
<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Abdullah ALAGÖZ, Author at sonhaber16.com</title>
	<atom:link href="https://www.sonhaber16.com/author/abdullah-alagoz/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sonhaber16.com/author/abdullah-alagoz/</link>
	<description>Bursa, ulusal ve dünya haberleri</description>
	<lastBuildDate>Wed, 15 May 2024 21:59:56 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Güvenlikçi Bürokratik milliyetçiliğin geldiği nokta</title>
		<link>https://www.sonhaber16.com/guvenlikci-burokratik-milliyetciligin-geldigi-nokta/</link>
					<comments>https://www.sonhaber16.com/guvenlikci-burokratik-milliyetciligin-geldigi-nokta/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Abdullah ALAGÖZ]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 May 2024 21:50:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Abdullah Alagöz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sonhaber16.com/?p=361509</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’de milliyetçi temeller üzerine Türkiye Cumhuriyeti devleti kurulmuştur. İdeolojisi milliyetçilik olduğu halde Türkiye’nin Nato’ya girmesiyle birlikte Türk milliyetçiliğin öznesi Türk milleti olmaktan çıkarılmıştır. Batıda soğuk savaş döneminde ortaya çıkan Gladyo benzeri bir yapılanma maalesef ülkemizde de Türk milliyetçiliğini toplumdan koparmıştır. Bu yaklaşım sonucunda korkuya dayalı baskıcı, güvenlikçi bürokratik iradeyle şekillenen vesayet milliyetçiliği siyasette egemen olmuştur. [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sonhaber16.com/guvenlikci-burokratik-milliyetciligin-geldigi-nokta/">Güvenlikçi Bürokratik milliyetçiliğin geldiği nokta</a> appeared first on <a href="https://www.sonhaber16.com">sonhaber16.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de milliyetçi temeller üzerine Türkiye Cumhuriyeti devleti kurulmuştur. İdeolojisi milliyetçilik olduğu halde Türkiye’nin Nato’ya girmesiyle birlikte Türk milliyetçiliğin öznesi Türk milleti olmaktan çıkarılmıştır.</p>
<p>Batıda soğuk savaş döneminde ortaya çıkan Gladyo benzeri bir yapılanma maalesef ülkemizde de Türk milliyetçiliğini toplumdan koparmıştır. Bu yaklaşım sonucunda korkuya dayalı baskıcı, güvenlikçi bürokratik iradeyle şekillenen vesayet milliyetçiliği siyasette egemen olmuştur.</p>
<p>Egemenler; Türk milliyetçileri için sürekli sanal bir düşman ilan ederek bütün güçlerini egemenler için harcamasını sağladılar. Dünün öcüsü komünizm bugün ise ülkenin beka sorunu… Sonuçta değişen bir şey yok bizim mahallemizde.</p>
<p>Egemenler Türk milliyetçilerine bir görev biçmişlerdir. Egemen düzen sahipleri 12 Eylül öncesinde olduğu gibi Türk milliyetçilerini devletin güvenlik kuvvetleri yerine kullanmaya başladılar. Kullanma miadı dolduğunda atmışlardır. (12 Eylül öncesi ve sonrasında olduğu gibi)</p>
<p>Ülkelerde iç ya da dış tehdit ortaya çıktığında refleks olarak milliyetçi damar kabarır ve milliyetçilik yükselen değer olur. Bizde tabanda milliyetçilik yükselen değer olduğu halde sözde milliyetçi sivil toplum örgütleri ve partiler tabanın iradesini değil egemenlerin biçtiği rolü yerine getirirler. Böylesi bir çıkmazdan dolayı Türk milliyetçileri yazdıkları hikâyenin iğfal edilmesinin hüznünü hep yaşarlar.</p>
<p>Kurulan sivil toplum örgütleri egemenlerin iradesinden çıktığı ve sivilleştiği anda ani müdahalelerle bastırılırlar. Türkiye KAMUSEN gibi Birçok milliyetçi sivil toplum örgütünü sayabiliriz. Aynı şekilde milliyetçi partiler de kurgulanan bu tuzaktan kurtulamazlar. Tabandan kopuk ve egemenlerle içiçe olan sözde milliyetçi siyasiler ile Türk milliyetçilerini kontrol ederler.</p>
<p>Güvenlikçi bürokratik milliyetçilik zihniyeti; sadece milliyetçilerin kurduğu yapıları kontrol altına almakla kalmadı. Türk Milliyetçilerini birbirlerine düşürerek hatta fiziki saldırılarla adeta terbiye ederek militarist, emre itaat eden, teslimiyetçi, düşünmeyen ve sorgulamayan ,olaylara bütüncül bakamayan bir milliyetçi karakter oluşturdular.</p>
<p>Milliyetçilerin,tabandan kopuk siyaset anlayışları çoğunlukla meşruiyetin dışına çıkmalarına neden olmuştur. Demokrasi,hukukun üstünlüğü,hesap verebilirlik ve liyakat gibi evrensel değerler yabancısı oldukları konulardır.</p>
<p>Tabanda milliyetçilik yükselirken tavanda Türk milliyetçiliği akçeli işler ve tetikçilik gibi kriminal konularla anılır hale gelmiştir. Son üç ay içinde basın- yayın kuruluşlarının gündemini takip ediyorsanız gelinen utanç verici durumu da gözlemlemiş olursunuz.</p>
<p>Tabanına hesap vermeyen, azarlayan, aşağılayan ve beddua eden yöneticilerin varlığı korkuya dayalı milliyetçilik konumlanmasının sonuçlarıdır.</p>
<p>Türk milliyettçilerini maraba gören , aşağılayan, korkutan, tehdit eden şımarık ve fütürsuzca davranan ilkel milliyetçilik saikleri artık toplumda karşılık bulamıyorlar.</p>
<p>Gelinen notada Milliyetçilerin CHP ‘ye oy vermesinin nedenlerini araştıracaklarına tepki gösteren güvenlikçi milliyetçi zatlar hala toplumsal tepkinin farkında değildirler.</p>
