20.02.2019
A+
A-

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, yerel seçim beyannamesini ve seçim sloganını paylaştı. Ankara ATO Congresium’da İYİ Parti Andı da okundu.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, 31 Mart yerel seçimlere kısa bir süre kala partisinin seçim beyannamesini ve sloganını açıkladı.

Meral Akşener’in sağında Mansur Yavaş, solunda ise Burhanettin Kocamaz yer alıyor. Saygı duruşunun ardından, İstiklal Marşı okundu. İYİ Belediyecilik vizyonunu tanıtan kısa bir video filmi izletildi.

Konuşmasına partisinin Mersin Belediye Başkan adayı Burhanettin Kocamaz’ın YSK’ya geç gönderilen evraklar yüzünden aday olamaması konusuyla başlayan Akşener, “Mersin’i alacağız iddiamızı hazmedemeyenler dün kirli bir oyuna daha tevessül ettiler. İYİ Parti başka bir tuzakla daha karşı karşıya. Ne yaparsanız yapın Allah’ın izniyle bu tuzağı da bozacağız. Çok açık söylüyorum bu bir ihmal değildir. Bu İYİ Parti’ye yönelik dahili bir operasyondur” dedi.

Yerel seçimlerde partisinin belediye başkan adaylarını ayağa davet eden Akşener, adaylara İYİ Parti andını okuttu.

13 Şubat’ta hayata gözlerini yuman çağımızın Dede Korkut’u Ozan Arif’e rahmet dileyen Akşener, “Türkiye, geçtiğimiz hafta, sözünün eri bir evladını daha kaybetti. Türk Milleti’nin gür sesine, Ozan Arif’e, Cenâb-ı Hakk’tan rahmet ve mağfiret diliyorum. Mekânı cennet olsun. Ozan Arif, herkes sustuğunda haykıran adamdı. Ozan Arif, bir kutlu davanın destanını yazan adamdı. Ömrünü, Allah, millet ve vatan yoluna adayanların ozanıydı. Ozanımıza rahmet olsun. Türk milletinin başı sağ olsun” dedi.

20 Şubat 2014’te Ege Üniversitesi’nde PKK’lı öğrenciler tarafından şehit edilen Fırat Yılmaz Çakıroğlu’nu şehadetinin 4. yılında anan Meral Akşener, “Bugün bir başka büyük acımızın da yıl dönümü. 20 Şubat 2015 Cuma günü, Ege’de bir yiğidi, Fırat Çakıroğlu’nu namertçe kopardılar aramızdan. Fırat, karşıt görüşlü yüreklerin bile, dik duruşunu selamladığı yürekli bir vatan evladı. O günü hiç unutmuyorum” şeklinde konuştu.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in açıklamaları şu şekilde:

AKŞENER: “BURHANETTİN KOCAMAZ YENİDEN…”

“Türkiye’nin üzerine çöken karanlığın ardından bir güneş gibi doğan cesur ve iyi insanlar hoş geldiniz. Biliyorsunuz Burhanettin Başkan Mersin’de işi bitirdi. Bunu herkes gördü bunu herkes biliyor. Mersin’i alacağız iddiamızı hazmedemeyenler dün kirli bir oyuna daha tevessül ettiler. İYİ Parti başka bir tuzakla daha karşı karşıya. Ne yaparsanız yapın Allah’ın izniyle bu tuzağı da bozacağız. Çok açık söylüyorum bu bir ihmal değildir. Bu İYİ Parti’ye yönelik dahili bir operasyondur. Biz bu tablonun asıl faillerini, niçinlerini nasıllarını çok iyi biliyoruz. Partimizin üzerinde oyun oynayanlar ve onların maşaları hakkında yapmamız gerekenleri biliyoruz. Gönlünüzü ferah tutun. Bizim içinde yer aldığımız hiçbir öykü biz bitti demeden bitmez. Bunu gerçeği herkes görecek Burhanettin Başkan yeniden Mersin’e iyi gelecek.”

“HEPİNİZ BİRER KURT KAYASINIZ”

“Cengiz Aytmatov’un mankurtları anlattığı romanı üzerinden örnek veren Meral Akşener, “Ant olsun, şart olsun, Nayman Ana’nın ruhuna yemin olsun unutmayacağız. Gençler unutmayacaksınız. Mankurtlaşmayacağız, Mankurtlaşmayacağız!”

Meral Akşener, Kürşat ve 40 Çerisinin Çin Sarayı’nı basması ve ardından yaşadıklarını anlattığı öykünün ardından ise, “Mansur Yavaş ve Burhanettin Kocamaz’ın da oturduğu yere seslenerek, “Hepiniz birer Kurt kayasınız” diye seslendi.

