıbrıs Rumlarının, Kıbrıs Türklerine organize bir şekilde silahlı saldırılar başlattıkları 21 Aralık 1963 Cumartesi ve Kanlı Noel, esasen Kıbrıs sorununun değil, Kıbrıs’taki katliamların başlangıcıdır. 1931 isyanını -daha geniş ele almak için- bir kenara bırakacak olursak, Kıbrıs sorununun başlangıcını Kition (Larnaka) Piskoposu Mihail Hristodulu Muskos’un III. Makarios adıyla 18 Ekim 1950 tarihinde Başpiskopos seçilmesi, Lefkoşa’daki Fenoromeno [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sonhaber16.com/unutmadik/">Unutmadık!</a> appeared first on <a href="https://www.sonhaber16.com">sonhaber16.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kıbrıs Rumlarının, Kıbrıs Türklerine organize bir şekilde silahlı saldırılar başlattıkları 21 Aralık 1963 Cumartesi ve Kanlı Noel, esasen Kıbrıs sorununun değil, Kıbrıs’taki katliamların başlangıcıdır.</p>
<p>1931 isyanını -daha geniş ele almak için- bir kenara bırakacak olursak, Kıbrıs sorununun başlangıcını Kition (Larnaka) Piskoposu Mihail Hristodulu Muskos’un III. Makarios adıyla 18 Ekim 1950 tarihinde Başpiskopos seçilmesi, Lefkoşa’daki Fenoromeno kilisesinde yaptığı dini yeminden sonra dini geleneklerin dışına çıkarak “Hayatımı Kıbrıs adasının Yunanistan’a bağlanmasına, Enosis’e adıyorum” içerikli “Milli Yemin”i oluşturdu.</p>
<p>Bu “Milli Yemin” sonrasında adada, Kıbrıs Rumlarının ve Yunanistan hükümetinin adayı Yunanistan’a bağlamak için uluslararası kuralları hiçe sayarak gizlice yaptıkları hazırlıklar, toplantılar ve örgüt kurma çalışmaları başladı.</p>
<p>İlk adım 2 Temmuz 1952 tarihinde Atina’da Başpiskopos Makarios’un başkanlığında kurulan gizli “kurtuluş” komitesinin toplantısıydı. Toplantıya Georgios Grivas, Yorgos Stratos, Loizidis kardeşler, Kıbrıs asıllı General Papadopoullos, Albay Aleksopoullos, eski bir “X” (“Hi” okunur) örgütü üyesi, bir hukukçu ve Atina Üniversitesi’nden iki profesör katıldı. Kıbrıs Rum terör örgütü EOKA, bu saydıklarımın ikinci toplantısında resmen kuruldu.</p>
<p>“<em>Aynı öz ve bölünmez Kutsal Üçlü (Baba, Oğul ve Kutsal Ruh, NK) adına yemin ederim ki, Kıbrıs’ın Yunanistan’la birleşmesi davası hakkında bildiğim her şeyi hayatımı feda etme pahasına ve en ağır işkenceler altında bile gizli tutacağım. Verilen emirlere körü körüne uyacağım.</em>” içerikli EOKA yeminini ilk eden, din ile ulusu aynı sayan, ruhani görev üstlenmiş din adamı Başpiskopos III. Makarios oldu.</p>
<p>Karşısındaki insanları kucaklamak ve insanoğluna yaraşır bir yaşam sunmak yerine, bastırmak, sindirmek ve yok etmek için silahlı mücadeleyi benimseyen ve çözümü “Terör Örgütü” kurmakta bulan din adamı III. Makarios, Kıbrıs’ta yaşanan felaketlerin, Kıbrıs Türklerine uygulanan soykırımın başını çeken ve körükleyen bir lider olarak tarihe geçti.</p>
<p>Ruhani lider olarak değil, EOKA’ya verdiği destekle Kıbrıs Türklerine karşı yürüttüğü sınırsız düşmanlıkla anılan Makarios 1974 yılında kazdığı kuyuya düştü. Elbette ki masum Türklerin ölüm emrini verirken “<em>Yunanistan’ın Askeri rejimi Kıbrıs’ın bağımsızlığını ihlal etmiştir. Yunan Cuntası Kıbrıs halkının demokratik haklarına zerre kadar saygı göstermeden, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin bağımsızlığına ve egemenliğine zerre kadar saygı göstermeden diktatörlüğünü Kıbrıs topraklarına yaymıştır.</em>’ içerikli bir konuşma yapacağını bilemezdi.</p>
<p>Makarios, Yunanistan’ın kendisini devirmek için -uluslararası kuralları aykırı olarak- Kıbrıs’ta darbe organize etmesini, Kıbrıs adasından kaçmak zorunda kalmasını, 19 Temmuz günü Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinde anavatan diye tanımladığı Yunanistan’ı Kıbrıs adasını işgal etmekle suçlamasını, 20 Temmuz 1974 tarihinde Türkiye’nin müdahalesi ile  Kıbrıs Türklerinin kurtuluşunu ve 12 Şubat 1977’de -BM Genel Sekreteri Kurt Waldheim’in huzurunda- Kurucu Cumhurbaşkanımız Rauf Denktaş ile yaptığı 4 maddelik 1. Doruk Anlaşmasında, Kıbrıs Türklerinin ortağı olacağı Federal bir devletin kurulmasını kabul etmesini hiç unutamadı.</p>
<p>Katlettirdiği masum insanların ahı, 1977 yılında Kurucu Cumhurbaşkanımız Rauf Denktaş ile imzaladığı 1. Doruk Anlaşmasındaki Kıbrıs Türklerinin kurulmasını kabul ettiği Federal Devlette ortak olması nedeniyle, Başpiskopos seçilirken ettiği “Milli Yemini”ni gerçekleştirememiş olmasından dolayı 3 Ağustos 1977 günü kahrından hayata veda etmesiyle tutmuş oldu.</p>
<p>Evet, Türk tarafı her zaman uzlaşma isteyen taraf olurken, Rumlar Megali İdea ısrarları yüzünden Türk tarafının kabul ettiği hiçbir anlaşma hayata geçirilemedi. Adanın yönetiminin kendilerinde olması ve Kıbrıs Türklerinin azınlık olacağı bir yönetim harici hiçbir çözümü kabul etmediler. Biz de şükür ki egemen devletimizi kurduk. Huzurla yaşıyoruz. Bu huzurdan rahatsız olan ve “federasyon” maskesi altında Rumların egemenliğinde üniter bir devlet kurulması için kendilerini parayanlara şunları hatırlatalım;</p>