<p>Eğer Türk milliyetçileri bu çıkmaz yola devam ederlerse önümüzdeki süreç; yeni toplumsal dinamiklerin oluşmasına da sebep olacaktır.</p>
<p>Toplum sağ sol gibi kavramlardan uzaklaşarak Cumhuriyetçi ve muhafazakar gruplar şekline dönüşebilir. İşte o zaman biraz sağa- milliyetçiliğe kayan CHP aynı zamanda Türk milliyetçilerini de içine alabilir. Türk milliyetçileri de bu muktedirler sayesinde dükkanlarını kapatmak zorunda kalacaklardır.</p>
<p>The post <a href="https://www.sonhaber16.com/guvenlikci-burokratik-milliyetciligin-geldigi-nokta/">Güvenlikçi Bürokratik milliyetçiliğin geldiği nokta</a> appeared first on <a href="https://www.sonhaber16.com">sonhaber16.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.sonhaber16.com/guvenlikci-burokratik-milliyetciligin-geldigi-nokta/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Toplumsal eğilimler, kırılmalar ve siyasi partilerin duruşu</title>
		<link>https://www.sonhaber16.com/toplumsal-egilimler-kirilmalar-ve-siyasi-partilerin-durusu/</link>
					<comments>https://www.sonhaber16.com/toplumsal-egilimler-kirilmalar-ve-siyasi-partilerin-durusu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Abdullah ALAGÖZ]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Mar 2021 09:07:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sonhaber16.com/?p=162007</guid>

					<description><![CDATA[<p>Siyaset; toplum ve toplumda var olan siyasal eğilimler, istekler ile hassasiyetler dikkate alınarak yapılır. Toplumsal eğilimler demokrasi tarihi boyunca belirli sürelerde değişimin ötesinde kırılmalarla kendini göstermiştir. Türkiye’de toplumsal kırılmaları tetikleyen iki ana unsur olmuştur; Darbeler ve ekonomik krizler. Gerisi genelde tali unsurlar olarak kalmıştır. Çok partili sisteme geçişle başlayan kırılmalar darbeler ile günümüze gelmiştir. Özal’ı [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sonhaber16.com/toplumsal-egilimler-kirilmalar-ve-siyasi-partilerin-durusu/">Toplumsal eğilimler, kırılmalar ve siyasi partilerin duruşu</a> appeared first on <a href="https://www.sonhaber16.com">sonhaber16.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Siyaset;</strong> toplum ve toplumda var olan siyasal eğilimler, istekler ile hassasiyetler dikkate alınarak yapılır. Toplumsal eğilimler demokrasi tarihi boyunca belirli sürelerde değişimin ötesinde kırılmalarla kendini göstermiştir. Türkiye’de toplumsal kırılmaları tetikleyen iki ana unsur olmuştur; Darbeler ve ekonomik krizler. Gerisi genelde tali unsurlar olarak kalmıştır. Çok partili sisteme geçişle başlayan kırılmalar darbeler ile günümüze gelmiştir. Özal’ı yıllardan itibaren demokrasi kültürünün gelişmesi ve dışa açılma gibi faktörler darbe tehdidini büyük oranda bu coğrafya da toprağa gömmüştür. Bu durum demokrasimiz için olumlu bir gelişmedir.</p>
<p>AKP’nin iktidara gelişiyle birlikte ilk yılları saymazsak ekonomik krizlerle birlikte Cumhuriyet paradigmasından vazgeçme gibi köklü paradigma değişikliği tehditleri, uygulamaları ve arkasından ucube partili Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sistemine geçiş gibi faktörler toplumsal fay hatlarımızda tarihte görülmediği kadar açılmasına sebep olmuştur.</p>
<p>Ülkemiz bugün sadece dip yapmış ekonomik krizle boğuşmuyor. Atatürk’le kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin başat gücü olan Türk milletinin ontolojik varlığı tartışılmaya açılmış, Cumhuriyetle elde edilen epistemolojik kazanımlar sulandırılmaya, yok edilmeye ve yumuşak geçişle başka bir paradigma ikame edilmek istenmektedir.</p>
<p><strong>Toplumsal eğilimler adeta Türk milletini iki farklı dünya insanlarına dönüştürmüştür.</strong> Ucube başkanlık sistemi ülkenin parçalanmasına giden bu süreçte en etkili güç olmaktadır. Yaşanılan bu süreç siyasi partilerin hedeflerini aşmış devasa bir tehdit olarak karşımızda durmaktadır. Seçim sisteminin başarıyı %50+1’e çıkarması partilerimizin ortak paydalarda buluşma zorunluluğunu da beraberinde getirmiştir.</p>
<p>Ülkemizde dayatılan Cumhur ittifakına karşın Millet ittifakı bu tehditi bertaraf etmek için oluşturulmuştur.</p>
<p><strong>Siyasi partiler bu tehditi ortadan kaldırmak için özgün programlarıyla milletin huzuruna çıkarken, bu tehditi bertaraf etmek için de diğer siyasi partilerle güç birliği yapmak zorunda kaldılar.</strong></p>
<p><strong>AKP;</strong> demokrasiye, Cumhuriyetin değerlerine ve dahası Türk milletinin devletiyle bu coğrafyada egemen güç olmasını hiçbir zaman içine sindiremedi. Nitekim Atatürk ile başlayan andımızla T.C. ibareleriyle devam eden Türk izlerini bu coğrafyadan, gönüllerden silme mücadelesini sistematik şekilde sürdürmektedir. AKP sadece bir siyasi parti değil, aynı zamanda bu vatanda Türk egemenliğini sonlandırmak isteyen siyasal İslamcı öğretinin savunucusudur. İktidara geldiği günden itibaren bitmez tükenmez Türk düşmanlığı hızını kesmeden devam etmektedir. Dolayısıyla AKP iktidarına sandıkta son vermek bir istek değil her Türk evladı için bir mecburiyet haline gelmiştir. Şatafatlı Emevi saltanatıyla ülkeyi dipsiz bir kuyuya doğru sürüklemektedir…</p>