“Bozuk düzeni yanlış düzeni değiştirmeye geliyoruz. Kim ne söylerse söylesin, biz bugün de Türkiye’nin yaklaşan seçimlerini beka oyunu diye pazarlamaya çalışanların oyununa gelmeyeceğiz. Beka beka diyorlar ya. Muhtar ve belediye başkanı seçmenin beka ile ilgisi yoktur. Bu seçim de milletine verdiği sözleri tutmayan belediye başkanlarını, 25 yılda şehirlerimizi mahvedip sonra da şikayet edenleri, yolsuzlukları, kayırmalarını özetle belediye başkanlarını oylayacağız.”

“HAYALLER MİLLİ UÇAK, GERÇEKLER DOMATES BİBER KUYRUKLARI”

“Bekamıza bir tehdit varsa o da ekonomik krizdir, işsizliktir, yolsuzluktur. Bu arkadaşlar, siyasi tarihimize domates kuyruğuna neden olan kişiler olacak geçecekler.”

“Bunlar domatesi biberi karneye bağlamışlardı” denecek ileride. Hayaller milli uçak, gerçekler domates biber kuyrukları. Koca Türk devleti çadır kurmuş soğan satıyor. Memleketi getirdikleri yere bakın.”

“Biz vatandaşımıza ucuza sebze meyve satılmasın, demiyoruz. Tanzim satışlarınızı 81 vilayete yayın. Akaryakıtı da içine koyun. Devletin fabrikalarını ucuz pahaya satıp devlete esnaflık yaptırmak çözüm değil. Türk Milleti beka meselesini Sakarya’da Dumlupınar’da çözdü. Bunların beka dedikleri koltuklarının bekasıdır. Telaşa gerek yok. Koltuklarınızla ilgili sorun yok. Cumhurbaşkanı 4 yıl daha koltuğunun başında. Doğruları söyleyen herkesi uzaklaştırdığı için Sayın Bahçeli için de bir sorun yok.”

“ELİFLER AĞLIYORSA BU ÜLKEYİ YÖNETENLER NASIL RAHAT UYUYOR”

“Daha düne kadar her iki tarafta birbirlerine siyasi, insani ahlaka sığmayan o kadar çirkin şeyler söylediler ki, bir araya gelişlerini anlamak mümkün değil. Anlayacağınız tabanlarında da bir ittifak oluşmadı. Biz aslında bir araya gelmezdik ama beka meselesi dediler. Netice ne oldu. Ferasetli milletim bu yalanı da yemedi hamdolsun. Herkes sokakta ekonomiyi soruyor. Bu muhteremleri 31 Mart’ta şöyle kuvvetlice bir sarsalım diyorum. Milletimiz sandıkta ders vermezse 1 Nisan’da sam yağmuru yapacaklar. Ama oyları düşerse emin olun ki anında kendilerine çeki düzen verecekler.”

“Kardeşlerim herkes halinden memnun diyorlar. Ben size bir tablo aktarayım. Geçen hafta Silifke’de yanıma adı Elif olan bir kızımız geldi. Çiftçilikle uğraşıyor. Kan ağlıyor. Elif kızım ağlıyor. Herkes halinden memnunsa elifler neden ağlıyor? Elifler ağlıyorsa, bu ülkeyi yönetenler nasıl rahat uyuyorlar?”

“Ben garibanın ahını dindirmeyenlerden bunun hesabını çatır çatır sorarım. EYT kardeşlerim, 3600 ek göstergesi verilmeyen kardeşlerim, çiftçi kardeşlerim bir karar verecek. Kendilerine, ‘Belediyeden ne hizmet alıyorum, oturduğum ev bana reva mıdır, ben ömrü boyunca faturaları mı çalışacağım’ diyecek. İş erbabı, ‘parti binalarında, belediye koridorlarında 3 kuruşluk iş alabilmek için şahsiyetimden oluyorum, bu bize reva mıdır?’ diye soracak. Anneler, ‘bu file neden dolmuyor, bu tencere neden kaynamıyor?’ diyecek. Bunlar Allah’ın bize verdiği rızka göz dikiyorlar.”