<p>1955’de başlayıp, 21 Aralık 1963 sonrası soykırıma dönüşen katliamları unutmadığımız gibi, bu devletin ne bedellerle kurulduğunu, ne badireler atlattığımızı, küvette şehit verdiğimiz yavrularımızı, analarımızı, vatanını milletini korumak için bedenini siper eden üniversite öğrencilerimizi, tarlasında, yolunda giderken katledilen vatandaşlarımızı, İlhanları, Taşkent’i, Muratağa’yı, Atlılar’ı, Sandallar’ı, Yağmuralan’ı, kayıp otobüslerimizi, bizleri korumak için anavatan Türkiye’den gelerek bize bu vatanı hediye eden  kahraman şehitlerimizi de unutmadık.</p>
<p>The post <a href="https://www.sonhaber16.com/unutmadik/">Unutmadık!</a> appeared first on <a href="https://www.sonhaber16.com">sonhaber16.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.sonhaber16.com/unutmadik/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kötü Komşu Ev Sahibi Yaptı</title>
		<link>https://www.sonhaber16.com/kotu-komsu-ev-sahibi-yapti/</link>
					<comments>https://www.sonhaber16.com/kotu-komsu-ev-sahibi-yapti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Ata ATUN]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Dec 2024 12:47:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sonhaber16.com/?p=362117</guid>

					<description><![CDATA[<p>Amerika Birleşik Devletler hükümeti 2024 yılının başlarında uzun süren müzakerelerin ve tartışmaların ardından ABD&#8217;nin NATO müttefiki Türkiye ile 40 adet yeni F-16 Fighting Falcon çok amaçlı savaş uçağının satışını ve Türk hava Kuvvetlerinin mevcut F-16 filosu için 79 adet modernizasyon kitinin satışını binbir naz ile onaylamıştı. Türkiye Cumhuriyeti Savunma Bakanlığı geçtiğimiz hafta içinde ABD’den mevcut [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sonhaber16.com/kotu-komsu-ev-sahibi-yapti/">Kötü Komşu Ev Sahibi Yaptı</a> appeared first on <a href="https://www.sonhaber16.com">sonhaber16.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Amerika Birleşik Devletler hükümeti 2024 yılının başlarında uzun süren müzakerelerin ve tartışmaların ardından ABD&#8217;nin NATO müttefiki Türkiye ile 40 adet yeni F-16 Fighting Falcon çok amaçlı savaş uçağının satışını ve Türk hava Kuvvetlerinin mevcut F-16 filosu için 79 adet modernizasyon kitinin satışını binbir naz ile onaylamıştı.</p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti Savunma Bakanlığı geçtiğimiz hafta içinde ABD’den mevcut F-16 filosu için 79 adet modernizasyon kiti alma kararını değiştirdi ve TUSAŞ’ın yeteneklerine güvenerek satın almaktan vazgeçtiğini açıkladı.</p>
<p>Belli ki TUSAŞ, yılların deneyimi ve çağdaş teknolojisi ile F-16 filosunun çağdaşlaştırılması için gerekli tüm sistemleri, yerli malzeme ve milli yazılımla üretmeyi başarmış. Özelliklede, Amerika’nın F-16’ları modernize etmek için kullandığı “Modüler Görev Bilgisayarının [MMC]” yerini almış olan “Özgün Aviyonik Sistem [OAS]” isimli “Görev Bilgisayarı”nı geliştirmesi ve kusursuz bir hale getirmesi Türkiye’yi silah üretim sanayiinde çok önemli bir konuma yükseltiyor. Dünya üzerinde bu tür silah sanayisine yönelik sofistike ve özgün olarak “Görev Bilgisayarı” imal edebilen ve kendi yazılımını kullanabilen sadece 3 ülke var.</p>
<p>Görev Bilgisayarının paralelinde bir diğer çok önemli başarı da ASELSAN tarafından geliştirilen, açık yazılım mimarisine sahip olan ve diğer ülkelerdeki teknoloji sağlayıcılarına bağımlı kalmadan süreç içinde sorunsuz yükseltmelere izin veren OAS’ın (programlamada spesifikasyon dili) entegre olarak Görev Bilgisayarı ile kullanılıyor olması.</p>
<p>OAS’ın ASELSAN tarafından geliştirilerek millileştirilmesi hayati bir önem taşımakta.   Türkiye artık kendi olanak ve spesifikasyonları ile SOM-J seyir füzesi ve HGK güdümlü bomba kitleri gibi, füzelere kendi mühimmatlarını entegre edebilecek. Füze nereye gidecek, güdümlü bomba nereye düşecek, artık füze hedefe giderken öğrenilemeyecek, karşı tarafa bilgi verilemeyecek, füzenin nereyi hedeflediği, hedefi vurduktan sonra ortaya çıkacak.</p>
<p>Türkiye’nin ürettiği radarlar da artık küresel silah sanayiinde başa oynuyor.</p>
<p>ASELSAN’ın kendisinin geliştirdiği AESA [Active Electronically Scanned Array] radar teknolojisi ile ürettiği MURAD AESA radarı, ABD’li şirket Northrop Grumman&#8217;ın ürettiği ve dünyanın en iyisi olarak kabul gören AN/APG-83 SABR’ın (Scalable Agile Beam Radar) en büyük rakibi.</p>
<p>Devamla; ASELSAN kendi geliştirdiği ve ürettiği SPEWS-II Elektronik Harp uygulama paketleri ile batılı rakiplerinin başını ağrıtmaya başladı. SPEWS-II’nin Türk hava Kuvvetlerinin elindeki F-16’lara entegrasyonu, Türkiye’nin elektronik harpte dışa bağımlılığını neredeyse sıfırlayacak düzeyde.</p>
<p>ROKETSAN ve TUBİTAK SAGE tarafından ortaklaşa geliştirilen SOM-J seyir füzesi, uzun menzilli hassas vuruş kabiliyetli olup F-16’ların silah yuvaları ve sistemi ile tam uyumlu üretildi. Buna ilaveten aynı ekip tarafından üretilen GÖKDOĞAN ve BOZDOĞAN havadan havaya füzeleri, ABD’nin ürettiği AIM-120 AMRAAM ve AIM-9X Sidewinder füzelerinin en dişli rakibi. Türkiye artık füze teknolojisinde neredeyse tam özerk hale geldi ve dışa bağımlılıktan, ambargolardan, kısıtlamalardan ve benzeri yaptırımlardan tamamen kurtuldu.</p>