<p><strong>MHP;</strong> ideolojisi ve duruşundan tamamen farklılaşmış bir parti olarak ibretlik uygulamalarıyla bütün vatan severleri hayrete ve şaşkınlığa sürüklemeye devam ediyor. Türk devletinin varlığını, Türk milletinin Cumhuriyetle elde edilen kazanımlarını bitirmeye yeminli bir partiyle ittifakını anlamak gerçekten zor. Parti içi demokrasi olmadığı zaman partinin adı ve ideolojisi ne olursa olsun egemen güçlerin kontrolüne nasıl girdiğine maalesef birçok siyasi partimiz örnektir. Bütün bu olumsuzluklara rağmen Türk milliyetçiler parti taassubunu aşarak gereğini yapacaklardır.</p>
<p><strong>AKP</strong> ve<strong> MHP;</strong> toplumsal eğilim, istek ve beklentilerin dışına çıkarak taban kaybeden partiler olmaya devam ediyor… Ekonomik kriz kısmen de olsa paradigma değişikliği AKP’de oy kaybını devam ettirirken MHP yönetiminin AKP’ye biat anlayışı parti içinde çözülmeleri hızlandırmaktadır. Önümüzdeki süreçte bu iki partinin Türkiye’yi şekillendirme iddiası da olmayacaktır.</p>
<p><strong>CHP;</strong> Cumhuriyeti kuran bir partidir. Ancak kurulduğu günden itibaren demokrasi ve özgürlükler ile terörü bir türlü ayırt etme noktasında istenileni vermemektedir. Toplumsal eğilimlerin hassasiyetlerini değil marjinal grupların isteklerine boyun eğen bir CHP olarak karşımızda durmaktadır.</p>
<p><strong>CHP;</strong> bu ideolojik yaklaşımı ve milli hassasiyetler noktasındaki duruşuyla iktidar olamayacağı gerçeğini de kabul etmek gerekir. Türkiye’de sağ eğilimlerin %70’lere ulaşmasının da müsebbibi CHP’nin tutarsız politikaları olmuştur.</p>
<p><strong>HDP;</strong> ideolojisi, kuruluş felsefesi ve amacı etnik bir devlet kurma üzerine kurgulanmış bir partidir. Dolayısıyla milli devletlerin hiçbir ve hiçbir demokrasi böylesi bölücü bir partiyi demokrasi adına savunamaz. Eğer ülkemizde adalet sistemi siyasallaşmamış olsaydı bu parti defalarca kapanırdı. <strong>Efendim, parti kapatma çözüm değildir</strong> deyip bu tür yapılara yol açmak süreç içinde demokrasiyi de rafa kaldırır. Terör ve onunla ilintili hiçbir kuruluşa bu coğrafyada iyi bakılamaz. Bakılırsa ülkenin bekası tehlikeye girer.</p>
<p><strong>İYİ Parti;</strong> Türk siyasetinin tıkandığı, mühendislik oyunlarını algı operasyonlarıyla ülkede sanal bir dünya oluşturduğu süreçte kurulmuş Türk milletinin milli bir refleksidir. Ülkede ortaya çıkan kırılmalarla tarihte görülmemiş şekilde parçalanmaya giden bir süreçte <strong>&#8221;memleket masası&#8221; </strong>teklifiyle kırılmaları onarmak normalleştirmek adına 83 milyon vatan evladını Yesevi sevgisiyle buluşturmak en büyük misyonu oldu.</p>
<p><strong>İYİ Parti</strong> kutuplaşan toplumsal yapının tutkalı olmaya, vatan evlatlarını Türk milletinin egemenliğinde buluşturmak, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı gibi şerefli bir organizasyonda yeniden konumlandırma mücadelesini vermektedir.</p>
<p><strong>İYİ Parti;</strong> insanımızın hasret kaldığı demokraside, insan haklarına saygıda, hukukun üstünlüğünde buluşturmada ve şeffaflık hesap verebilirlik, liyakat gibi evrensel değerlerde bütünleşmek için tarihi misyonun gerçekleştirmeye devam ediyor.</p>
<p>Toplumsal yapının bu kadar kırılmalar yaşadığı bu süreçte yeni partilerin kuruluyor olması bir ihtiyaç değil, egemen güçlerin rakiplerini parçalamaya dönük bir mühendislik oyunudur. Zira toplumsal yapı eğilim ve istekleri, noktasında yeni partilere uygun bir pazar sunmamaktadır. Alacakları oylar en iyimser rakamla %3’ü geçemez. Ancak ucube sistemden dolayı %1’lik oyun bile çok belirleyici bir değeri vardır.</p>
<p><strong>Önümüzdeki sürecin belirleyici iktidara yürüyen aktörü İYİ Parti olacaktır.</strong> İYİ Parti’de bu süreçte birliğini, beraberliğini koruyarak yeri geldiğinde öz eleştiri yapmaktan korkmadan her bir üyesini kucaklayarak ülkeyi huzura kavuşturmanın bilinciyle hareket etmek zorundadır.</p>
<p>The post <a href="https://www.sonhaber16.com/toplumsal-egilimler-kirilmalar-ve-siyasi-partilerin-durusu/">Toplumsal eğilimler, kırılmalar ve siyasi partilerin duruşu</a> appeared first on <a href="https://www.sonhaber16.com">sonhaber16.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.sonhaber16.com/toplumsal-egilimler-kirilmalar-ve-siyasi-partilerin-durusu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gara Operasyonu ihanet sürecinin bize mirasıdır</title>
		<link>https://www.sonhaber16.com/gara-operasyonu-ihanet-surecinin-bize-mirasidir/</link>
					<comments>https://www.sonhaber16.com/gara-operasyonu-ihanet-surecinin-bize-mirasidir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Abdullah ALAGÖZ]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Feb 2021 15:17:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sonhaber16.com/?p=157704</guid>