“BİR İNSAN SÜREKLİ KENDİNİ SAVUNMAK ZORUNDAYSA BİLİN Kİ KABAHATLİDİR”

“Biz eve ekmek götürmeye çalışırken, öbürlerinin hayatını bir dizi film gibi izleyecek miyiz? Bundan sonra boş lafa kanmak yok. Belediyelere oy verirken, ‘Bu belediyede paralarla neler yapıldı?’ diye soracağız. Aziz Milletim, aile ferdi olarak sorun, arkadaş buluşmalarında sorun ki hakikatler daha fazla saklanamasın. İktidarın bu telaşı nedendir? Diye sorun. Bir insan sürekli kendini savunmak zorundaysa bilin ki kabahatlidir. Her şeyi bildiğini zanneden lafları kocaman kendileri küçük adamları bir susturalım. Bir dursunlar zihnimiz dinlensin, kendimizle baş başa kalalım. Bırakın ahkam kesmeyi. Paralar bitti. Ne olacak? İktidarın başındaki kişinin işi de zor. Sizin oralarda temiz kalmış işin ehli insanı mumla arasınız birkaç tane ya bulursunuz ya da bulamazsınız. İşiniz zor. Dümenciler iyi insanları kaçırdı. Uzun lafın kısası, bu iktidarın miadı doldu. Atilla İlhan’ın dizelerinde söylediği gibi; “Boşa gitti seneler. Yıllar yorgun sen yorgun”

“Belediye seçimleri yaklaştı. İşte İYİ Partili kadrolar burada. Millet her seçimde kendini temsil edeceğini düşündüğü kişilere yetki verir. Aziz milletim! Bu seçim, ders verme vaktidir. Her defasında bunlara şans verdiniz. Güveninizi suiistimal ettiler. Milletimiz umutsuz. Türkiye’ye bir umut şart. Biz bu Milletin umuduyuz.”

“Biz asla milletimizi umutsuz bırakmayacağız. Bizim belediye anlayışımız insan odaklı olacak. İYİ Belediyecilik ile ayrımcılık yapmadan, kökeni, dili, mezhebi ne olursa olsun herkesi kucaklayacağız. Bu beniz nüfus cüzdanım. İşte bizim belediyelerimizde ağa da, paşa da, akraba da bu olacak. Bu nüfus cüzdanı bu ülkenin tapu senedidir. Bu nüfus cüzdanı şehitlikte bir, vatanı savunmada bir, ölümde bir, yoksullukta bir eyler adamı. Belediye başkanı adaylarım, bu nüfus cüzdanı “ağa da bu paşa da bu” muamelesi edeceksiniz?”

“Partimiz kurulur kurulmaz Meclis’e girdi. Aslanlar gibi mücadele ediyorsunuz, ediyoruz, sağ olun. 31 Mart’ta aramıza yeni milyonlar katılacak. Bu millet uzun zamandır iyi bir yönetim anlayışını unuttu. Biz hatırlatacağız. Milletimiz azarlanıyor. Yardım alana dilenci muamelesi yapılıyor. Milletimiz oy yoksa hainsiniz gibi alçakça şerefsizce sözlere maruz kalıyor. Milletimizi biz ve ötekiler diye bölenler çok tehlikeli bir oyun oynuyorlar.”

“BELEDİYEYİ YÖNETENLER LİYAKATLİ İNSANLARDAN SEÇİLECEK”

“Türk devletini yükselten ve bugün hayırla yad ettiğimiz şahsiyetlerin ortak noktası vardı. Hepsi devletin kademelerinde uzun süre hizmet etmişlerdi. Ayrıca Türklük bilinçleri vardı. Bizim kadrolarımızda da bu kriterlere uyan çok değerli arkadaşlarımız var. Çok kıymetli başkan adaylarımız. Herkes çok iyi bilir ki verdiğim sözü tutarım. Şu anda sizin için de söz veriyorum? İyi Başkan lüks ve şatafat içinde yaşamaz. Kendisi ya da yakınları sebepsiz yere zenginleşmez. Dini inanışları siyasete malzeme yapmaz. Kimseyi küçümsemez. Toplum yararına olmayan yatırımlar yapmaz. Bizim İYİ Belediyecilik anlayışımızın demokratik ve katılımcı bir anlayışı vardır. Bu, hizmeti herkese götürmek demektir. Kayırmacı ve ballı ihaleler vermeyeceğiz. Eşe dosta taşeron firmalar kurdurmayacağız. Belediye öyle kafasına göre çalışmayacak. Belediyeyi yönetenler liyakatli insanlardan seçilecek. Siyaset belediyeye etki etmeyecek. Hak yenmeyecek, hak eden de hakkını sonuna kadar alacak. Tepeden yok eden demokrasi kültürünü biz tabanda yeniden kuracağız.”

Biz Dolar istiflemedik, insan biriktirdik. “Ahirette iman dünyada mekan” çok önemli bir sözdür. Mimar Turgut Cansever’i anlayamayanlar şehirleri yönetemez. Ev alma komşu al, derdi büyüklerimiz. Bugünün anlayışında komşuluklar ölüyor. Merak ediyorum, şu anda şehirlerimizi yönetenler Ahmet Hamdi Tanpınar’ın ‘Beş Şehir’ isimli kitabını okudular mı?”