<p>ABD’nin işine gelmediğinde Türkiye’ye silah ambargosu uygulaması, Türkiye’nin elindeki F-16’ları modernleştirme isteklerinde nazlanması, yıllarca sudan bahanelerle engeller çıkartması, Türkiye’yi “çok naz aşık usandırır” misali usandırdığı kesin. Türkiye, ABD’nin nazlarından ve yaptırımlarından kurtulmak için kullandığı Amerikan yapımı silahlardaki kilit sistemleri kendi ürettikleri ile değiştirmek amacı ile yıllar önce TUSAŞ, ASELSAN, ROKETSAN, TUBİTAK ve benzer teknoloji şirketlerini ayrı ayrı görevlendirerek bu sistemleri yerli alternatiflerle değiştirmek suretiyle kendi kendine yeterli olma yoluna girmiş. Şükür ki hedeflenen sonuçları da almayı başardı.</p>
<p>Bu gelişme, net bir şekilde Türkiye’nin ve Türk silahlı kuvvetlerinin yıllar içinde neredeyse her tür silah ve araçta kendi kendine yeterliliğini artırdığını ve yabancı tedarikçilere bağımlılığını iyice aşağılara çektiğini gözler önüne seriyor. Biz Türklerin çok kullandığı atasözünün tezahürü de diyebiliriz buna. Gerçekten kötü komşu ev sahibi yapıyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sonhaber16.com/kotu-komsu-ev-sahibi-yapti/">Kötü Komşu Ev Sahibi Yaptı</a> appeared first on <a href="https://www.sonhaber16.com">sonhaber16.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.sonhaber16.com/kotu-komsu-ev-sahibi-yapti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AB’den yeni “SEVİLLA HARİTASI”</title>
		<link>https://www.sonhaber16.com/abden-yeni-sevilla-haritasi/</link>
					<comments>https://www.sonhaber16.com/abden-yeni-sevilla-haritasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Ata ATUN]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 25 Nov 2024 12:47:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sonhaber16.com/?p=362104</guid>

					<description><![CDATA[<p>AB Komisyonu 2014 yılında, deniz ekonomilerinin sürdürülebilir büyümesi, deniz alanları ve kaynaklarının sürdürülebilir kullanımını sağlamak amacıyla “Mekansal Deniz Planlama Yönergesi”ni kabul etti. İlgili yönerge, denizlere ve okyanusa kıyısı olan 22 üye devletin ulusal bir plan geliştirmesi zorunluluğunu getiriyor. Bu yönergenin kabulünden sonra da “Deniz Mekânsal Planlama (MSP) Platformu” adlı bir çalışma grubu kurdu. Bu platformun [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sonhaber16.com/abden-yeni-sevilla-haritasi/">AB’den yeni “SEVİLLA HARİTASI”</a> appeared first on <a href="https://www.sonhaber16.com">sonhaber16.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>AB Komisyonu 2014 yılında, deniz ekonomilerinin sürdürülebilir büyümesi, deniz alanları ve kaynaklarının sürdürülebilir kullanımını sağlamak amacıyla “Mekansal Deniz Planlama Yönergesi”ni kabul etti. İlgili yönerge, denizlere ve okyanusa kıyısı olan 22 üye devletin ulusal bir plan geliştirmesi zorunluluğunu getiriyor. Bu yönergenin kabulünden sonra da “Deniz Mekânsal Planlama (MSP) Platformu” adlı bir çalışma grubu kurdu. Bu platformun aldığı kararların uluslararası bir bağlayıcılığı yok zira sadece Avrupa Birliği içinde geçerli.</p>
<p>Geçen hafta Avrupa Komisyonu’nun, ‘Deniz Mekânsal Planlama’ çalışmaları kapsamında “Adalar Denizi” (Ege) ve Doğu Akdenizle ilgili bir harita yayınlandı. Yayınlanan bu harita, son iki asırda olduğu gibi Yunanistan’ın ve Kıbrıs Rum Yönetiminin arkalarına Avrupa Birliğini ve Amerika Birleşik Devletlerini alarak sözde güç gösterisi ile hak etmedikleri yerleri gasp etmek amaçlı hazırlanmış.</p>
<p>Harita, tamamen tek taraflı, yanlı ve Yunanistan’ın maksimalist istek ve tezlerine göre hazırlanmış ikinci bir “Sevilla Haritası.”  Ki Sevilla Haritası tam bir uluslararası düzenbazlık örneği. Söz konusu bu haritayı 2000&#8217;li yılların başında İspanya’nın Sevilla Üniversitesi&#8217;nden Profesör Juan Luis Suarez de Vivero, iddialara göre Yunanlı bürokratların ve diplomatların sunduğu bir takım menfaatler karşılığında hazırlamıştı.</p>
<p>Sevilla Haritası, Güney Kıbrıs&#8217;ın ilan ettiği ‘münhasır ekonomik bölge’nin sınırları ile Yunanistan’ın Türkiye ile siyasi çatışma içinde olduğu Adalar Denizi’ndeki sözde münhasır ekonomik Bölgesini AB&#8217;nin resmi sınırları olarak kabul ediliyordu ve bu isteklere göre hazırlanmıştı. 1958, 1960 ve 1982 Deniz Hukuku Konvansiyonunun birçok maddesine aykırı olarak ve yasal olarak hak edilmeyen yerleri gasp etmek amacı ile çizilmiş bu harita, “Uluslararası Münhasır Ekonomik Bölge” kurallarını da açıkça çiğnemekte.</p>
<p>Sevilla haritasında;</p>
<ul>
<li>Yunan kıta sahanlığı, Türkiye&#8217;ye ne kadar yakın olursa olsun Yunan adaları temel alınarak hesaplanmış,</li>
<li>Örneğin Yunan ana karasına 580 km uzaklıkta kayalık parçası olarak nitelendirilebilecek yerler dahi, Türkiye&#8217;ye birkaç km yakınlıkta olmasına rağmen Yunanistan&#8217;ın hakkı olarak gösterilmiş,</li>
<li>Adalar Denizinde, 6 deniz mili mesafesindeki karasularınının ötesinde sınırlandırılmış bir deniz yetki alanı mevcut olmamasına rağmen, tüm Adalar Denizini Yunanistan yetki sınırları içinde olduğunu gösteriyor,</li>
<li>Ters simetride yer alan Meis Adası&#8217;ndan başlayan Yunan kıta sahanlığı, güneye doğru Akdeniz&#8217;in ortasına kadar indirilmiş ve Türkiye&#8217;ye Antalya Körfezi dışında Akdeniz&#8217;e bir çıkış noktası bırakmamış,</li>