					<description><![CDATA[<p>Terör örgütü PKK&#8217;nın 15 Ağustos 1984&#8217;te Siirt&#8217;in Eruh ve Hakkâri’nin Şemdinli ilçesinde gerçekleştirdiği ilk saldırıların ardından 36 yıl boyunca her gün kan ve gözyaşı devam ediyor… PKK terör örgütü sözde Kürt halkının temsilcisi olarak ortaya çıkmasına rağmen en büyük zayiatı Kürt kardeşlerimize yapmıştır. Bebeğinden kadınına, yaşlısından gencine kadar o bölgede yaşayan insanlarımıza insanlık tarihinin görmediği [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sonhaber16.com/gara-operasyonu-ihanet-surecinin-bize-mirasidir/">Gara Operasyonu ihanet sürecinin bize mirasıdır</a> appeared first on <a href="https://www.sonhaber16.com">sonhaber16.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Terör örgütü PKK&#8217;nın 15 Ağustos 1984&#8217;te Siirt&#8217;in Eruh ve Hakkâri’nin Şemdinli ilçesinde gerçekleştirdiği ilk saldırıların ardından 36 yıl boyunca her gün kan ve gözyaşı devam ediyor…</p>
<p><strong>PKK terör örgütü sözde Kürt halkının temsilcisi olarak ortaya çıkmasına rağmen en büyük zayiatı Kürt kardeşlerimize yapmıştır.</strong> Bebeğinden kadınına, yaşlısından gencine kadar o bölgede yaşayan insanlarımıza insanlık tarihinin görmediği en büyük zulmü yapmıştır. <strong>PKK terör örgütü bir halkın temsilcisi değil, narko terör örgütüdür.</strong> Örgütün faaliyetleri içinde insan kaçakçılığından fuhuşa kadar, mafya çabalarından uyuşturucu ticaretine emperyal güçlerin para karşılığında tetikçiliğine kadar varan bütün kirli işlerin temsilcisi olan bir vampir örgüttür.</p>
<p>Öğretmeninden polisine, askerine ve sivil vatandaşlarımıza kadar yaptığı katliamlarla dosyası kabarık katiller sürüsü olan bir örgüttür.</p>
<p><strong>Kürtçülük hareketi;</strong> emperyal güçlerin sürekli kullandıkları ve miadı dolunca attıkları bir araç olarak görülmüştür. Bütün bu isyanlar incelendiğinde isyanların salt ulusal bir başkaldırı olmadığı da görülmektedir. Zira göçebe kültürden yerleşik kültüre geçmemiş toplumlarda zaten ulusal bilinç de olmaz.</p>
<p><strong>İsyanların ortaya çıkışının üç temel nedeniyle karşılaşmaktayız</strong>:</p>
<ol>
<li>Askere gitmemek.</li>
<li>Vergi ödememek.</li>
<li>Kaçakçılığa göz yumulmasını istemek.</li>
</ol>
<p>Her üç istekte de devlet denilen organizasyona uyum problemi ortaya çıkıyor. Bir türlü isyanların göçebe kültüründen modern devlette intibak noktasında görülen kültürel gecikme olduğu anlaşılmaktadır. <strong>Bugün de ilgili bölgede yaşanılanlar eskisi kadar olmamakla birlikte bu göçebe kültürden modern kültüre geçme sürecinde yaşanan doğum sancılarıdır.</strong> Bir türlü kentleşmenin sağlanamaması, siyasi iktidarların bölgede hakim olan aşiret, tarikat ve cemaat önderleriyle işbirliği de kentleşme kültürüne gecikmeyi engellemektedir.</p>
<p>Kürt isyanların büyük çoğunluğunun Nakşibendi tarikatına bağlı halidi kolu önderlerinin gerçekleştirmiş olması, diğerlerinde ağaların ve beylerin önderliğinde ortaya çıkmış olması da bu düşüncelerimizi doğrulamaktadır.</p>
<p>Hal böyleyken, <strong>AKP iktidarı çözüm denilen ihanet süreci ile devletin iki asırlık hafızasını hiçe sayarak, bölgenin sosyolojik özellikleri göz ardı edilerek başlattığı ve 793 vatan evladının şehadeti ile ancak temizleyebildiğimiz kanlı süreç olarak tarihe geçti.</strong></p>
<p>Gara operasyonunda PKK tarafından alıkonulan vatan evlatları da ihanet sürecinin mimarı AKP’nin bugüne gelen gafleti sonucudur.</p>
<p>Osmanlı’dan günümüze kadar Türk devleti teröre karşı hep mücadele ederken, AKP ile Türk tarihinde ilk kez eli kanlı katiller sürüsü ile Oslo’dan başlayarak Dolmabahçe sarayı ve Habur rezaletine kadar süren utanç tablolarını yaşattı. Alıkonulan 13 vatan evladından çatışma sırasında şehit düşen 3 vatan kahramanına kadar şehitlerimizin sorumluları bu süreçlerin mimarlarıdır.</p>
<p><strong>Türk devleti için şehit kanından daha üstün kutsal yoktur.</strong> Şehitler can verirken parti kongrelerini düzenlemek sözüm ona <strong>“coşkularını kaybetmemiş olmaları”</strong> bir gariplik değil mi? Şehit verilen yerde coşku değil, yas, hırs ve intikam duygusu olur.</p>
<p>Türk devlet geleneğinde bu tür durumlarda özellikle yönetimde bulunanlar vatandaşlarıyla, muhalefetiyle bütünlük fotoğrafı vererek emperyal güçlerin oyununu bozmaya çalışırlar. Oysa yapılanlara bakıyoruz; <strong>kasap et, koyun can derdinde.</strong></p>
<p>Çok yazık!</p>
<p><strong>İhanet sürecinde 793 şehit verdik.</strong></p>
<p><strong>Kozmik odaya girişte 813 vatan evladını şehit verdik.</strong></p>
<p><strong>15 Temmuz darbe teşebbüsünde 251 şehit verdik.</strong></p>
<p>Şimdi sormak gerekmez mi, bu süreçlerin mimarı AKP değil mi?</p>
<p>Bu şehitler hangi gaflet ve ihanet sonucu şehit edildi?</p>
<p>Bunların hesabı verilmediği için Gara operasyonunun hesabını soramıyoruz.</p>
<p>Eğer bunların hesabı sorulsaydı kongrelerde değil, operasyon odalarında terörün kökü kazınana kadar askeri üniformayla mücadele verilirdi. Biraz Azerbaycan’a bakılsa ders alınırdı. Biliyorum bu yazdıklarımı bedeviler hiçbir zaman anlamayacak.</p>
