AKP, İstanbul için ‘olağanüstü itiraz’ dilekçesi verdi

16.04.2019
A+
A-

AKP, Yüksek Seçim Kurulu’na, İstanbul seçimleri için olağanüstü itiraz dilekçesini verdi.

AK Parti Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ali ihsan Yavuz, seçimin iptali ve yenilenmesi talepli olağanüstü itiraz dilekçesini YSK’ya sundu.

AK Parti seçimde usulsüzlük olduğu gerekçesiyle Büyükçekmece için başvurmuştu. YSK, İstanbul sonuçlarıyla birlikte değerlendirmek üzere Büyükçekmece kararını ertelemişti.

İstanbul için olağanüstü itiraz başvurusunu yapan AK Parti’den ilk açıklama…

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz,  İstanbul’da seçimlerin iptali ve yenilenmesi için olağanüstü itiraz dilekçesini YSK’ya sundu. Yavuz ve beraberindekilerin yanındaki 3 bavul dolusu belge dikkat çekti. Valizlerin içinde İstanbul’da tespit ettikleri usulsüzlüklere dair bilgilerin yer aldığı ifade edildi.

‘MADDİ HATALARI DÜZELTMEYE ÇALIŞTIK’

Yavuz’un itiraz dilekçesini YSK’ya sunmasının ardından yaptığı açıklamalar şöyle; “Biliyorsunuz seçim akşamından beri tüm Türkiye İstanbul seçimlerine kilitlenmiş gözüküyor. Şu anda da tüm Türkiye’nin gözü YSK’da olacak. Ne olmuştu? Sıcağı sıcağına partiler ve YSK açıklamalarda bulunmuştu. Her bir parti, YSK da dahil seçim sonucuna ilişkin birtakım aktarımlarda bulunmuştu. YSK 28 bin farkla CHP’nin lehine, CHP 29 bin kendilerinin lehine seçimin bittiğini ilan etmişti. AK Parti il başkanımız 3 bin 819 farkı söylemişti. Rakamlar her bir taraftan ayrı görülünce biz meselenin çok yakın takipçisi olmak üzere, ben de dahil bazı arkadaşlarımızla İstanbul’a gittik. Bu çelişkinin nereden ibaret olduğunu anlamaya başladık. Biz seçim sonuçlarını SAS diye tanımladığımız, Sonuç Alım Sistemi üzerinden Türkiye’de en hızlı bir şekilde sonuçları elde etmek, lehimize, aleyhimize yapılan hataları fark etmek üzere sistem kurmuştuk. Kayıtlarımıza ve rakamlarımıza güvendiğimiz için İstanbul’un yolunu tuttuk ve maddi hataları düzeltmeye çalıştık.

“ŞÜPHEYİ GİDEREMEDİK”

Maddi hata, sayım sonuç çizelgelerinden sandık sonuç tutanağına aktarılırken kaydırmalar var, küçültülen ve yok edilen rakamlar var. Bunları fark ettikçe, sandık sayım çizelgeleri elimizdeydi, bunları düzeltmeye çalıştık. İlçe seçim kurullarına geçersiz oyların yeniden sayılması talebimiz oldu. Üçüncü talebimiz de tüm oylar yeniden sayılsın şeklindeydi. Sandığın tamamında birtakım usulsüzlükler yapıldığı ortaya çıkmıştı. Gördük ki sadece maddi hata düzeltimi yoluyla yani 8-9 binlere varan AK Parti’nin lehine olması gereken başka yere kaydırılan oyun olduğunu gördük. Yaklaşık 6 bin oy AK Parti’ye yazılması gerekirken başka yerlere kaydırılmış. AK Parti’ye gelen oy maalesef ya iptal olarak gözükmüş veya başka partilerin lehine sayılmış. Oyların tamamı sayılmadı sadece yüzde 10’u sayıldı. İl seçim kurulu ve ardından YSK’ya geldik. YSK’da oyların 4 ilçe hariç tamamının sayılmasına müsaade etmedi. Ortada bir şüphe var ve bu şüpheyi gideremedik.