<li>Yunan ana karasına 580 km uzaklıkta olan Meis adasının Yunanistan&#8217;a 40 bin kilometrekare genişliğinde kıta sahanlığı alanı oluşturması sağlanmış.</li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<p>Yunanistan Sevilla Haritasını hazırlattıktan sonra 2007 yılından itibaren sümenaltından Avrupa Birliğinin ilgili komitelerinde sanki de yasal bir harita imiş gibi kullandırmaya başlatmış.</p>
<p>2012 yılında da Yunanistan, AB’nin resmi dairelerinde, yazışmalarında ve dosyalarında 5 yıldır kullanılmasından dolayı Sevilla haritasını “Resmi Belge” gibi tanıtmaya ve referans vermeğe başlamış.</p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti’nin bu yanlı haritaya itiraz etmesi ve uluslararası karşı tezlerini ortaya koymasından sonra 2020 yılında Avrupa Birliği (AB) yetkilileri, AB&#8217;nin isteği üzerine Sevilla Üniversitesi&#8217;nde hazırlandığı öne sürülen Sevilla Haritası&#8217;nın AB tarafından hazırlatılmadığını ve Avrupa Komisyonu&#8217;nun Sevilla Üniversitesi&#8217;ne herhangi bir harita çalışması yaptırmadığını açıklamak zorunda kaldı. Söz konusu açıklamada da kurumlar tarafından hazırlatılan dış raporların AB&#8217;nin resmi belgeleri olmadığı ve bunların AB için yasal ve siyasi bir değer taşımadığı belirtilerek Sevilla Haritasının geçerli olmadığı teyit edildi.</p>
<p>Aynı doğrultuda Amerika Birleşik Devletleri resmi olarak yaptığı açıklamada Sevilla haritasının hiçbir geçerliliği olmadığını açıkladı.</p>
<p>Sevilla Haritası hakkında “Yok” hükmü alındıktan sonra belli ki Yunanistan ve Kıbrıs Rum Yönetimi, AB Komite ve dairelerinde çalışan ekiplerine talimat vererek Sevilla Haritasını farklı bir isimle yasallaştırmak için bir çalışma başlatmalarını istemiş ve bu doğrultuda da resmi bir faaliyet olan “Mekansal Deniz Planlama Çalışmaları” kapsamına sokulmuş.</p>
<p>Gerçekte ve uluslararası hukuka göre AB’nin deniz yetki alanları hakkında planlama yapmak ve karar almak yetkisi bulunmamaktadır. Avrupa Birliğine böylesi bir yetki verilmemiştir. Bu bağlamda, Adalar Denizi (Ege) ve Doğu Akdeniz ile ilgili AB’nin “Deniz Mekânsal Planlama Platformu” adlı çalışma grubunun yayınladığı harita, taraf olmayan Türkiye ve Deniz Hukuku bakımından yok hükmünde olup, bu kararın ve haritanın fiilen ve hukuken bir sonuç doğurması da söz konusu değildir.</p>
<p>Avrupa Birliği Deniz Yetki alanları ve Deniz Hukuku konularında ilgili merci olmadığı için egemen ülkeler arasındaki deniz yetki alanları uyuşmazlıkları konusunda görüş beyan etme yetkisi de bulunmamaktadır.</p>
<p>AB’nin “Deniz Mekânsal Planlama Platformu” adlı çalışma grubunun hazırladığı haritalar, geçmiş aylarda Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) tarafından hazırlanan sözde &#8220;Ulusal Deniz Mekansal Planı” ile birebir örtüşmekte ve Kıbrıs Rum tarafının Kıbrıs adasının tek meşru sahibi olduğu yönündeki iddialarını destekler nitelikte olup, Türkiye ve KKTC tarafından kabul edilmesi söz konusu değildir.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-362105" src="https://www.sonhaber16.com/wp-content/uploads/2024/11/sevilla.jpg" alt="" width="970" height="412" srcset="https://www.sonhaber16.com/wp-content/uploads/2024/11/sevilla.jpg 970w, https://www.sonhaber16.com/wp-content/uploads/2024/11/sevilla-650x276.jpg 650w, https://www.sonhaber16.com/wp-content/uploads/2024/11/sevilla-500x212.jpg 500w, https://www.sonhaber16.com/wp-content/uploads/2024/11/sevilla-768x326.jpg 768w" sizes="(max-width: 970px) 100vw, 970px" /></p>
<p>The post <a href="https://www.sonhaber16.com/abden-yeni-sevilla-haritasi/">AB’den yeni “SEVİLLA HARİTASI”</a> appeared first on <a href="https://www.sonhaber16.com">sonhaber16.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.sonhaber16.com/abden-yeni-sevilla-haritasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Erdoğan ve Hristodulidis Görüşmesi</title>
		<link>https://www.sonhaber16.com/erdogan-ve-hristodulidis-gorusmesi/</link>
					<comments>https://www.sonhaber16.com/erdogan-ve-hristodulidis-gorusmesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Ata ATUN]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 Nov 2024 19:23:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sonhaber16.com/?p=362099</guid>

					<description><![CDATA[<p>Evvelki hafta Macaristan&#8217;ın Budapeşte şehrinde düzenlenen Avrupa Politik Topluluğu Zirvesinde, Güney Kıbrıs’ın lideri Nikos Hristodulidis’in, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüştüğü iddiaları Kıbrıs Rum ve Yunanistan gazetelerinde geniş yer aldı. Rum basınına göre, çok samimi havada geçtiği söylenen görüşmeye Yunanistan Başbakanı Miçotakis, Arnavutluk Başbakanı Edi Rama ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da eşlik etmiş. [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sonhaber16.com/erdogan-ve-hristodulidis-gorusmesi/">Erdoğan ve Hristodulidis Görüşmesi</a> appeared first on <a href="https://www.sonhaber16.com">sonhaber16.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Evvelki hafta Macaristan&#8217;ın Budapeşte şehrinde düzenlenen Avrupa Politik Topluluğu Zirvesinde, Güney Kıbrıs’ın lideri Nikos Hristodulidis’in, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüştüğü iddiaları Kıbrıs Rum ve Yunanistan gazetelerinde geniş yer aldı.</p>