<p><strong>Kahraman Mehmetçik iktidarın gafleti sonucu ortaya çıkan rezaletleri canını vererek ödemeye devam ediyor…  </strong></p>
<p>Türk milleti tarih boyunca savunmada kaldıkça küçülmüştür. Türk’ün dünyasında savunma yok saldırı vardır. Bu saldırı işgal değil kendini koruma refleksidir.</p>
<p><strong>Şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyorum.</strong></p>
<p>The post <a href="https://www.sonhaber16.com/gara-operasyonu-ihanet-surecinin-bize-mirasidir/">Gara Operasyonu ihanet sürecinin bize mirasıdır</a> appeared first on <a href="https://www.sonhaber16.com">sonhaber16.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.sonhaber16.com/gara-operasyonu-ihanet-surecinin-bize-mirasidir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türk Milliyetçiliği ve milletleşme serüvenimiz &#8211; (II)</title>
		<link>https://www.sonhaber16.com/turk-milliyetciligi-ve-milletlesme-seruvenimiz-ii/</link>
					<comments>https://www.sonhaber16.com/turk-milliyetciligi-ve-milletlesme-seruvenimiz-ii/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Abdullah ALAGÖZ]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 19 Jan 2021 17:20:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sonhaber16.com/?p=150832</guid>

					<description><![CDATA[<p>Milliyetçilik hareketlerinin Batı&#8217;da ortaya çıkmış olması, yine milli devletlerin bu süreçte vücut bulmasının arka planını iyi okumak gerekiyor. Skolastik düşünceye karşı verilen mücadele sonucunda ancak Batı toplumu özgürleşebiliyor. İmparatorlukların hüküm sürdüğü, egemenlik kaynağının ya hanedana, ya da mutlak varlık adına kilise babalarına verildiği bir süreçten egemenliğin topluma geçtiği, bireyin özgürleştiği, eşitlik, özgürlük ve adalet gibi [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sonhaber16.com/turk-milliyetciligi-ve-milletlesme-seruvenimiz-ii/">Türk Milliyetçiliği ve milletleşme serüvenimiz &#8211; (II)</a> appeared first on <a href="https://www.sonhaber16.com">sonhaber16.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Milliyetçilik hareketlerinin Batı&#8217;da ortaya çıkmış olması, yine milli devletlerin bu süreçte vücut bulmasının arka planını iyi okumak gerekiyor. Skolastik düşünceye karşı verilen mücadele sonucunda ancak Batı toplumu özgürleşebiliyor. İmparatorlukların hüküm sürdüğü, egemenlik kaynağının ya hanedana, ya da mutlak varlık adına kilise babalarına verildiği bir süreçten egemenliğin topluma geçtiği, bireyin özgürleştiği, eşitlik, özgürlük ve adalet gibi kavramların milyonların hedefi olduğu bir aydınlanmadan bahsediyoruz.</p>
<p>Osmanlının yıkılma sürecinde İslamcılık ve Osmanlıcılık gibi akımların devletin derdine deva olması için çok çaba gösterildi. Osmanlı Devleti ve bu düşüncede olan aydınlarımız dünyadaki değişimin farkında değildi. Milliyetçilik hareketleri ile dünyada egemenliğin kaynağı değişiyordu. Her iki zihniyet Osmanlı&#8217;yı yıkılmaktan kurtaramadı, kurtaramazdı da.</p>
<p>Cumhuriyetin kuruluşunun arka planında Türk aydınlarının batıdaki değişimden etkilenmesi ve bu konularla ilgili yazıları, faaliyetleri 19. yüzyılın ortalarından itibaren Osmanlı aydınlarında karşılık bulmaya başladı. Islahat fermanları, meşrutiyet vs. gibi çalışmalar bu kasırganın etkileriydi. Cumhuriyeti kuran iradenin içinde Rumeli Türklüğünün çoğunlukta olması etkinin batıdan geldiğinin en somut göstergesidir.</p>
<p>Bu süreçleri analiz etmeden milliyetçilik hakkında yapılabilecek çalışma, sadece geçmişle eklektik bir zümre, grup ya da hanedan seviciliğine dönüşür. Nitekim bizde Cumhuriyetin kuruluşundan sonra bu hastalık zirveye çıktı. <strong>Türk milleti</strong> diyeceğimiz yerde <strong>Osmanlı torunuyuz </strong>gibi arabesk ve temelsiz kavramlara baş vurabiliyoruz.</p>
<p><strong>Gazi Mustafa Kemal Atatürk</strong> ile <strong>Türkiye Cumhuriyeti Projesi</strong>, modern Türk aydınlanmasının ve Türk milletinin egemenliğine dayanan Türk milliyetçiliği ideolojisinin temeliydi. Cumhuriyeti kuranlar, Batı&#8217;da kan ve gözyaşı sonucu elde edilen egemenlik hakkını adeta altın tepsiyle topluma sundular. Ancak millet o kültür dünyasına yabancı olması, egemenliği insana çok gören zihniyetlerin organize oluşları ilk yıllardan itibaren sancılı yıllar başladı.</p>
<p><strong>TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ</strong></p>
<p><strong>Türk milliyetçiliği;</strong> üniter devlet içinde egemenliğin sadece Türk milletine ait olduğunu esas alan bu egemenlik anlayışını da kuvvetlerin ayrılığı prensibiyle uygulamaya koyan modern Türk aydınlanmasına dayanıyor.</p>
<p><strong>Türk milliyetçiliği;</strong> sosyolojik bir aidiyet olan vatandaşlık bağı ile bütün vatandaşların kanun önünde eşit gören evrensel hukuk kurallarına dayanıyor<strong>. Egemenliği; Yasama, Yürütme ve Yargı erkleriyle millette veren, bireyi de şerefli vatandaş konumuna çıkaran bir dünya görüşü…</strong></p>