“GAZİ MUSTAFA KEMAL, ÇİFTLİK’İ SİZ ÜZERİNE ÇÖKESİNİZ DİYE KURMADI”

“31 Mart’tan hemen sonra bayram sofraları kurmaya, millete dost olmaya, aç açıkta insan bırakmamaya, kendi enerjisini üreten şehirler kurmaya geliyoruz.”

“Tarım yapılan, tarımı desteklenen, toprağı üreticinin değerinin bilindiği bir yönetim için onay, paranın çarçur edilmediği bir yönetim için izin istiyoruz. Komşulukları yeniden eski güzel günlerine döndürmek için milletimizden yetki istiyoruz.”

“Spor yapılan, sokağında mutlu olunan, sanat üretilen şehirler için sizden onay bekliyoruz. İzin verin şehirlere iyilik dokunsun. İzin verin İYİ Belediyecilik kazansın. Şehirlere ihanet edenleri hizaya çekme zamanı yaklaşıyor. Fatih İstanbul’u siz ihanet edin diye almadı. Gazi Mustafa Kemal, Çiftlik’i siz üzerine çökesiniz diye kurmadı. Ne yapacağımızı da ne yapmayacağımızı da biliyoruz.

“İYİ PARTİ ANDI”

Lütfen ayağa kalkınız ve benden sonra cânı gönülden şevk ile tekrarlayarak, Büyük Türk Milleti’ne söz veriniz;

Aziz milletimize hizmette,

Adalet ve eşitlik idealinden ayrılmadan,

Vatandaş memnuniyetini esas alan,

Milli, çoğulcu, katılımcı bir yol izleyeceğime,

Gece gündüz ayırmadan,

Yılmadan, yorulmadan çalışacağıma,

İşimde hızlı ve çözümcü,

Hesabımda temiz, Tutumlu ve şeffaf olacağıma,

Tarihi ve kültürel değerlerimizi saygıyla,

Doğayı ve çevreyi sevgiyle koruyacağıma,

Kimsesizlerin kimsesi,

Evsizlerin de yuvası olacağıma,

Gariplerin suyunu, Aşını, İlacını,

Gurebanın da, duasını almaya çalışacağıma,

İYİ Belediyecilik anlayışımızdan

Büyük ve güçlü Türkiye ülkümüzden,

Yaratılanı, “yaratan’ın emaneti” görüşümüzden, asla ayrılmayacağıma,

Aziz Türk Milleti huzurunda

Namusum ve şerefim üzerine, and içerim!”

“Bu metni okumak her babayiğidin harcı değildir, ona göre. Andını unutanları, andına sahip çıkmayanları biliyorsunuz. O yüzden, kıymetini bilelim, başkanlarımıza sahip çıkalım. Her daim yardımcıları olalım. Allah sizi de, bizi de utandırmasın.”

“OZAN ARİF KUTLU BİR DAVANIN DESTANINI YAZAN ADAMDI”

“Türkiye, geçtiğimiz hafta, sözünün eri bir evladını daha kaybetti. Türk Milleti’nin gür sesine, Ozan Arif’e, Cenâb-ı Hakk’tan rahmet ve mağfiret diliyorum. Mekânı cennet olsun. Ozan Arif, herkes sustuğunda haykıran adamdı. Ozan Arif, bir kutlu davanın destanını yazan adamdı. Ömrünü, Allah, millet ve vatan yoluna adayanların ozanıydı. Ozanımıza rahmet olsun. Türk milletinin başı sağ olsun.”

FIRAT YILMAZ ÇAKIROĞLU’NU ANARKEN GÖZYAŞLARINI TUTAMADI

Meral Akşener, Ege Üniversitesi’nde PKK’lı öğrenciler tarafından şehit edilen Fırat Yılmaz Çakıroğlu’nu anarken gözyaşlarını tutamadı.

Akşener, “Bugün bir başka büyük acımızın da yıl dönümü. 20 Şubat 2015 Cuma günü, Ege’de bir yiğidi, Fırat Çakıroğlu’nu namertçe kopardılar aramızdan. Fırat, karşıt görüşlü yüreklerin bile, dik duruşunu selamladığı yürekli bir vatan evladı. O günü hiç unutmuyorum. “Dağlar kadar acımız, dayanacak gücümüz var” dedik. Ve 24 yaşında bir fidanı, toprağa verdik. Ruhun şad, mekanın Cennet olsun. Son mektubunda diyordu ya gencecik fidan; “Mustafalar ölür, Allah davası ölmez, Milliyetçilik yaşar…” Biz de diyoruz ki; yiğit ölür, ama Allah davası Ölmez! Türk Milliyetçiliği ölmez! Türklük ölmez!” dedi.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.