<p>Rum basınına göre, çok samimi havada geçtiği söylenen görüşmeye Yunanistan Başbakanı Miçotakis, Arnavutluk Başbakanı Edi Rama ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da eşlik etmiş.</p>
<p>Yine Kıbrıs Rum basınında yer alan haberlerin içeriğinde “<em>Kıbrıs Dönem Başkanlığı fotoğraflarında da görülebileceği gibi, Hristodulidis’in oturduğu yerde karşısında Türkiye Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Yunanistan Başbakanı Kiriakos Mitsotakis, Arnavutluk Başbakanı Edi Rama ve görüşmenin tercümanı yer alıyor</em>” cümlesi kullanılıyor.</p>
<p>Duyan da, okuyan da, yayımlanan fotoğrafa bakan da zannedecek ki Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan, Güney Kıbrıs’ın lideri Nikos Hristodulidis’i muhatap almış, karşılıklı kahve içiyor ve görüşüyor.</p>
<p>Esasen işin aslı öyle değil.</p>
<p>Nikos Hristodulidis de dahil olmak üzere Güney Kıbrıs liderlerinin tümü, Kıbrıs sorunun sorumlusu Rum lider Makarios’un 1 Ocak 1964 sabahı 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasasını iptal ettiğini açıklamasından sonra neredeyse 60 yıldır Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanları ile mütekabiliyet esasına göre -diplomasi dilinde eşit konumda- görüşmek için canlarını yediler, araya aracılar soktular, ABD, AB ve İngiltere liderleri bile araya girdi ama resmi olarak Türk diplomasisi tarafından Cumhurbaşkanı olarak eşit düzeyde kabul edilmedikleri için hiç görüşemediler.</p>
<p>Güney Kıbrıs liderlerinin resmi olarak Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı ile mütekabiliyet esasına göre son görüşmesi 1962 tarihinde oldu.  Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Makarios, 22 Kasım 1962 tarihinde Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı sıfatıyla Türkiye’ye resmi ziyarette bulunmuş, Türkiye’de Parlamenter sistem olduğu için mütekabiliyet esasına göre Başbakan İsmet İnönü tarafından kabul edilmişti.</p>
<p>Bu tarihten sonra hiçbir Güney Kıbrıs lideri, Parlamenter sistemin yürürlükte olduğu dönemlerde Türkiye Cumhuriyeti Başbakanları, Başkanlık sisteminin yürürlükte olduğu dönemlerde de Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanları tarafından resmi veya gayrı resmi olarak kabul edilmediler.</p>
<p>Budapeşte’deki toplantıya katılan diplomat dostlarımdan gelen haberler biraz farklı.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, yanında Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve çevirmen ile birlikte Arnavutluk Başbakanı Edi Rama ile birlikte sohbet ederlerken, üçüncü bir kişi Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis’e sohbete katılmasının bir sorun olmayacağını ve hatta iyi olacağını söyleyince Miçotakis yanına Rum lider Hristodulidis’i çağırır ve birlikte gruba yaklaşarak boş kalan yerlere otururlar. Zaten fotoğraf dili de aynı mesajı doğruluyor. Rum lider, saat yönündeki oturuşlara göre, en uçtadır ve en son oturan kişidir. Resmi davet de söz konusu değildir.</p>
<p>Bu grubun davet misafiri olmasına rağmen Rum liderin sanki planlı bir görüşme varmış gibi bunu kendi hanesine yazdırma girişimi beyhude çaba ve Rumların klasik algı operasyonlarından biridir.</p>
<p>The post <a href="https://www.sonhaber16.com/erdogan-ve-hristodulidis-gorusmesi/">Erdoğan ve Hristodulidis Görüşmesi</a> appeared first on <a href="https://www.sonhaber16.com">sonhaber16.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.sonhaber16.com/erdogan-ve-hristodulidis-gorusmesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dünyada Hoş Bir Seda Bırakıp Giden Babam</title>
		<link>https://www.sonhaber16.com/dunyada-hos-bir-seda-birakip-giden-babam/</link>
					<comments>https://www.sonhaber16.com/dunyada-hos-bir-seda-birakip-giden-babam/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Ata ATUN]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 11 Nov 2024 19:43:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sonhaber16.com/?p=362093</guid>

					<description><![CDATA[<p>Rahmetlik Babam Prof. Dr. İbrahim Hakkı Atun bundan tam 15 sene evvel ebediyete göç etti. Kendisi gitti ama kurucusu olduğu Van 100. Yıl Üniversitesi, Sivas Cumhuriyet Üniversitesi, Elazığ Veteriner Enstitüsü, Pendik Veteriner Enstitüsü gibi bilim yuvaları, KKTC’nin Üniversiteler adası olmasının fikrini ortaya atması ve adadaki eğitim kıvılcımını çakması gibi eserleri bu dünyada kaldı. Belli ki [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sonhaber16.com/dunyada-hos-bir-seda-birakip-giden-babam/">Dünyada Hoş Bir Seda Bırakıp Giden Babam</a> appeared first on <a href="https://www.sonhaber16.com">sonhaber16.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Rahmetlik Babam Prof. Dr. İbrahim Hakkı Atun bundan tam 15 sene evvel ebediyete göç etti. Kendisi gitti ama kurucusu olduğu Van 100. Yıl Üniversitesi, Sivas Cumhuriyet Üniversitesi, Elazığ Veteriner Enstitüsü, Pendik Veteriner Enstitüsü gibi bilim yuvaları, KKTC’nin Üniversiteler adası olmasının fikrini ortaya atması ve adadaki eğitim kıvılcımını çakması gibi eserleri bu dünyada kaldı.</p>