<p><strong>Türk milliyetçiliği;</strong> dünyayı Türkçe okuyan, Türkçe yorumlayan ve Türkçe temellendiren hüviyetiyle Türk milletinin asırlardır özlediği milli kimliğine kavuşmayı hedeflemiştir.</p>
<p><strong>Türk milliyetçiliği;</strong> Türk milletinin, felsefe, edebiyat, bilim ve sanat alanlarında yeteneklerini gösterme imkanına kavuşturan bir dünya görüşüdür.</p>
<p><strong>Türk milliyetçiliği;</strong> Demokrasiyi, özgürlükleri, liyakati, şeffaflığı ve toplum karşı hesap verebilirliği ön gören bir dünya görüşüdür.</p>
<p><strong>Türk milliyetçiliği</strong>; sivildir. Türk milliyetçiliğinin konumlandığı özne Türk milletidir. Başta devlet olmak üzere bütün organizasyonları Türk milletinin teşkilatlanmış yapısı olarak görür. <strong>Milleti yaşat ki devlet yaşasın</strong> felsefesi Türk milliyetçiliğinin duruş noktasıdır.</p>
<p><strong>Türk milliyetçiliği;</strong> STK’ların güçlenmesinden yanadır. Zira STK’ları güçlenen toplumlar demokrasi kültürünü daha çabuk içselleştirebildikleri gibi yönetimlerin denetlenmesinde de olumlu katkıları olacaktır.</p>
<p><strong>Türk milliyetçiliği;</strong> Türkçeyi Türk’ün ses bayrağı olarak görür. Zira Türkçe konuşamıyorsak, Türkçe hayal kuramıyorsak ve Türkçe rüya göremiyorsak bu nezih dile karşı bir Türk milliyetçisi olarak görevimizi yapmamışız demektir.</p>
<p><strong>Türk milliyetçiği;</strong> Aklı ve bilimi rehber alan, ilerici ve devrimci bir kimliğe sahiptir. <strong>“Hayata en hakiki mürşit ilimdir&#8221; </strong>diyen bir anlayışın varisidir.</p>
<p><strong>Türk milliyetçiliği;</strong> Türk milletinin tarihi serüvenini bütünlük içinde kabul ederek tarih ve milli şuur yönüyle beslendiği, Türklük aidiyetiyle bağlandığı alanlar olarak görür.</p>
<p><strong>Türk milliyetçiliği;</strong> devleti değil milleti asıl özne olarak görerek devleti amaca ulaşmak için çok önemli ve devamlılığını sağlama da tereddüt etmeyeceği bir araç olarak görür. Ebed müddet olan devlet değil millettir anlayışını şiar edinir. Zira devleti kuran ve ona ruh veren millettir.</p>
<p><strong>Türk milliyetçiliği;</strong> hukuk ve meşruiyet içinde gerçekleşmeyen hiçbir eylem ve davranışı makul ve hiçbir davayı kutsal olarak görmez. Kutsallığın ölçüsü meşruiyettir. Zira meşruiyetin kaynağı sadece Türk milletidir. Kimseyi Türk milletinin üstünde görmez, sanal korkularla milletin yerine konulabilecek her türlü argümanı şiddetle reddeder.</p>
<p><strong>Türk milliyetçiliği;</strong> insan sevgisine dayanır. Saygıyı sevgiyi esas alır. Bütün vatan evlatlarını <strong>Hoca Ahmet Yesevi</strong> sevgisiyle kucaklar.</p>
<p><strong>Türk milliyetçiliği;</strong> İnsanların yaşam biçimlerini en temel hak olarak görür. İnsanların yaşam biçimlerini laiklik ilkesiyle devletin güvencesine alarak huzurlu bir toplum oluşturmayı hedefler.</p>
<p><strong>Türk milliyetçiliği;</strong> Vatanı bir bütün olarak görür. Çevre duyarlılığından hayvan haklarına kadar ideolojisinin naifliğini bütün vatan sathında örgü gibi işleyerek dağa, taşa, dereye, meşeye damgasını vuracak niteliğe sahiptir.</p>
<p><strong>Türk milliyetçiliği;</strong> Türk’ün hinterlandı olan Türk dünyasını, Türklük öznesinin temeli kabul ederek her türlü desteği verir.</p>
<p><strong>Türk milliyetçiliği;</strong> Her Türk gencinin kendi ülkesinde sevdalanmasını hayal kurmasını aş ve iş sahibi olmasını hedefleyen Türk’ün kuvveden fiile çıkmış halidir.</p>
<p><strong>*<em>(Bundan sonraki yazımda Türk ırkı ve Türk milleti ile devam edeceğim.)</em></strong></p>
<p>The post <a href="https://www.sonhaber16.com/turk-milliyetciligi-ve-milletlesme-seruvenimiz-ii/">Türk Milliyetçiliği ve milletleşme serüvenimiz &#8211; (II)</a> appeared first on <a href="https://www.sonhaber16.com">sonhaber16.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.sonhaber16.com/turk-milliyetciligi-ve-milletlesme-seruvenimiz-ii/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türk milliyetçiliği ve milletleşme serüvenimiz (I)</title>
		<link>https://www.sonhaber16.com/turk-milliyetciligi-ve-milletlesme-seruvenimiz-i/</link>
					<comments>https://www.sonhaber16.com/turk-milliyetciligi-ve-milletlesme-seruvenimiz-i/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Abdullah ALAGÖZ]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 16 Jan 2021 11:48:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sonhaber16.com/?p=149959</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türk milliyetçiliği dünya görüşünü maalesef siyasiler vasıtasıyla soslayarak siyasetin malzemesine dönüştürdük. Türk milliyetçiliği dünya görüşünün ontolojik, epistemolojik ve etik yönleri üzerinde nedense kimse durmuyor? Önem verdikleri tek konu, Türk milliyetçiliği hassasiyetini kendi ikballerine nasıl meze edecekleri kaygısıdır. Bu konularda at izi ile it izinin birbirine karıştığı bir dönemin cehaletlerini, gafletlerini ve hatta ihanetlerini yaşıyoruz. Türk [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sonhaber16.com/turk-milliyetciligi-ve-milletlesme-seruvenimiz-i/">Türk milliyetçiliği ve milletleşme serüvenimiz (I)</a> appeared first on <a href="https://www.sonhaber16.com">sonhaber16.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türk milliyetçiliği dünya görüşünü maalesef siyasiler vasıtasıyla soslayarak siyasetin malzemesine dönüştürdük. Türk milliyetçiliği dünya görüşünün ontolojik, epistemolojik ve etik yönleri üzerinde nedense kimse durmuyor? Önem verdikleri tek konu, Türk milliyetçiliği hassasiyetini kendi ikballerine nasıl meze edecekleri kaygısıdır. Bu konularda <strong>at izi ile it izinin birbirine karıştığı</strong> bir dönemin cehaletlerini, gafletlerini ve hatta ihanetlerini yaşıyoruz.</p>