ÜÇ VALİZ BELGEYLE İTİRAZ: AK Parti’li Yavuz ve yanındaki heyet YSK’ya üç valiz dolusu belgeyle birlikte geldi.

“SEÇMEN İRADESİ İÇ EDİLDİ”

Eğer bunların tamamı sayılsaydı, bizim rakamlar gerçekti ve bizim lehimize bu seçim sonuçlanacaktı. Birincisi bu üç alanda yapılan çalışma ve sayım sonucunda elbette CHP’nin lehine de yazılanlar var ama yüzde 85.6 oranında AK Parti’nin aleyhine sayılmış bu oylar. Sadece yüzde 14,5 kadarı CHP’nin aleyhine olacak şekilde. Geçersizlere gelince, maddi hatalara gelince yüzde 85,5 oranında AK Parti’nin aleyhine geçilmesi söz konusu. Olanlar seçmen iradesinin bir anlamda gerçekten iç edildiğini gösteriyor. O kadar çok sebep var ki organize usulsüzlük yapılığı için. Türkiye bir süre daha bunları konuşacak. Biz de bunları nasıl belgelendik şeklinde ayrıntılı bir şekilde sizlere aktarmak gibi yükümlülüğümüz olduğunu düşünüyoruz”

“OY VEREN SEÇMEN İLE OY PUSULASI ARASINDA FARK VAR”

Seçimlerin adeta belkemiğini sayım döküm çizelgeleri oluşturur. Buradan sandık sonuç tutanaklarına ve oradan da birleştirme tutanaklarına aktarılır. Sayım döküm çizelgelerinden 5 bin 388’i mühürsüz. Bunu dediğimde oy pusulaları, zarflar geçmişte de iddialar vardı. Benim kastım onlar değil. Sayım döküm cetvellerinin 5 binden daha yukarı bir oranda mühürsüz olduğunu gördük. 684’ünün imzasız olduğunu gördük. Kısıklılar var seçmen listelerinde, yanına şerh düşülmemiş oy kullanamaz diye. Cezaevi seçmenleri var ilçelerdeki seçmen listelerinde, yanına oy kullanamaz diye şerh düşülmemiş. Cezaevini adres olan gösterilen ve aslında oy vermemesi gereken ama veren seçmenler var cezaevinde. Ne hikmetse ve nasılsa gerçekten izahı zor, yanına oy kullanamaz şerhi düşmeden 5 bin 287 hükümlü seçmen kayıtlarında yer almış. Kayıp oylar var. Oy kullanan seçmenle oy pusulasıyla çok ciddi farklar var. Eksik ya da fazla olan 25 bin kadar bir sayı. Aradaki fark 13 binlere düşmüş. Burada bir şeyler olmuş eksik veya fazla çıkan imzadan ve kayda geçen sayı 25 binleri buluyor. Bu konuda belgelerimiz ve iddialarımız var. Sandık başkanları ve memur üyelerinin durumu var. Mevzuatımız çok açık ve net. 298 sayılı yasanın 22. ve 23. maddesi çok açık ifade ediliyor. 22. maddesi sandık başkanlarını tanımlıyor ve nasıl tespit edileceğini öngörüyor. İlgili ilçedeki bütün kamu görevlilerini mülki idare teslim eder. Ad çekme suretiyle sandık sayısının 2 katı oranındaki bir sayıdan çeker. Engeli varsa bu şekilde kanuni engeli varsa ve engeli olmayanları sandık başkanı yap diyor. Resmi memur üye de bu şekilde atanacak diyor. Böyle olmamış. 62 bin 560 kişinin 19 bini kamu görevlileri arasından seçilmemiştir. Ben size 300-500 demiyorum, 19 bin kadar kişi bu listede görev yapamaz olanların arasından tespit edilmiş.

(Yenigaste.com)

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.