<p>Belli ki uzun bir müddet daha kalmaya da devam edecek.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-362094" src="https://www.sonhaber16.com/wp-content/uploads/2024/11/hakki-atun.png" alt="" width="320" height="405" srcset="https://www.sonhaber16.com/wp-content/uploads/2024/11/hakki-atun.png 320w, https://www.sonhaber16.com/wp-content/uploads/2024/11/hakki-atun-237x300.png 237w" sizes="(max-width: 320px) 100vw, 320px" /></p>
<p><strong>Prof. Dr. Hakkı Atun</strong></p>
<p>babam yokluk yıllarının Kıbrıs’ında, canını dişine takarak tek başına yollara düşmüş bir adam…</p>
<p>Karpaz’ın Ergazi (Ovgoroz) köyünde 1 Ocak 1916 sabahı, zorlu koşulların hüküm sürdüğü yıllarda doğmuş babam… Hayata tutunmayı başaramamış 12 kardeşten, hayatta kalabilenlerin 2’ncisi… Sonradan 3 kardeşi daha olmuş. Hepsi de erkek…</p>
<p>Babası, Karpaz bölgesinin imamı ve hocası olan, rahmetlik dedem Mehmet Rifat Efendi. Annesi ise ev hanımı rahmetlik Ayşe nenem. Evleri dönemin yapı sistemine göre güzel inşa edilmiş, tavanı mertek üzerine tahta kaplama, onun üzerine de ince bir betonun döküldüğünü düşündüğüm büyükçe bir ev. Bahçesinde içinde bir kere yıkanma şansını elde ettiğim kocaman bir küp, ayrı bir binada samanlık ve ayrı bir kümes.</p>
<p>Çocukluk yıllarımda kümesteki tavuklar ve horozlar benim arkadaşımdı. Çok iyi anlaşırdım onlarla. Küçükbaş hayvanların barındığı ağıl tam olarak neredeydi hiç hatırlamıyorum. Sayısını hatırlayamadığım kadar zeytin ve harup ağacı ile içinde arpa ve buğdayın yetiştiği, yanından derenin de geçtiği dönümlerce de tarla vardı.</p>
<p>Kantara’dan akmaya başlayan dere, dedemin tarlasının yanından geçerdi. Yazın çalıdan siciler (eşek arısı) için ölümcül bir silah hazırlar, sici avına çıkardık dere kenarında. İngiliz Sömürge yönetimi sici başına 2 kuruş verirdi o dönemlerde. İki tane siciye bir tane Kit Kat çikolata alırdık rahmetlik Mustafa amcamın dükkânından.</p>
<p>İyi paraydı bakır bir kuruşlar o dönemde.</p>
<p>Babam, Lefkoşa’daki İslam Lisesinde öğretim görüyordu. Anlattığına göre iyi bir öğrenciydi. Liseyi birincilikle bitirdiğini söylerdi hep bana. Kıbrıs Türk’ü olarak, Türkiye Cumhuriyeti’nin yatılı bursunu kazanıp üniversite eğitimi için Kıbrıs’tan çıkıp Türkiye’ye gittiği yıl 1934.</p>
<p>Yol ve ilk aylardaki geçim parasını karşılamak için, dedem ve nenem birkaç tane küçükbaş hayvan satarak cebine üç beş kuruş koymuşlar ve dualarla Larnaka’dan babamı yolcu etmişler. Uzun bir gemi yolculuğu, sonra da kara trenle Ankara’ya ulaşmaya başarmış babam bu çetin yolculuğun sonunda.  Gemi, köy rammisi (otobüsü) gibi, her durağa uğradığından Türkiye’ye haftalar sonra varabilmiş.</p>
<p>Şansa bakın ki Ankara Üniversitesi’nde eğitime başlayan babam, Atatürk ile karşılaşma şansına sahip olmuş, hem de birkaç kez.</p>
<p>Yatılı okul dışındaki yaşam giderlerini karşılayabilmek için çeşitli işler yapmış.  İkinci Dünya savaşı çıkınca Türk Silahlı kuvvetlerinde teğmen olarak Edirne’de, Bursa’da ve Kırıkkale’de görev almış. Savaş bitince ABD’nin açtığı burs sınavlarını kazanarak ABD’ye gitmiş ve yüksek lisansını orada tamamlamış.</p>
<p>Kısa bir müddet sonra ünlü Squibb firması Laboratuvar şefi olan babam, “Amerika’da kal bizde çalış” önerisi ile yüksek bir maaşlı iş teklifinde bulunmuş. Babamın “yatılı okudum Türkiye Cumhuriyeti devletine borcum var” demesi üzerine “<em>biz borcunu sonuna kadar öderiz, merak etme</em>” yanıtını almışsa da “<em>Ben ABD’de kalırsam benden sonra Türkiye’de üniversite tahsili yapmak isteyen Kıbrıslı Türklere beni bahane edip belki bir daha burs vermezler</em>” düşüncesi ile bu teklifi nazikçe geri çevirmiş ve Türkiye’ye geri dönmüş.</p>
<p>Bu dönüş başarı basamaklarının da kapısını açmış babama.</p>
<p>Türkiye’ye geri döndükten sonra, 1952 yılında sonradan adı “Elazığ Veteriner Kontrol Araştırma Enstitüsü”nü (EVKAE) olarak değiştirilmiş olan “Elazığ Bakteriyoloji ve Seroloji Enstitüsü&#8221;nü sıfırdan kurmuş babam. EVKA Enstitüsü kurulduğu günden itibaren Doğu Anadolu’nun, daha doğrusu Ortadoğu’nun en önemli araştırma enstitüsü olmuş. Halen daha bu sıfatı gururla taşımakta.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-362095" src="https://www.sonhaber16.com/wp-content/uploads/2024/11/veteriner.png" alt="" width="375" height="278" /><br />
<strong>Elazığ Veteriner Kontrol Enstitüsü</strong></p>
<p>O dönemde birkaç parça laboratuvar aletinin uluslararası patentini de almış babam. Bunlardan en ünlüsü “Atun pensi.”  Doğu Anadolu’ya en önemli armağanlarından bir tanesi de Türkiye’ye özgü “Şap” hastalığının doğru teşhisi ve enstitüde gerekli aşılarının üretilmesi.</p>
<p>O dönemde bir ilk olmuş Türkiye Cumhuriyeti’nde aşı üretmek, özellikle de Şap (Antraks) aşısı.</p>
<p>Elazığ’dan sonra tayini “İstanbul, Pendik Veteriner Enstitüsüne” çıkınca bu sefer fırsat bu fırsat deyip “İstanbul Tıp Fakültesine” öğrenci olarak yazılmış ve tıp eğitimine başlamış. Hocası bile şaşkınlıktan dilini yutmuş, kemikleri, doğru ve eksiksiz tanımlamasından dolayı…</p>