<p>Türk milliyetçiliği bazen tetikçiliğin, bazen soyut beka hikayelerinin, bazen de komitacılığın vahşice uygulamalarının kurbanı edilmektedir. <strong>Türk milliyetçiliğinin toplumda karşılığı % 30’ların çok üzerinde olmasına rağmen bir türlü iktidara gelememesinin sosyolojik nedenleri üzerinde çok iyi analizlere ihtiyaç vardır.</strong></p>
<p>Kimileri Türk milliyetçiliğini, iktidara gelmenin bir dolgu malzemesi olarak kullanırken kimileri egemenlerin koltuk değneği olma görevinden hareketle soyut beka kavramıyla Türk milliyetçiliğini sulandırmaktadır. Bütün bu entrikalara rağmen kadim <strong>Türk milleti; tarihin kendisine yüklediği misyonu bazen gafiller, bazen de başka unsurlar eliyle de gerçekleştirmektedir.</strong></p>
<p>Son Karabağ savaşında aidiyetsizler bile Türklük potasında kendini buldular. Zira tarihi serüvenimizin önüne yapay bariyerler de yetmiyor.</p>
<p>Türk milliyetçiliği fikri Türk’ün tarih sahnesinden çıkışıyla birlikte hep var ola gelmiştir.</p>
<p>Orhun abideleri, Türk adının geçtiği ilk yazıttır:</p>
<p><strong>&#8220;Kağan bilge imiş, cesur imiş; buyrukları bilge imiş, cesur imiş. Beyleri de kavmi de iyi imiş, böylece ülkeyi tutup töreye göre tanzim etmişler. Sonra kardeşler, oğullar kağan olmuş, küçük kardeş büyük kardeş gibi olmadığı, oğul babası gibi olmadığı için, bilgisiz kağanlar tahta oturmuşlar. Buyrukları da bilgisiz, fena imiş&#8230; Türk beyler, Türk adını atmışlar, Çin beylerinin adını almışlar. Çin hakanına boyun eğmişler, elli yıl işlerini güçlerini ona vermişler.&#8221;</strong></p>
<p>Bu metnin ilk defa bir millet şuurundan, töresinden bahsetmesi gelecekte Türk milliyetçiliğinin milletleşme şuurunun adeta besin kaynağı hüviyetini kazanmasını sağlamıştır. Milliyetçilik şuuru, Türk milletinin dara düştüğü dönemlerde hatırlanmıştır.</p>
<p>Her dönemi, kendi kültür çevresi ve dünyayı algılama anlayışıyla birlikte değerlendirmek gerekir. Tarım toplumunun cihan hakimiyeti anlayışı; ilgili dönemlerde egemenliğin kaynağı noktasında farklı yapıların hakimiyetleriyle devam etmiştir. Bazen boyların egemenliği, bazen dini referanslı savaşlar, bazen de sınıf mücadelesi şeklinde cereyan eden hadiseler milli şuurun gelişmesinin önünde en büyük engel olarak kalmıştır.</p>
<p>Tarihi süreçte; din savaşları ve sınıf savaşları miadını doldurdu. Bugün ne haçlı savaşlarından, ne de Marksist mücadeleden bahsediyoruz. Evet, her iki akımda bugün değerini kaybederek tarihi olaylar olarak kitapların sayfalarında hüzünlü hatıralarıyla kaldı. <strong>Tarihin milletler mücadelesinden ibaret olduğu hakikatiyle tekrar yüzleşmek zorunda kaldık.</strong></p>
<p>Gelelim milliyetçiliğe. Milliyetçilik hareketlerinin doğuşu ve bütün dünyaya yayılması Kıta Avrupa’sıyla ve özellikle Fransız ihtilaliyle başlar. Fransız ihtilali ile ilk defa egemenliğin kaynağı yeryüzüne iniyor. Aracısız hale geliyor.</p>
<p><strong>Milliyetçilik hareketleri aynı zamanda İmparatorlukların da son bulmasına sebep oldu.</strong> Bugün hala bazı kırıntıları devam ediyor olsa da çatırdamalar devam ediyor.</p>
<p>Kıta Avrupa’sında başlayan milliyetçilik hareketleri şüphesiz en büyük darbeyi bir imparatorluk olan Osmanlı&#8217;yı derinden sarsarak yıkılmasına neden oldu. Aynı milliyetçilik hareketi düşmanın Polatlı’ya dayanmasıyla Avrupa’daki gelişmeleri yakından takip eden ve dünyanın konumlandığı bu yeni süreci iyi okuyan Atatürk ve arkadaşları, Osmanlı enkazı üzerinde modern Türkiye’yi inşa ettiler. Türk milliyetçiliği Türkiye Cumhuriyeti ile kuvveden fiile çıkmış oldu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sonhaber16.com/turk-milliyetciligi-ve-milletlesme-seruvenimiz-i/">Türk milliyetçiliği ve milletleşme serüvenimiz (I)</a> appeared first on <a href="https://www.sonhaber16.com">sonhaber16.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.sonhaber16.com/turk-milliyetciligi-ve-milletlesme-seruvenimiz-i/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İYİ Parti, politikalarını iktidar olmak için güncellemelidir</title>
		<link>https://www.sonhaber16.com/iyi-parti-politikalarini-iktidar-olmak-icin-guncellemelidir/</link>