<p>Bir sonraki aşamada, kariyerindeki başarısından ve araştırmacı olmasından dolayı Ankara’ya tayini çıkmış, Ziraat Bakanlığı şube müdürü olarak. Tanıdığı yok, hiç kimsesi yok, politikaya hiç bulaşmamış, hiçbir siyasiyi tanımıyor ama basamakları da çalışkanlığı ile ardı ardına tırmanıyor rahmetlik babam. Babamın tahsil ve başarılarını duyan İngiliz Sömürge Yönetimi davet gönderip, ısrarcı olunca 1950’li yıllarda Kıbrıs’la mesleki ilişkisi başlamış babamın. Kıbrıs’taki bir salgın hastalık nedeni ile adaya çağrılan babam önce Lefkoşa’daki Laboratuvarın başına getirilmiş, sonra da adanın tüm ilçelerinde görev yapmaya başlamış.</p>
<p>Kıbrıs’tan sonraki görev yeri Irak. Irak’taki General Kasım hükümeti Türkiye’den ve Dünya Sağlık Teşkilatı’ndan salgın hastalık uzmanı isteyince babama Irak yolu gözükmüş ve babamın tayini Irak’a, Bağdat Üniversitesine çıkmış. Üniversite Laboratuvarının ve Patoloji bölümünün başkanı olmuş. Irak’ı kasıp kavuran bir hastalığın tam teşhisini koyması ve Fransa’daki Pastör Enstitüsü ile iş birliği içinde aşısını üretmesi kendisine tüm kapıları açmış Irak’ta. Ünlü bir kişi haline gelmiş.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-362096" src="https://www.sonhaber16.com/wp-content/uploads/2024/11/hacettepe.png" alt="" width="384" height="260" /><br />
<strong>Hacettepe Tıp Fakültesi</strong><br />
Ankara’da Prof. Dr. İhsan Doğramacı’nın kurduğu Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi babamın peşine düşmüş. Dünya Sağlık Teşkilatı tayinini Hindistan’a çıkarmasına rağmen Prof. Dr. İhsan Doğramacı’nın “<em>ününüz sizden evvel buraya ulaştı. Yarın Patoloji bölümünün başkanı olarak görevinize başlıyorsunuz, odanız hazırlanmıştır</em>” diyerek Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne davet etmesinden sonra Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde göreve başlamış babam.</p>
<p>20 Temmuz 1974 tarihinde başlayan Mutlu Barış Harekatında babam Kıbrıs’tadır. Tıp eğitimindeki bilgilerini kullanarak Mağusa hastanesinde yaralıların tedavisine gönüllü olarak koşar. Mutlu Barış Harekatı’nda arşiv niteliği taşıyacak birçok değerli fotoğraflar çeker ve Mağusa’da yaşanan olayları ölümsüzleştirir.</p>
<p>Mutlu Barış Harekatı sonrasında Ankara’ya dönüşünde Kıbrıs Türk Kültür Derneği’nin Ankara’daki Genel Sekreteri olarak 1975 yılının ilkbaharında Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Bülent Ecevit’le Kıbrıs’ta oluşturulan Türk bölgesinin geleceği ile ilgili görüşmeler başlatır.</p>
<p>1975 yılının Eylül ayında Başbakan Ecevit’e bir yazı göndererek KKTC’de kurulacak sanayinin üniversitelerden oluşacağını söyler ve KKTC’nin üniversiteler ülkesi olması için çalışmaların hemen başlatılmasını talep eder. Babamın ısrarlı girişimleri sonucunda önce Yüksek Teknoloji Enstitüsü, sonra da Doğu Akdeniz Üniversitesi kurulur ve babam Prof. Dr. Hakkı Atun, “Kıbrıs adasının üniversiteler adası olmasının fikir babası” olarak kayda geçer ve “üniversitelerin kurucu babası” olarak anılmaya başlanır.</p>
<p>Patoloji bölümündeki başarıları kendisine Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesinin (kurucu) Dekanlığını getirir. Birkaç yıl sonra da dönemin Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı kendisini  “Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi”ni kurmakla görevlendirir.</p>
<p>Yüksek Öğrenim Kurumu’nun (YÖK) kararından sonra Van Üniversitesini kurmak için yola çıkar ve Doğu Anadolu’nun en iyi üniversitesi olan Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi’ni kurarak Kurucu Rektörü ve ilk Rektörü olur. Emekliliği sonrasında KKTC’ye dönen babam, birkaç yıl sonra1988 yılında Cemaat Meclisi’nin üst katında ilk açılış konuşmasını yaptığı “Yakın Doğu Üniversitesi”nin Rektörlüğüne atanır.</p>
<p>Başarıları yurt dışında da dikkat çeker ve babam Prof. Dr. Hakkı Atun 1988 yılının sonunda yayınlanan “Dünya Bilim Adamları” biyografisinde hakkı ile yerini alır…</p>
<p>Başarılarla dolu yaşamı 2009 yılının 13 Kasım’ında yatağında gece uyurken sessizce son bulur. Vefalı sevenlerinin katıldığı görkemli bir törenle Gazimağusa’da ebedi istirahatgahına defnedilir.</p>
<p>Allah’ın rahmeti üzerinden hiç eksik olmasın, mekânı Cennet’te nurlar içinde yatsın babam…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sonhaber16.com/dunyada-hos-bir-seda-birakip-giden-babam/">Dünyada Hoş Bir Seda Bırakıp Giden Babam</a> appeared first on <a href="https://www.sonhaber16.com">sonhaber16.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.sonhaber16.com/dunyada-hos-bir-seda-birakip-giden-babam/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kıbrıs Rum Yönetimi-ABD Anlaşması</title>
		<link>https://www.sonhaber16.com/kibris-rum-yonetimi-abd-anlasmasi/</link>
					<comments>https://www.sonhaber16.com/kibris-rum-yonetimi-abd-anlasmasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Ata ATUN]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 Nov 2024 11:46:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sonhaber16.com/?p=362089</guid>

					<description><![CDATA[<p>ABD Başkanı Biden’ın giderayak GKRY lideri Nikos Hristodulidis’i Beyaz Saray’ın Oval Ofis’inde kabul edip sohbet etmesi, uyutulacak bebekler gibi pışpışlaması, Kıbrıs Rum tarafının boylarından büyük hayaller görmelerine neden oldu. Belli ki Rumların gördüğü hayallerin senaryosunu yazan senarist kafayı iyice bulmuş olmalı ki olmayacak hikayelerle Rum halkının mutlu rüyalar görmelerini sağlıyor. Gerçekleri ters yüz edip doğruymuş [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sonhaber16.com/kibris-rum-yonetimi-abd-anlasmasi/">Kıbrıs Rum Yönetimi-ABD Anlaşması</a> appeared first on <a href="https://www.sonhaber16.com">sonhaber16.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Biden’ın giderayak GKRY lideri Nikos Hristodulidis’i Beyaz Saray’ın Oval Ofis’inde kabul edip sohbet etmesi, uyutulacak bebekler gibi pışpışlaması, Kıbrıs Rum tarafının boylarından büyük hayaller görmelerine neden oldu. Belli ki Rumların gördüğü hayallerin senaryosunu yazan senarist kafayı iyice bulmuş olmalı ki olmayacak hikayelerle Rum halkının mutlu rüyalar görmelerini sağlıyor. Gerçekleri ters yüz edip doğruymuş gibi halka sunarak kandırmak ve mutlu olmalarını sağlamak da bir yetenek, bırakınız yapsınlar, bırakınız inansınlar…</p>
<p>Kıbrıs&#8217;ın Doğu Akdeniz bölgesindeki stratejik rolü nedeni ile ABD’nin Doğu Akdeniz’de Türkiye yerine Kıbrıs Rum Yönetimini tercih ettiği ve artık Doğu Akdeniz’in Güney Kıbrıs Rum Yönetiminden sorulacağı içerikli açıklamaların bini bir para Kıbrıs Rum tarafında. Saf saf da ABD’nin, dünya üzerinde kendi savunma silahlarının neredeyse tümünü üreten ilk dört ülkeden bir olan ve de NATO’nun en güçlü ikinci ordusuna sahip 86 milyonluk Türkiye’yi göz ardı edip, Doğu Akdeniz ile ilgili sorunlarda kendilerini tercih ettiğine inanıyor Kıbrıs Rumları.</p>
<p>AB’nin, adı dolandırıcılığa, sahte bütçe açıklamalarına, yalan beyanlara, insan kaçakçılığına, kara para aklamaya ve uyuşturucu ticaretine çıkmış en kötü ülkesi Kıbrıs Rum Yönetimi, dünyanın 11. siyasi ve askeri önemi olarak bilinen ve Orta Doğu, Doğu Akdeniz, Balkanlar ve Kafkasya’da onayı olmadan hiçbir ciddi uygulamanın yürürlüğe konamadığı Türkiye Cumhuriyeti devleti yerine kendilerinin tercih edildiği rüyasını görüyorlar.</p>
<p>Tam bir ağlar mısın güler misin durumu gerçekten.</p>
<p>Kıbrıs Rumlarının içinde aklı başında olanlar ve duygularına kapılmadan tarafsız düşünmeyi başarabilenler bu ziyaret için “Biden-Hristodulidis görüşmesi önemli ancak beklentisi çok düşük” olarak tanımladılar.</p>
<p>Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve ABD arasında Eylül 2024&#8217;te İkili Savunma İş birliği Yol Haritasının imzalanması ve 23 Ekim 2024 günü de Stratejik Diyaloğunun imzalanması bölgede dikkate alınması yeni bir gelişme.</p>
<p>Özellikle gözlerden kaçırılmak istenen Federal Soruşturma Bürosu&#8217;nun (FBI) katkısıyla Güney Kıbrıs Rum Yönetiminde mali suçların tespit edilmesi, insan kaçakçılığı, uyuşturucu ticareti ve diğer küresel suçların kovuşturulma kapasitesinin güçlendirilmesi, Güney Kıbrıs Rum Yönetiminin tamamen ABD’nin denetimi altına gireceği, diğer bir deyimle de sömürgesi olacağının işareti. Zaten Güney Kıbrıs Rum Yönetimi vatandaşlarına sağlanacak olan ABD vize serbestiyeti de bu nedenle gündeme geldi. ABD, Kıbrıs Rum Yönetimini kendi koşullarında yönetecek, askerlerini AB sınırları içinde yaptığı gibi istediği miktarda, istediği silahlarla Güney Kıbrıs’ta istediği yerde konuşlandıracak. Almanya nasıl ABD’nin sözünden çıkamıyorsa, Dış siyasetinde ABD ne derse onu yapıyorsa, PKK terör örgütünün faaliyetlerine, haraç toplamasına, gösterilerine mani olamıyorsa, ABD’nin çıkarlarına aykırı davranamıyorsa, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi de aynı konuma gelecek.</p>
<p>Bu gelişmelerden sonra Güney Kıbrıs’ta yaşanacak sorunlardan bir tanesi de Rumların yüzde 40’nın sağcı, yüzde 35’inin komünist düzeyinde solcu ve geri kalan yüzde 25’inin de kararsız olduğu gerçeğinden kaynaklanacak. Başını AKEL adlı siyasi partinin ve taraftarlarının çektiği solcuların bu durumdan hoşlanmayacakları kesin. 50 sene evvel yaşanan 15 Temmuz 1974 darbesinde, Yunanistan’dan gönderilen subay ve astsubayların komutasındaki Rum Milli Muhafız Ordusunun Makarios’u deviren darbeyi gerçekleştirirken, yüzlerce AKEL taraftarı ve siyasilerini katlettikleri de hala hafızalarda.</p>
<p>Bu gelişmeler ışığında, yani ABD-GKRY Stratejik Anlaşmasına karşılık olarak, günümüz Kıbrıs adası koşullarına uygun, -ÜSLER konusunu da kapsayacak şekilde- TC-KKTC SAVUNMA ve GÜVENLİK İṢBİRLİĞİ ÇERÇEVE ANLAṢMASI imzalamanın tam zamanı.</p>
<p>Siyasi ortam buna çok uygun ve bu fırsat bir daha ele geçmez.</p>
<p>The post <a href="https://www.sonhaber16.com/kibris-rum-yonetimi-abd-anlasmasi/">Kıbrıs Rum Yönetimi-ABD Anlaşması</a> appeared first on <a href="https://www.sonhaber16.com">sonhaber16.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.sonhaber16.com/kibris-rum-yonetimi-abd-anlasmasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