					<comments>https://www.sonhaber16.com/iyi-parti-politikalarini-iktidar-olmak-icin-guncellemelidir/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Abdullah ALAGÖZ]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 Jan 2021 15:29:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sonhaber16.com/?p=148782</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’de son 19 yılda Cumhuriyetle elde edilen kazanımlar AKP eliyle birer birer yok edilirken iktidara karşı parti olarak net tavır göstermeliyiz. İktidara giden yolda AKP ile aramıza kesin çizgiler koyarak özgün politikalar üretmek zorundayız. İttifaklar ucube başkanlık sisteminin bir sonucuyken tabanımızda sanki CHP ile Katolik nikahı varmış gibi bir algılamayla karşı karşıya kalıyoruz. Yine zaman [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sonhaber16.com/iyi-parti-politikalarini-iktidar-olmak-icin-guncellemelidir/">İYİ Parti, politikalarını iktidar olmak için güncellemelidir</a> appeared first on <a href="https://www.sonhaber16.com">sonhaber16.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de son 19 yılda Cumhuriyetle elde edilen kazanımlar AKP eliyle birer birer yok edilirken iktidara karşı parti olarak net tavır göstermeliyiz. <strong>İktidara giden yolda AKP ile aramıza kesin çizgiler koyarak özgün politikalar üretmek zorundayız.</strong> İttifaklar ucube başkanlık sisteminin bir sonucuyken tabanımızda sanki CHP ile Katolik nikahı varmış gibi bir algılamayla karşı karşıya kalıyoruz. Yine zaman zaman CHP içindeki marjinallerin çıkışı da tabanımızı olumsuz etkilemektedir.</p>
<p><strong>İYİ Parti;</strong> CHP’nin gölgesindeymiş gibi bir algıdan mutlaka kurtulmalıdır. Zira Türk solunun gücü ortadadır. İktidara giden yol Türk sağının oylarını almakla mümkün olacaktır. Bunun için öncelikle <strong>İYİ Parti;</strong> politikalarına uymayan CHP’den de gelse bütün yanlışlara karşı kesin tavır konulmalıdır.</p>
<p><strong>İYİ Parti;</strong> 83 milyon insanımızı kuşatan milliyetçi, muhafazakâr ve kalkınmacı bir partidir. Dolayısıyla her siyasi partiden ve tabandan oy alabilecek belki de tek partidir.</p>
<p><strong>İYİ Parti;</strong> taban benzerliği olan sağ partilerle arasındaki politika farklılığını daha da belirginleştirerek bu partilerin tabanından oy almak için yeni söylemler geliştirmek zorundadır. Türkiye’de % 70 sağ seçmenin olduğu bir yapıyı düşünürsek politikalarımızı AKP ve MHP’nin politikalarına karşı geliştirmek zorundayız.</p>
<p>Sayın Bahçeli’nin arada bir <strong>&#8221;eve dön&#8221;</strong> söylemlerini boşa çıkarmak ve AKP ile hiçbir şekilde partimizle politik duruşlarının benzer olamayacağını sık sık gündeme getirerek tabanda farklılığımızı daha da artırarak özgünleşmek zorundayız.</p>
<p><strong>İYİ Parti milliyetçi bir partidir.</strong> Türk milletinin egemenliğini, üniter devlet ve vatanın bölünmez bütünlüğü ile katılımcı demokrasi dediğimiz güçlendirilmiş parlamenter sistem vurgusunu somut hale getirerek kitlelere sunmalıdır.</p>
<p><strong>Sayın Genel Başkanımızın açıklamalarını Divanımızdan vekillerimize ve bütün taşra teşkilatlarımıza kadar bütün örgütlerimiz belirli aralıklarla tekrarlayarak, toplumda gündem oluşturarak kanaate dönüştürmelidir.</strong></p>
<p>Partili Cumhurbaşkanlığının Türkiye’de bütün kurumları nasıl siyasallaştırdığı vurgusu örneklerle anlatılarak iktidarın gerçek yüzü halka anlatılabilmelidir.</p>
<p><strong>İktidarın sanal gündemlerine kapılmadan milletin gündemi olan ekonomi, hukuksuzluk ve liyakatsizliği sürekli dillendirmelidir.</strong></p>
<p>İktidarın din ve ahlak istismarına karşı milletimizin hassasiyetlerine uygun bir dil ile halkın dinden nasıl soğutulduğu gerekiyorsa yapılacak anketlerle ifade edilmelidir. Cumhuriyet tarihinde ilk kez bu iktidar döneminde deizm hareketleri zirve yapmış durumda. Bu durum bütün gerekçeleriyle kitlelere ulaştırılmalıdır.</p>
<p>İYİ Parti ülkede temel problem olan demokrasi özgürlükler ve liyakat konusunda kendi ev ödevini mutlaka gerçekleştirmek zorundadır. Zira <strong>insanlarımızı söze değil, uygulamaya bakar.</strong> Bu konuda istediğimiz noktaya maalesef gelemedik.</p>
<p>Toplumun hassas olduğu konular kendi bünyemizde bizim hassasiyetlerimiz olmaktan çıkarsa iktidara gelmek için toplumda nasıl karşılık bulabiliriz? Toplumsal ihtiyaçlar ile bizim parti için duruşumuz örtüştüğü oranda iktidara en yakın anımız olur.</p>
<p><strong>Sözün özü;</strong> iktidara gelebilmek için hem ev ödevimizi en hızlı şekilde gerçekleştirmeliyiz, hem de mevcut iktidardan farklılığımızı kalın çizgilerle belirtmeliyiz. CHP ile olan ittifakın sadece bir seçim ittifakı olduğunu CHP’nin yanlışlarının partimizle bir ilgisinin olmadığını duruşumuzla dile getirmeliyiz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sonhaber16.com/iyi-parti-politikalarini-iktidar-olmak-icin-guncellemelidir/">İYİ Parti, politikalarını iktidar olmak için güncellemelidir</a> appeared first on <a href="https://www.sonhaber16.com">sonhaber16.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.sonhaber16.com/iyi-parti-politikalarini-iktidar-olmak-icin-guncellemelidir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
